ortamı ile cümle
ortamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hepatotoksinler laboratuvar ortamında da elde edilebilir.Het kan ook bereid worden in het laboratorium.
Bakterilerin içindeki cAMP düzeyi ortamına bağlıdır.In bacteriën is het cAMP-niveau afhankelijk van het groeimedium.
Barış ortamının oluşması İslamiyet'e geçişi hızlandırdı.Met hun komst zou het land een versnelde periode van arabisering doormaken.
Türkiye'de bu ortamı yakaladığım için ayrıca çok gururluyum.Dit werd ook gedaan zodat hij in Turkije ervaring op kon doen.
Tekrar kendi zamanlarına döndüklerinde kaos ortamı yok olmuş, her şey yolunda gitmekteydi.Casey mocht dezelfde avond alweer naar huis en alles leek goed te zijn.
Microsoft Visual Studio, Microsoft tarafından geliştirilen bir tümleşik geliştirme ortamıdır (IDE).Microsoft Visual Studio is een integrated development environment (IDE) van Microsoft.
Bilgisayar ortamında başka insanların dosyaları karıştırılamaz .Op deze wijze laat je op andermans computer geen persoonlijke gegevens achter.
Doğal ortamında en uzun yaşayan papağanlardan biridir.Het is een van de moeilijkst bereikbare natuurparken.
Bu açıdan boğulma riskini sıfıra indirerek çocuklar için güvenli bir oyun ortamı oluşturur.Hierdoor werd het risico op inbraak verkleind en ontstond er een veilige speelplek voor kleine kinderen.
Aynı zamanda, o sektördeki firma sayısını azaltacağından, pazardaki rekabet ortamını da azaltacaktır.Door een inkrimping van de competitie moest de club dat seizoen ook degraderen.
Özellikle oyunun grafikleri ve gerçekçi savaş ortamı beğenilmiştir.Zo werden het acteerwerk en de realistische weergave van de oorlog geprezen.
Irak büyük bir kaos ortamına sürüklendi.Egypte lijkt te zijn verzonken in chaos.
Diğer zarkanatlılar gibi ışıklı ortamı severler.Het werk is geliefd bij klarinettisten.
MiniDisc (kısaca MD), genelde ses için kullanılan, dijital veri depolama ortamıdır.MiniDisc (MD) – dyskowy nośnik danych cyfrowych, zwykle stosowany do zapisu dźwięku.
Dolphin, KDE masaüstü ortamının dosya yöneticisi uygulamasıdır.Dolphin - menadżer plików dla KDE.
Öntanımlı masaüstü ortamı XFCE'dir.Głównym środowiskiem graficznym jest XFCE.
En uygun yetişme ortamı, su tutmayan toprak ve kısmen gölgeli yerlerdir.Jest to najgorętsze miejsce na Ziemi, niemal całkowicie pozbawione cienia i wody.
Bir başka önemli olay DDT maddesinin Othmer Zeidler tarafından 1874'te laboratuvar ortamında eldesiydi.Podobny efekt wywołało odkrycie owadobójczych właściwości DDT, otrzymanego przez Othmera Zeidlera w 1874.
Rentek Manevrası uygulama basamakları: Kaza ortamı değerlendirilerek olay yeri güvenlik önlemleri alınır.Do zadań ratownika należy: Ocena miejsca zdarzenia pod względem bezpieczeństwa.
Klip internet ortamında bir fenomen hâline geldi.Utwór stał się fenomenem internetowym.
MERAL UĞURLU: Dejenere musiki ortamında kendimi yapayalnız ve çırılçıplak hissediyorum.Naprzód, Piękna Australio Australijczycy, cieszmy się że jesteśmy młodzi i wolni.
Doğada bulunamaz, yalnızca laboratuvar ortamında elde edilebilir.Można go bez problemu samemu kupić w sklepie medycznym.
Hatta Microsoft Windows için yazılmış UNİX benzeri Cygwin ortamında da çalışabilir.Istnieje także port GNOME dla środowiska Cygwin, dzięki czemu może ono pracować w systemie Microsoft Windows.
Soğutma ortamı olarak genellikle su kullanılır.Jako medium chłodzące najczęściej wykorzystuje się wodę.
Bana çok güzel bir aile ortamı yaşattığı için Kemal'e minnettarım.Arizona chwali Alexa za dobrą diagnozę pacjentki.
Çocukluğu yoğun bir kültür ortamında geçti.Od dzieciństwa wychowywał się w głęboko religijnej atmosferze.
Cinnamon, GTK+ 3 tabanlı bir masaüstü ortamıdır.Cinnamon – środowisko graficzne oparte na bibliotece GTK+ 3.
Aydınlık, güneşli ve havadar ortamı tercih ederler.Lubi wilgotne powietrze i stanowiska słoneczne.
Fikir alış-veriş ortamı sağlar.Wywodzi się ze zwyczaju tonsury.
Muhtemel olarak soyu doğal ortamında tükenmek üzeredir.Na naturalnych stanowiskach prawdopodobnie już wyginęła.
Reaksiyonun denge yönü ortamın pH’sına bağlıdır.Reakcja silnie zależy od pH roztworu.
Doğal yaşam ortamı ılıman otlaklardır.Środowisko życia stanowią nizinne zakrzewienia.
1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.Pismo było dostępne w internecie od 1998.
Deniz kuşları, deniz ortamına uyum sağlayarak yaşayan kuşlardır.Havsfåglar är fåglar som har anpassat sig till liv inom marina miljöer.
Akvaryum ortamında üretilmemiştir.Mulle odlas inte i aquakultur.
1998'den beri de internet ortamına aktarılmaktadır.Sedan 1998 finns den på Internet.
4 masaüstü ortamının ISO kalıpları ayrı ayrı dağıtılır.Fyra tennisracketar av trä erbjöds separat.
Doğada bulunamaz, yalnızca laboratuvar ortamında elde edilebilir.Viruset finns inte längre i vilt tillstånd utan endast i laboratorier.
Yaptığı şarkıları internet ortamında paylaşarak tanınmaya başladılar.Med lanseringen av låtarna på internet blev känd i media.
Bu dalgalar Dünya'nın yakın plazma ortamında önemli fiziksel süreçleri temsil ederler.Dessa vågor utgör viktiga fysikaliska processer i den jordnära plasmamiljön.
Londra şehrinde terör ve kaos ortamı yaşanır.Snöoväder orsakar flyg- och trafikkaos i norra Europa.
Esir ortamına alışık değillerdir.De åker inte fast för vandaliseringen.
Manyetik bant, 50 yılı aşkın bir süredir kullanılmakta olan bir veri depolama ortamıdır.Fiberoptik som ett användbart kommunikationsverktyg har funnits i drygt 40 år.
Doğal yaşam ortamı ormanlardır.Dess miljö är regnskogar.
Bu sayede yerçekimsiz ortamı altı dakikaya kadar deneyimleyip, dünyayı uzaydan izleyebileceklerdir.Efter det kommer intelligens att stråla utåt från planeten tills den mättar universum.
Parçacık hızlandırıcıda üretilen ışın nötrinoları, araştırmalar için en iyi kontrol ortamını sağlar.Neutrinostrålar från en partikelaccelerator erbjuder den bästa kontrollen på de neutriner som studeras.
Refah ve barış ortamı konfora yönelik tüketim aracı olan otomobilin satınalınabilmesine olanak sağlamıştır.Det kan göra att säkerhet, miljövänlighet och bekvämlighet kan öka vid användningen av fordonet.
Flotasyonun ortamının pH'ını değiştirmek amacıyla kullanılırlar.Därför ändrar sig deras laddning när lösningens pH ändras.
Bana çok güzel bir aile ortamı yaşattığı için Kemal'e minnettarım.Peter Betts hade därför lyckan att på växa upp i en kärleksfull arbetarfamilj.
Microsoft Visual Studio, Microsoft tarafından geliştirilen bir tümleşik geliştirme ortamıdır (IDE).Microsoft Visual Studio är en avancerad programutvecklingsmiljö från Microsoft.
Bu araştırmaların hedefi, internet ortamında gerçekleşen ‘etkileşimleri’ incelemektir.För det andra används begreppet om förmågan att reagera på sin omgivning.
Çalışma Ortamı: İşin yapıldığı ortam şartları.Framtidens utbildning – möjligheternas spelplats.
İletim ortamı boşta mı?Чи був сертифікат анульований?
Deniz kuşları, deniz ortamına uyum sağlayarak yaşayan kuşlardır.Морські птахи — птахи, пристосовані до життя в морському середовищі.
Ama o bekliyor ve ortamı değerlendiriyordu.Вони вивчали та оцінювали ситуацію.
CLion - Entegre geliştirme ortamı için bir programlama dili «C++».CLion — інтегроване середовище розробки для мови програмування «C++».
Ev ortamına girdiğinde son derece dost canlısıdır.Проте, він вельми доброзичливий в домашній атмосфері, товариський.
Žižek mesleğinin başlangıcında 1970'lerin Yugoslavya'sının politik ortamında engellendi.На ранній кар'єрі Жижека негативно позначилась політична ситуація в Югославії 1970-их років.
Aksine, yıldızlararası bir bulut, yıldızlararası ortamın ortalamasından daha yoğun olan bir bölgedir.Іншими словами, міжзоряна хмара є більш щільною ділянкою, ніж в середньому область міжзоряного середовища.
DVD-RAM ortamı diğer ortamlara göre daha pahalı olabilmektedir.DVD-RAM дорожчий за інші DVD.
İlgili Sayfalar