Ana içeriğe geç
Sözlük

ortama ile cümle

ortama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Maxwell, vakum ortamı için özel bir düzeltme yapmadı ve bu ortama bir madde ortamı gibi yaklaştı.Maxwell não fez nenhum tratamento especial para o vácuo, tratando-o como um meio material.
Vahşi ve kaotik bir ortama doğru evrilen gelişmeler bir insan hakları krizi ve anarşi ortamına dönüşmüştür.A situação cada vez mais violenta e caótica evoluiu para uma crise humanitária e para um estado de anomia.
Unutulmuş Topraklarda bulunan şekilsiz askerler, ortama uyum sağlamış ve vahşileşmişlerdir.Ficaram intactos o modo de vida interiorano, valores esquecidos e sotaques.
Bu oluşan huzursuzluk ortamı yerini eski barışçıl ortama bırakmaya başlamıştır.Estes eventos acabaram por colocar a já tensa paz em risco.
Bir kısmı da ortama ısı olarak verilir.Een deel daarvan wordt gespleten en draagt zo bij aan de warmteopwekking.
Hidrojen gazının yakılması sonucunda ortama sadece su/su buharı çıkar.Bij de verbranding van waterstofgas ontstaat uitsluitend waterdamp.
Bu durum yalnızca hatiplere değil, siyasi ortama da bağlıdır.Niet alleen met het hoofd, maar ook met de voet.
Renk ve biçimleri yaşadıkları ortama göre değişir.Przybierają kolor i wygląd zależnie od otoczenia, w którym się znajdują.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.Emanuje w nich atmosfera spokoju, wyciszenia.
Ciltler ortama 90'ar sayfaydı.Na podbudowie ZSZ w poł. lat 90.
70 mm film formatında çekilip dijital ortama aktarılmıştır.Denna version är i 70 mm-format och är inspelad med digitalt ljud.
Bu durum yalnızca hatiplere değil, siyasi ortama da bağlıdır.Detta gäller inte bara om de rättsliga förhållandena utan även om de ekonomiska.
Osmanlı toplumu yeniden huzursuz bir ortama sürüklendi.Gänget har nämligen väckt henne ur en trygg vila.
Bu tartışmanın önemli bir parçası, bu ortama göre Dünya'nın hareket durumu ile ilgili soru oldu.Важливою частиною цієї дискусії була проблема руху Землі по відношенню до цього середовища.
Martin, kendi fikirlerini uygulayabileceği ortama sahip olması şartıyla kabul etti.Док озвучує Марті свій план, згідно з яким необхідно діяти.
Ancak son zamanlarda daha fazla sayıda sinema filmi doğrudan dijital ortama çekilmektedir.Останнім часом для кінодемонстрації все частіше використовуються цифрові кінопроектори.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.Це надає рельєфу настрій неквапливості, спокійної послідовності.
Frisch bu noktada kurguladığı toplumsal ortama ağır bir eleştiriye gider.Екологічна ситуація у регіоні оцінюється як критична.
Yerleşim ortama 2 kişi/km² dir.Площа родовища становить 2 тис. км².
Ancak aktivite için hareket edebileceği bir ortama ihtiyacı vardır.Jediné co potřebuje, je pohyb.
Algılar içinde bulunulan ortama göre değişiklik gösterir.Změna okolností podle NOZ .
Kültür şoku, kişinin alışkın olduğu kültürel ortamdan farklı bir ortama girdiğinde yaşayabileceği durumdur.Po probuzení jej čeká kulturní šok, než si zvykne na úplně odlišné prostředí.
70 mm film formatında çekilip dijital ortama aktarılmıştır.Film byl natočen na 70mm filmový materiál.
Yerleşim ortama 2 kişi/km² dir.3 km²)-- sunt locuite.
Bu durum yalnızca hatiplere değil, siyasi ortama da bağlıdır.Mai mult decât atât, influența lor nu este numai spirituală ci și politică.
Bu durumda gelen ışık tamamen geldiği ortama geri döner.În astfel de condiții, întregul fascicul incident este reflectat înapoi în mediul din care a venit.
Bölümlerden birinde ortama bahçe havası verilmesi için 15 şişirebilir ağaç oluşturuldu.Cincisprezece copaci gonflabili au fost instalați pe scenă pentru a oferi un aspect de grădină.
Konuşman ortama uyuyor.Discursul tău se potrivește în circumstanța dată.
Bu enerji seviyeleri atomun türü ve atomun bulunduğu kimyasal ortama bağlıdır.Ezek az energiaszintek az atomtól és az atom kémiai környezetétől függenek.
Ana madde: Adaptasyon Adaptasyon, canlıları yaşadıkları ortama daha uygun hale getiren bir süreçtir.2. Az alkalmazkodás a túlélés eszköze, nekem kell alkalmazkodni, ha életben akarok maradni.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.Pánd címere egységében békét, nyugalmat sugároz.
Yerleşim ortama 2 kişi/km² dir.Asuintiheys oli 2/km².
Bu oluşan huzursuzluk ortamı yerini eski barışçıl ortama bırakmaya başlamıştır.Jälkimmäisessä näkyy jo iloa lähestyvästä rauhasta.
70 mm film formatında çekilip dijital ortama aktarılmıştır.Γυρίστηκε σε μορφή 70 mm και έξοδο σε ψηφιακή μορφή.
Hidrojen gazının yakılması sonucunda ortama sadece su/su buharı çıkar.Κατά τη διαδικασία της καύσης του υδρογόνου παράγεται μόνο νερό.
Yerleşim ortama 2 kişi/km² dir.Οι δύο οικισμοί απέχουν μεταξύ τους 3,0 χιλιόμετρα.
Ana madde: Adaptasyon Adaptasyon, canlıları yaşadıkları ortama daha uygun hale getiren bir süreçtir.Tilpasning er en proces, der gør organismer bedre egnet til deres omgivelser.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.En cirkelkomposition giver harmoni og ro til et billede.
Her ortama uyum sağlar.Chúng còn phù hợp với mọi thời tiết.
Çift yumurta ikizleri farklı hormonal ortama sahiptir ve ayrı plazentalardan kan alırlar.Hai màng ối khác nhau có môi trường hoocmon khác nhau và nhận máu từ mẹ thông qua hai nhau thai khác nhau.
Bu durum yalnızca hatiplere değil, siyasi ortama da bağlıdır.これら方針はバックアップだけでなく、セキュリティ方針にも関係する。
Ancak aktivite için hareket edebileceği bir ortama ihtiyacı vardır.ただし、発動にはある条件がある。
Yerleşim ortama 2 kişi/km² dir.単位は人/km2。
Bu enerji seviyeleri atomun türü ve atomun bulunduğu kimyasal ortama bağlıdır.原子核の周りの電子の状態はその原子がどのような化学結合をしているのかに影響を受ける。
NASA, Voyager 1'in Yıldızlararası ortama 25 Ağustos 2012'de ulaştığını 12 Eylül 2013'te resmi olarak duyurdu.2012年8月25日頃に太陽圏を脱出し星間空間の航行に入っていることが、2013年9月12日にNASAより発表された。
Bu enerji seviyeleri atomun türü ve atomun bulunduğu kimyasal ortama bağlıdır.这些能级的大小取决于原子类型和原子所处的化学环境。
Bonn, ortama 20 dakikada bir seferin düzenlendiği yaklaşık 30 otobüs hattına sahiptir.波恩还有一个有大约30个线路的稠密的公共汽车网,最长每隔20分钟发出一班车。
Her ortama uyum sağlar.任何情況都是可行的。
Yerleşim ortama 2 kişi/km² dir.출구는 대봉 2동과 이천동에 걸쳐 있다.
Ama bu ortama rahat bir hava verir.רק במצב כזה מתאפשר מזג אוויר סוער.
Bu enerji seviyeleri atomun türü ve atomun bulunduğu kimyasal ortama bağlıdır.רמות האנרגיה הללו תלויות בסוג האטום ובסביבה הכימית שבה נמצא האטום.
Ciltler ortama 90'ar sayfaydı.לפחות הדבר נכון לגבי שנות ה-90.
Boyalar kendileri de ortama bağlı olarak belirli bir tutarlılık geliştirir.Самите бои също развиват определена консистенция в зависимост от средата.
Kimi çocuklar yaşadıkları ortama uymakta güçlük çekerler.Kolike su patnje morala podnijeti ova moja djeca!
Ancak aktivite için hareket edebileceği bir ortama ihtiyacı vardır.Môže urobiť len kroky nevyhnutné na zastavenie.
Bu oluşan huzursuzluk ortamı yerini eski barışçıl ortama bırakmaya başlamıştır.Po potlačení tohto odporu nastal v oblasti relatívny pokoj.
Boyalar kendileri de ortama bağlı olarak belirli bir tutarlılık geliştirir.Tudi same barve razvijejo posebno konsistenco glede na medij.
Kütüphanede bulunan yazma eserlerin tamamı digital ortama aktarılmıştır.Pravzaprav je digitalna knjižnica vse zgoraj našteto.
Ana madde: Adaptasyon Adaptasyon, canlıları yaşadıkları ortama daha uygun hale getiren bir süreçtir.Adaptacija yra evoliucinis procesas, kurio metu populiacija geriau prisitaiko prie aplinkos.
Ancak son zamanlarda daha fazla sayıda sinema filmi doğrudan dijital ortama çekilmektedir.Netrukus po to, vis daugiau internetinių animacinių filmų atsirado internete.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod