ortasında ile cümle
ortasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ashar ve Shrabon'dan(Haziran ortasından Ağustos ortasına kadar) oluşan Bengali aylarından oluşur.Αποτελείται από τους μήνες Ashar και Shrabon της Βεγγάλης (μέσα Ιουνίου έως μέσα Αυγούστου).
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.A gdy oni rozniecili ogieó w pośrodku dworu i wespół usiedli, usiadł i Piotr między nimi.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.A když zanítili oheň uprostřed síně a posadili se vůkol, sedl Petr mezi ně.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.A keď rozložili oheň prostred dvora a posadali si dookola, Peter si sadol medzi nich.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.Au aprins un foc în mijlocul curţii şi au şezut jos. Petru s'a aşezat şi el printre ei.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.Cuando encendieron fuego en medio del patio y se sentaron alrededor, Pedro también se sentó entre ellos
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.Da zündeten sie ein Feuer an mitten im Hof und setzten sich zusammen; und Petrus setzte sich unter sie.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.De hadde tendt en ild midt i gårdsrummet og satt der sammen, og Peter satt midt iblandt dem.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.De soldaten maakten op de binnenplaats een vuur en gingen er omheen zitten. Petrus kwam er ook bij.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.És mikor tüzet gerjesztettek az udvar közepén, és õk együtt leültek, Péter is leüle õ velök.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.E tendo eles acendido fogo no meio do pátio e havendo-se sentado � roda, sentou-se Pedro entre eles.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.Họ nhúm lửa giữa sân , rồi ngồi với nhau ; Phi - e-rơ cũng ngồi giữa đám họ .
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.Họ nhúm lửa giữa sân, rồi ngồi với nhau; Phi -e-rơ cũng ngồi giữa đám họ.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.Ils allumèrent du feu au milieu de la cour, et ils s`assirent. Pierre s`assit parmi eux.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.In ko so bili zanetili ogenj sredi dvorišča in so skupaj sedeli, sede Peter mednje.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.Ja he virittivät valkean keskelle esipihaa ja asettuivat yhdessä istumaan, ja Pietari istui heidän joukkoonsa.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.사람들이 뜰 가운데 불을 피우고 함께 앉았는지라 베드로도 그 가운데 앉았더니
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.Och de tände upp en eld mitt på gården och satte sig där tillsammans, och Petrus satte sig ibland dem.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.Og de tændte en Ild midt i Gården og satte sig sammen, og Peter sad midt iblandt dem.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.Αφου δε αναψαντες πυρ εν τω μεσω της αυλης συνεκαθησαν, εκαθητο ο Πετρος εν μεσω αυτων.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.И когато бяха наклали огън насред двора и бяха насядали около него, то и Петър седна между тях.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.Когда они развели огонь среди двора и сели вместе, сел и Петр между ними.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.Як же запалили огонь серед двора та посїдали вкупі, сїв і Петр серед них.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.ויהי כי בערו אש בתוך החצר וישבו יחדו וישב גם פטרוס בתוכם׃
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.ولما اضرموا نارا في وسط الدار وجلسوا معا جلس بطرس بينهم.
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.他 們 在 院 子 裡 生 了 火 、 一 同 坐 著 . 彼 得 也 坐 在 他 們 中 間
Avlunun ortasında ateş yakıp çevresinde oturduklarında Petrus da gelip onlarla birlikte oturdu.他 們在 院子 裡生 了 火 、 一同 坐 著 . 彼得 也 坐在 他 們中間
Avrupa'nın ortasında, 20. yüzyılın ortasında.20세기 중반, 유럽 한가운데에서요.
Avrupa'nın ortasında, 20. yüzyılın ortasında.A był to środek Europy, w środku XX wieku.
Avrupa'nın ortasında, 20. yüzyılın ortasında.Dit gebeurde midden in Europa, midden in de 20e eeuw.
Avrupa'nın ortasında, 20. yüzyılın ortasında.Európa szívében a 20. század közepén.
Avrupa'nın ortasında, 20. yüzyılın ortasında.בלב אירופה, באמצע המאה העשרים.
Avrupa'nın ortasında, 20. yüzyılın ortasında.في وسط أوروبا وفي منتصف القرن العشرين.
Avrupa'nın ortasında, 20. yüzyılın ortasında.記者として サラエボ包囲を 経験したことは
Aynı zamanda, El Salvador'da iç savaş hüküm sürüyordu, ve yine sivil nüfus çatışmanın tam ortasında kalmıştı.같은 시기에 엘살바도르에서는 내전이 발발했고 거기서도 시민들이 전투에 말려들어 있었습니다.
Aynı zamanda, El Salvador'da iç savaş hüküm sürüyordu, ve yine sivil nüfus çatışmanın tam ortasında kalmıştı.Samaan aikaan El Salvadorissa käytiin sisällissotaa, ja taaskin siviiliväestö joutui selkkaukseen mukaan.
Aynı zamanda, El Salvador'da iç savaş hüküm sürüyordu, ve yine sivil nüfus çatışmanın tam ortasında kalmıştı.W tym samym czasie toczyła się wojna domowa w Salwadorze. Tam także w konflikt wciągnięto ludność cywilną.
Aynı zamanda, El Salvador'da iç savaş hüküm sürüyordu, ve yine sivil nüfus çatışmanın tam ortasında kalmıştı.В это же время гражданская война шла в Сальвадоре, и снова гражданское население было охвачено конфликтом.
Aynı zamanda, El Salvador'da iç savaş hüküm sürüyordu, ve yine sivil nüfus çatışmanın tam ortasında kalmıştı.באותה עת התחוללה מלחמת אזרחים באל-סלבדור, והאוכלוסיה האזרחית נלכדה שוב בלב הלחימה.
Aynı zamanda, El Salvador'da iç savaş hüküm sürüyordu, ve yine sivil nüfus çatışmanın tam ortasında kalmıştı.في نفس الوقت، كانت الحرب الأهلية تبدأ في السلفادور، ومجدداً، حُوصر المدنيين في الصراع.
Aynı zamanda, El Salvador'da iç savaş hüküm sürüyordu, ve yine sivil nüfus çatışmanın tam ortasında kalmıştı.ここでもまた、一般市民が戦闘に巻き込まれていました 1981年から、私はパレスチナ-イスラエル紛争を取材しています
Baek Go Dong, tam ortasından ayır. evde tartı vardı değil mi?Baek Go Dong, bagi ini menjadi setengah. Kita punya sebuah timbangan di rumah, kan?
Baek Go Dong, tam ortasından ayır. evde tartı vardı değil mi?Baek Go Dong, dividili esattamente a metà. <br />Abbiamo una bilancia a casa, giusto?
Baek Go Dong, tam ortasından ayır. evde tartı vardı değil mi?Baek Go Dong, divise bien ça en deux. On a une balance à la maison, non ?
Baek Go Dong, tam ortasından ayır. evde tartı vardı değil mi?Baek Go Dong, imparte totul la 2. Avem un cantar acasa, nu?
Baek Go Dong, tam ortasından ayır. evde tartı vardı değil mi?Baek Go Dong, podziel to dokładnie na dwie części.<br />Mamy wagę w domu, prawda?
Baek Go Dong, tam ortasından ayır. evde tartı vardı değil mi?Baek Go Dong, teilen diese genau in der Mitte.<br />Wir haben eine Waage zu Hause, nicht wahr?
Baek Go Dong, tam ortasından ayır. evde tartı vardı değil mi?Μπάεκ Γκο Ντονγκ, μοίρασέ τα ακριβώς στη μέση. Έχουμε ζυγαριά στο σπίτι, σωστά;
Baek Go Dong, tam ortasından ayır. evde tartı vardı değil mi?Бэк Го Дон, раздели все поровну. У нас дома есть весы?
Baek Go Dong, tam ortasından ayır. evde tartı vardı değil mi?بيك جو دونغ قسم كل هدا الى اثنين لدينا ميزان في المنزل اليس كدلك ؟
Bakan Bruno Hempf üçüncü sıranın ortasında oturuyor.Bruno Hempf miniszter, 1 óránál.
Bakan Bruno Hempf üçüncü sıranın ortasında oturuyor.El ministro Bruno Hempf está en el medio, en la tercera fila.
Bakan Bruno Hempf üçüncü sıranın ortasında oturuyor.Minister Bruno Hempf, op 1 uur op het parket.
Bakan Bruno Hempf üçüncü sıranın ortasında oturuyor.Ministre Bruno Hempf, à 1h.
Bakan Bruno Hempf üçüncü sıranın ortasında oturuyor.Ministrul Bruno Hempf stă pe-al treilea rând, la mijloc.
Bakan Bruno Hempf üçüncü sıranın ortasında oturuyor.Министр Бруно Хемпф, 19:00, партер.
Bakan Bruno Hempf üçüncü sıranın ortasında oturuyor.,השר ברונו המף .בשעה אחת
Bakan Bruno Hempf üçüncü sıranın ortasında oturuyor.الوزير برونو همف في منتصف الصف الثالث
Bakın ortasında ne var.Guardate cos'ha al centro.
Bakın ortasında ne var.Kijk eens wat er middenin zit.