ortalık ile cümle
ortalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Qui abbiamo ogni sorta di parentesi e numeri che svolazzano.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Temos aqui todo tipo de parênteses e números flutuando por aí.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Tutaj, mamy wszystkie rodzaje nawiasów i liczb pojawiających się dookoła.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Vi har en masse parenteser og tal i de her stykker.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Έτσι εδώ, έχουμε διάφορες παρενθέσεις και αριθμούς να "παίζουν"¨.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Тук имаме всякакви видове скоби и числа, разпръснати хаотично
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .Тут ми маємо всі види дужок та всюди числа.
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .لذلك هنا لدينا كل انواع الاقواس والاعداد حولها
Bu yüzden burada her türlü parantez var ve rakamlar ortalıkta uçuşuyor. .数が飛びまわります. しかしどんな計算の順序の問題でも, あなたが本当にすることは
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriÄnda sedan den dagen är inte Chris här så mycket.
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriDepuis ce jour là, Chris ne vient plus souvent.
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriDupa ziua aceea Chris nu mai vine pe aici.
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriOd tamtego dnia Chris juz tak często nie przychodzi.
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriOd tistega dne Chris ni veliko tukaj.
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriSeit diesem Tag an, ist Chris nicht mehr so oft da.
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriSejak hari itu, Chris jarang kemari.
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriSin da quel giorno Chris non si è più vista molto in giro.
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriSinds die dag is Chris niet meer gekomen.
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriTừ ngày đó, ít thấy Chris nữa
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriΑπό εκείνη τη μέρα η Κρις δεν έρχεται και πολύ συχνά.
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriС того дня Крис почти не появляется.
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beri.מאז אותו היום כריס כבר לא באה לכאן הרבה
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beri.منذ اليوم الذي أصبحت في كريس لا تأتي إلى هنا كثيرًا
Chris ortalıklarda görünmeyi bıraktığından beriボン・ジュングどうしたんですか?
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Będziemy trzymali się wersji o satelicie skoro już poszła w świat.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Nos apegaremos a la historia del satélite por ahora, ya que ya se ha divulgado.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Per ora ci atterremo alla storia del satellite, visto che e' gia' in giro.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Prozatím se budeme drľet historky o satelitu, protoľe uľ koluje venku.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Vom susţine deocamdată povestea cu satelitul, dacă deja circulă.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Θα εμμείνουμε στην ιστορία με τον δορυφόρο για τώρα μιας και ήδη διαδόθηκε.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.Раз история со спутником попала в прессу, этой версии и будем придерживаться.
Çoktan ortalıkta olduğuna göre uydu hikayesine devam edeceğiz.だが、ロシア人が、彼らの何かを僕らが隠しているとわかったら、取り戻したがるだろう。
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Azt mondták "Nos, talán nincs túl sok matematikus, aki csak ücsörög, és tengeri csigákat bámul."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Bene, suppongo che non ci siano molti matematici seduti qua e là ad osservare molluschi di mare."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Bueno, supongo que no hay muchos matemáticos observando las babosas de mar".
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Ik denk dat er niet veel wiskundigen zijn die kijken naar zeeslakken."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Ils ont dit : " Je pense qu'il y a peu de mathématiciens qui observent les limaces de mer. "
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Julgo que não há muitos matemáticos "sentados a observar lesmas do mar."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."그들은 이렇게 말했어요 "음.. 제 생각에 많은 과학자들은 해수동물들을 직접 관찰하지 않아서 일거 같네요."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Pai, banuiesc ca nu foarte multi matematicieni stau si se uita la echinoderme."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Powiedzieli, że "Pewnie nie ma zbyt wielu matematyków, którzy się wpatrują w ślimaki morskie".
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Rekli so, "Najbrž res ni veliko matematikov, ki opazujejo morske polže."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Tja, wahrscheinlich gibt es nicht viele Mathematiker, die herumsitzen und sich Nacktschnecken anschauen."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Ами, предполагам, че не са толкова много математиците, които седят и наблюдават морски охлюви."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Они сказали: "Ну, наверное, не так много математиков сидит и разглядывает морских слизней".
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."הם אמרו, "כנראה שלא היו כל-כך הרבה מתמטיקאים שישבו והתבוננו בשבלולי-ים."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."لقد قالوا، " حسناً لا نعتقد أن هنالك علماء رياضيات يجلسون في الجوار ليتأملوا الرخويات البحرية."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."少ないからではないか と言われました もっともな意見ですが それよりも重大なのは
Değişmezdileri, sonsuza dek ortalıkta olacaklardı.Ces notions étaient absolues; valables pour toujours.
Değişmezdileri, sonsuza dek ortalıkta olacaklardı.절대적이며 변하지 않는다고 생각했지요.
Değişmezdileri, sonsuza dek ortalıkta olacaklardı.Ήταν απόλυτοι. Και βρίσκονταν εκεί για πάντα.
Değişmezdileri, sonsuza dek ortalıkta olacaklardı.שהם מוחלטים; שהם יישארו שם לנצח.
Değişmezdileri, sonsuza dek ortalıkta olacaklardı.و هما مطلقان ، و هما عالقان هنالك للأبد.
Değişmezdileri, sonsuza dek ortalıkta olacaklardı.ですから彼は自然界では
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Agora, a ideia não é tão louca como parece.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Dansers zijn er nooit als je ze nodig hebt.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Évidemment, il n'y a jamais de danseurs autour de vous lorsque vous en avez besoin.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.물론, 항상 필요할땐 우리 주위에 댄서가 아무도 없죠.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Naturalmente i ballerini non si trovano mai quando servono.
Elbette, onlara ihtiyacınız olduğunda dansçılar ortalıkta görünmez.Natürlich sind die Tänzer nie da, wenn man sie braucht.