ortamı ile cümle
ortamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Katı polimer elektrolit (SPE), polimer ortamında çözücü içermeyen bir tuz çözeltisidir.A solid polymer electrolyte (SPE) is a solvent-free salt solution in a polymer medium.
Euxeinos, İngilizce dilinde internet ortamında yayınlanan bilimsel dergidir.Euxeinos ist eine englischsprachige wissenschaftliche Onlinezeitschrift.
Anadolu'da ekonomik düzen ve asayiş ortamının sekteye uğraması.Die neue Rechts- und Wirtschaftsordnung im Sudetengau.
Dolayısıyla mülteciler bu kaos ortamında ortada kaldı.Die englischen Truppen erwachten in diesem Chaos.
Karar alma ortamı sağlar.Raum für Entscheidungen geben ...
Bunlardan en önce çıkanı Lazarus tümleşik geliştirme ortamı'dır.Auf ihm ist als Motiv die Erweckung des Lazarus.
Gwibber, GNOME masaüstü ortamı için bir mikroblogging istemcisidir.Gwibber ist ein Mikroblogging-Client für die Desktop-Umgebung Gnome.
Türkiye'de bu ortamı yakaladığım için ayrıca çok gururluyum.Auch Türkisverarbeitung konnte hier nachgewiesen werden.
Aydınlık, güneşli ve havadar ortamı tercih ederler.Licht-, Luft- und Sonnenbäder.
Hem kara ortamında, hem de deniz dahil olmak üzere suda bulunurlar.Sie sind bei Flut im Wasser und bei Ebbe im Trockenen.
Burada istediği ortamı bulamadı ve genelde yedek oturdu.Dort konnte er sich nicht durchsetzen und saß meist auf der Ersatzbank.
Ama o bekliyor ve ortamı değerlendiriyordu.Danach setzte er sich und beobachtete sein Umfeld.
Ekipmanların yerleştirilmesi için ilk olarak uygun bir tesis ortamının kurulması gerekmektedir.Doch zunächst müssen sie einen geeigneten Ort zum Trainieren finden.
Irak büyük bir kaos ortamına sürüklendi.Die Sicherheitslage im Irak ist chaotisch.
Amacını "barış ve diyalog ortamında demokratik ve çoğulcu bir Suriye kurmak" olarak açıklamıştır.Das Ziel sei „eine offene, vielfältige und plurale Volkswirtschaftslehre“.
Bu dönemdeki olayların başlıca kaynağı I. Dünya Savaşı sonrasındaki huzursuzluk ve karışıklık ortamıdır.Die heutige Gestalt des Ortes ist also eine Folge von Flucht und Vertreibung nach Ende des Zweiten Weltkriegs.
1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.Dazu nutzen sie seit 2008 ein Internetportal.
Ayrıca deneklere laboratuvar ortamında alışkanlıklarının unutturulması gerekmektedir.Neben den Anforderungen für Allgebrauchsabzüge müssen bei Abzügen in Laboratorien weitere beachtet werden.
Titikaka Gölü, bir dizi ender rastlanan hayvana yaşam ortamı sunar.Der Titicacasee ist Lebensraum einer Reihe von seltenen und teilweise endemischen Tierarten.
Bu program DOS ortamındaki diğer basic programları gibi görsel kurallarla yapılmamıştır.Die Programme waren in sechs verschiedenen Basic-Dialekten geschrieben.
Gerekli yaşam ortamı ve ihtiyaçları karşılandığı takdirde iki seneye kadar yaşayabilirler.Bei günstigen Lebens- und Umweltbedingungen sind zwei bis drei Jahresgelege möglich.
Oberon yazılım ortamı ETH OberonGenealogie Geschichte Oberglogau
Koçyiğit ise köy ortamına alışmaya çalışıyor.Mit dem Hundeschlitten versucht er, sein Dorf zu erreichen.
R, istatistiksel hesaplama ve grafikler için yazılım ortamı olup aynı zamanda programlama dilidir.R ist eine freie Programmiersprache für statistische Berechnungen und Grafiken.
Çalışma Ortamı: İşin yapıldığı ortam şartları.Ders.: Streit um die Arbeitszeit.
JDeveloper, Oracle'ın uygulama geliştirme ortamı sağlayan yazılım aracı.Mit JDeveloper verfolgt Oracle das Ziel, die Anwendungsentwicklung zu vereinfachen.
Özellikle kabuk değiştirme dönemlerinde bitkiler onlar için iyi bir saklanma ortamı sağlayacaktır.Besonders bei schlechtem Wetter bietet sie einen geschützten Raum für die Trauernden.
Doğal ortamında N. crassa tropik ve subtropikal bölgelerde yaşar.Dans son environnement naturel, N. crassa vit surtout en région tropicale et sub-tropicale.
Protestocuların talebi işçiler için daha iyi çalışma ortamı ve daha çok politik özgürlüktü.Les manifestants exigent à la fois de meilleures conditions de travaille et davantage de liberté politique.
Hastane ortamında ve genel anestezi altında yapılması gereklidir.Le patient est hospitalisé et sous l'anesthésie globale.
Bu dalgalar Dünya'nın yakın plazma ortamında önemli fiziksel süreçleri temsil ederler.Ces ondes traduisent d’importants phénomènes dans le proche plasma terrestre.
Sürü halinde gezmeyi seven bu balık bu yüzden ev ortamında tercih edilmemelidir.Le vol est maladroit chez cette espèce, qui préfère sautiller à terre pour se déplacer.
Refah ve barış ortamı konfora yönelik tüketim aracı olan otomobilin satınalınabilmesine olanak sağlamıştır.Un climat de prospérité et de paix a, en effet, favorisé l'achat d'objets de confort comme l'automobile.
Klip internet ortamında bir fenomen hâline geldi.Le vidéo-clip est repris sur la toile en devenant un phénomène internet.
Irak büyük bir kaos ortamına sürüklendi.L'Irak sombre dans le chaos.
Ömrü doğal ortamında 9-10 yıla, hayvanat bahçesinde ise 14 yıla varabilir.Elle peut vivre 20-25 ans dans la nature, et jusqu'à 40 ans dans un zoo.
1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.Jusqu'en 1998, il était relativement disponible sur Internet.
Hepatotoksinler laboratuvar ortamında da elde edilebilir.On peut également le produire au laboratoire.
Birkaç araç denenmek üzere çöl ortamına gönderildi.Finalement, quelques-uns furent envoyés dans le désert pour essais.
Köylerin en önemli kaynaşma ortamı kır düğünleridir.Les plus grands frais du paysan sont pour la célébration de ses noces.
Denizlerde hayatın çok zengin olması bakımından en uygun ortamı oluşturur.Par contraste, la vie marine y est très riche.
Geleneksel bulmaca oyunları da sıklıkla video oyunu ortamına uyarlanmıştır.Les hommes, eux aussi, sont souvent représentés de manière stéréotypée dans les jeux vidéo.
Bu sürecin hızlı gelişme göstermesi dış ortamın basıncına ve yoğunluğuna bağlıdır.La vitesse de grandissement dépend alors de la densité et de la pression du milieu externe.
Soğutma ortamı olarak genellikle su kullanılır.Habituellement, la température de l'eau peut aussi être réglée.
ABD bu dönemde bir barış ve refah ortamını yaşadı.Le califat entre alors dans une période de paix et de prospérité.
Türkiye'de bu ortamı yakaladığım için ayrıca çok gururluyum.Elle est également obligatoire en Russie et très prisé en Asie.
Akvaryum ortamında üretilmemiştir.Non réussie en aquarium.
1980'li yılların başında Fransa’da bir tartışma ortamı doğdu.En France, une scène émerge dès le début des années 1980.
Aile ortamında mükemmel özel eğitim gördü.Il reçut une bonne éducation dans le domaine familial.
Karar alma ortamı sağlar.Votre incertitude décide.
Bana çok güzel bir aile ortamı yaşattığı için Kemal'e minnettarım.Jean-Michel informe le groupe qu'il a un rendez-vous galant avec une très jolie cliente.
Öntanımlı masaüstü ortamı XFCE'dir.Su entorno de escritorio predeterminado es Xfce.
Festival ortamına rağmen Lejyonlardaki hoşnutsuzluk artıyordu.A pesar del ambiente festivo, sin embargo, el descontento entre las legiones iba creciendo.
Grup 1986 yılında dağıldı ve Rubin'in ilgisi New York'taki Hip Hop ortamına kaydı.Cuando la banda se separó en 1986 Rubin se interesó en la escena del hip-hop de Nueva York.
Çeşitli uygulamada soy gazlar, inert atmosfer ortamı yaratmak amacıyla kullanılır.En muchas aplicaciones, los gases nobles se utilizan para formar una atmósfera inerte.
Proxmox Virtual Environment ya da Proxmox VE açık kaynaklı bir sanallaştırma ortamıdır.Proxmox Virtual Environment, o Proxmox VE, entorno de virtualización de servidores de código abierto.
Soğuk toz bulutları için yıldızlar arası ortamı içinde β yaklaşık olarak 2’dir.Para nubes de polvo frío en el medio estelar β es aproximadamente 2.
Ülke mezhepsel çatışma ortamına sürüklenmiştir.El evento se disputa sobre tierra batida.
Gwibber, GNOME masaüstü ortamı için bir mikroblogging istemcisidir.Gwibber es un cliente de microblogging para el entorno de escritorio GNOME.
Sahra Çölü bölgesi savana benzeri bir ortamı desteklemektedir.La región del desierto del Sahara es compatible con un entorno de sabana.
İlgili Sayfalar