Ana içeriğe geç
Sözlük

ortalarda ile cümle

ortalarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom çok fazla ortalarda görünmüyor.Tom hasn't been around much.
Tom hiç ortalarda görünmedi.They never showed up.
Geleceğine söz vermişti ama daha ortalarda yok.She promised to come, but hasn't showed up yet.
Bir süre ortalarda gözükmemiştir.Hadn’t seen him in a long time.
Utamaro'nun imzası da ortalarda sol taraftadır.Utamaro's signature is printed in the bottom left.
Gelecekteki benlik ise ortalarda bile değildir.And the future self is not even around.
Okulla bayağı meşgul olmalısın Seung Jo Seni bir süre ortalarda görmek zor olacakYou must really be busy with school Seung Jo. Its going to be hard seeing you around.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.He didn't go around telling people what needed to change in America.
Ortalarda dolaştı ve insanlara ne inandığını söyledi. "İnanıyorum.He went around and told people what he believed.
Yani yakınlaştıkça, bilirsiniz, dünyayı görebilirsiniz, tam da şurada ortalarda.So as you zoom in, you know, you can see Earth, you know, just in the middle here.
Harika. Bak, madem sevgilin de yok ortalarda -Eski eţimListen, you know... ...with everything that's going on... you know...
Ortalarda dolaştı ve insanlara neye inandığını söyledi.He went around and told people what he believed. "I believe, I believe, I believe," he told people.
Bulgaristan %73 ile ortalarda bir yerde yer aldı.Bulgaria stood somewhere in the middle, with 73%.
Bir süre ortalarda gözükmemiştir.Sie haben sich lange Zeit nicht gesehen.
Ancak bu durumu Willow dışında kimseyle konuşmak istemez, Willow ise ortalarda yoktur.Er hat wenig Erfolg bei Mädchen, abgesehen von Willow, die er wiederum nicht mag.
Utamaro'nun imzası da ortalarda sol taraftadır.La signature d'Utamaro est imprimée en bas à gauche.
Gitme günü geldiğinde Shannon ortalarda yoktur.Le jour du mariage, Giorgos ne vient pas.
Bu olaydan sonra Fischer kayıplara karışmış, yaklaşık 20 yıl ortalarda görünmemiştir.A questo punto Fischer scomparve e non giocò a scacchi in pubblico per quasi venti anni.
Ancak bu durumu Willow dışında kimseyle konuşmak istemez, Willow ise ortalarda yoktur.Он не хочет от Шелли ничего, кроме секса.
Utamaro'nun imzası da ortalarda sol taraftadır.وتتم طباعة توقيع أوتامارو في أسفل اليسار.
Bu olaydan sonra Fischer kayıplara karışmış, yaklaşık 20 yıl ortalarda görünmemiştir.Mas de onde desapareceu sem deixar rastro e esteve misteriosamente ausente durante 20 anos.
Mayıs ayına kadar ortalarda olmayan Rollins, geri dönüşünü Extreme Rules 2016 şovunda yapmıştır.Rollins retornou durante o Extreme Rules, em 22 de maio de 2016.
Ancak adaya vardıklarında onları bir sürpriz beklemektedir: Ev sahibi ortalarda yoktur.Ao pousarem, os passageiros se deparam com uma terrível surpresa: não há ninguém no aeroporto.
Fakat ortalarda kimse yoktu.Er was niemand in de buurt.
Cinayetten sonra bir süre ortalarda görünmez.Platsen för mordet undveks därefter under lång tid.
Fakat ortalarda kimse yoktu.Але там нікого не було.
Bir süre ortalarda gözükmemiştir.Здавалось біди не минути.
Çünkü Adam ortalarda yoktu.Чоловіків майже не було.
Fakat ortalarda kimse yoktu.Nu mai era nimeni acolo.
Bir süre ortalarda gözükmemiştir.Egy ideje nem számolom.
28 Haziran tarihli RAW programında yeni artık Vince ortalarda yoktu.28. kesäkuuta RAW'ssa Barrett ei esiintynyt televisiossa, koska hänen työviisuminsa oli loppunut.
Vazilyass bu olaydan sonra bir süre ortalarda görünmedi.Saneringen skete ikke lige fra den ene dag til den anden.
Fakat ortalarda kimse yoktu.Men ingen var derute!
Fakat ortalarda kimse yoktu.Giữa tôi và anh ấy không có ai hết.
Ancak adaya vardıklarında onları bir sürpriz beklemektedir: Ev sahibi ortalarda yoktur.ところが、一行が「月島」に着いてみると、出迎えどころか旅館の中には人っ子一人見あたらない。
Fakat ortalarda kimse yoktu.K sreči tam ni bilo nikogar.
Vazilyass bu olaydan sonra bir süre ortalarda görünmedi.Nuo to laiko Kernavė niekada nebuvo ilgesniam laikui apleista.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.DIa tidak berkeliling memberi tahu orang-orang apa yang dibutuhkan untuk mengubah Amerika.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Ele não andava a apregoar o que era preciso mudar na América.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Er lief nicht herum und erzählte den Menschen, was sich in Amerika ändern muss.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Han gick inte runt och talade om vad som behövde andras i Amerika.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Han gik ikke rundt og fortalte folk hvad der skulle forandres i Amerika.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Hij ging mensen niet vertellen wat er moest veranderen in Amerika.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Il n'a pas fait le tour des Etats-Unis en expliquant ce qui devait changer.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.그는 미국에서 변화하기 위해 필요한 것이 무엇인지에 대해 사람들에게 말하지 않았습니다.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nechodil a neříkal lidem, co je potřeba v Americe změnit.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nechodil po ulici a nehovoril ľuďom, čo bolo treba zmeniť v Amerike.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nem azzal járta körbe az országot, hogy elmondja min kellene változtatni.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nie chodził po ludziach mówiąc co musi się zmienić w Ameryce.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Ni šel naokoli in govoril ljudem, kaj bi bilo treba spremeniti v Ameriki.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.No iba por ahí diciendo a la gente lo que tenía que cambiar en EE.UU.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Non andava in giro a dire alla gente cosa doveva essere cambiato in America.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Nu a propovăduit spunându-le oamenilor ce trebuia să se schimbe în America.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Ông ta không đi vòng quay và nói mọi người về cái cần được thay đổi ở Mỹ.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Δεν τριγυρνούσε λέγοντας στον κόσμο τι πρέπει να αλλάξει στην Αμερική.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Він не став казати людям, що потрібно було змінити в Америці.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Не обикалял да разправя на хората какво е нужно да се промени в Америка.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.Он не стал говорить людям, что нужно было изменить в Америке.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.הוא לא הסתובב וסיפר לאנשים מה צריך היה לשנות באמריקה.
Amerika'da ortalarda dolaşıp insanlara neyin değişmesi gerektiğini söylemedi.فهو لم يجل ليخبر الناس عما عليه أن يتغير لفي أمريكا.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod