Ana içeriğe geç
Sözlük

orta sınıf ile cümle

orta sınıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.Prihajam iz konvencionalne nigerijske družine srednjega razreda.
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.Provin dintr-o familie nigeriană tradiţională de clasă mijlocie.
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.Saya berasal dari keluarga konvensional, keluarga Nigeria kelas menengah.
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.Tôi đến từ một gia đình bình thường, trung lưu ở Nigeria.
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.Tulen sovinnaisesta, keskiluokkaisesta nigerialaisesta perheestä.
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.Vengo da una famiglia nigeriana convenzionale, di classe media.
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.Προέρχομαι από μια συμβατική, μεσοαστική οικογένεια της Νιγηρίας.
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.Произхождам от обикновено нигерийско семейство от средната класа.
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.Я виросла в звичайній нігерійській сім'ї з середнім достатком.
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.Я выросла в традиционной нигерийской семье со средним достатком.
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.אני מגיעה ממשפחה ניגרית רגילה מהמעמד הבינוני.
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.أنحدر من أسرة تقليدية من الطبقة المتوسطة.
Geleneksel, orta sınıf bir Nijeryalı aileden geliyorum.父は大学教授で 母は
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.I England har den højere middelklasse løst dette problem helt perfekt, fordi de har re-branded arbejdsløshed.
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.În Anglia, clasa mijlocie mai înstărită a rezolvat perfect această problemă, pentru că au redenumit şomajul.
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.In Engeland heeft de rijkere middenklasse dit probleem perfect opgelost door werkloosheid te herdefiniëren.
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.La classe medio-alta inglese, ha risolto il problema alla perfezione dando un nuovo nome alla disoccupazione.
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.영국의 중상류층은 이 문제를 완벽히 해결할 수 있었습니다. 그들은 실업을 개칭(re-brand)했지요.
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.V Anglicku tento problém vyriešila vyššia stredná vrstva perfektne tým, že preklasifikovali nezamestnanosť.
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.V Anglii tento problém skvěle vyřešila vyšší střední vrstva, když změnila nálepku nezaměstnanosti.
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.Višji srednji sloj v Angliji je to težavo rešil na popoln način, saj so nezaposlenosti spremenili oznako.
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.W Anglii wyższa klasa średnia rozwiązała ten problem: przemianowała bezrobocie.
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.Στην Αγγλία η ανώτερη μεσαία τάξη έλυσε τέλεια το πρόβλημα αυτό, διότι έχουν επαναπροσδιορίσει την ανεργία.
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.В Англии верхняя прослойка среднего класса нашла идеальное решение: они переосмыслили безработицу.
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.В Англия, този проблем беше решен отлично от горната средна класа, защото те пре-брандираха безработицата.
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.באנגליה מעמד הביניים-העליון פתר את הבעיה הזו באופן מושלם בגלל שהם מתגו מחדש אבטלה
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.في انجلترا الطبقة الوسطى العليا قد حلوا بالفعل هذه المشكلة ببراعة لأنهم قد تم تصنيفهم على انهم عاطلين
İngiltere'de üst orta sınıf bu problemi harika bir şekilde çözdü, çünkü işsizliği yeniden tanımladılar.失業を再定義したのです アッパーミドルの英国人ならば
İşte böyle dünyanın en harika orta sınıfını yarattık.That\'92s wie wir die größte World\'92s-Mittelschicht gebaut. \
Johannesburg'da çoğunlukla orta-sınıf ve beyaz bir kitleye çalma olanağım oldu.요하네스버그에서 저는 대부분의 관객이 백인이며 남아공의 중산층이었던 자리에서 공연을 할 기회가 있었습니다.
Johannesburg'da çoğunlukla orta-sınıf ve beyaz bir kitleye çalma olanağım oldu.В Йоханнесбурге у меня была возможность выступить перед "белой" аудиторией, преимущественно средним классом.
Johannesburg'da çoğunlukla orta-sınıf ve beyaz bir kitleye çalma olanağım oldu.ביוהונסבורג, הייתה לי הזדמנות לנגן לקהל, לבן ברובו, מהמעמד הבינוני בדרום אפריקה
Johannesburg'da çoğunlukla orta-sınıf ve beyaz bir kitleye çalma olanağım oldu.وهنا في جوهانسبرج .. حيث اعطيت الفرصة للعزف للمجتمع الابيض هناك .. وللطبقة المتوسطة
Johannesburg'da çoğunlukla orta-sınıf ve beyaz bir kitleye çalma olanağım oldu.主に中流階級の白人の方々を前に演奏する機会がありました。 彼らも最後には涙を流していました。
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.A bérek lecsökkennek, ez a középosztályt érinti leginkább, és onnan továbbgyűrűzik.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.De lonen gaan omlaag, dit heeft een gigantische impact op de middenklasse met alle gevolgen van dien.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Le paghe scendono; questo ha un'enorme impatto sulla classe media che viene spinta verso il basso.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Les salaires baissent ; l'impact sur la classe moyenne est énorme et les répercussions s'ensuivent.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Lönerna sjunker, vilket ger stora konsekvenser för medelklassen och sprider sig som ringar på vattnet.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Mzdy klesají; to má obrovský dopad na střední třídu a od ní se to řetězově šíří dál.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Plače se nižajo, kar močno vpliva na srednji razred, takšno življenje pa se širi tudi na druge sloje.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Salariile scad, asta are un impact uriaş asupra clasei mijlocii şi o va elimina de acolo.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Zarobki spadają, co ma ogromny wpływ na klasę średnią, a to tylko początek.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Уровень зарплат снижается, и это сильнейший удар по среднему классу, который постепенно исчезает.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.الأجور تنخفض؛ وهذا له أثر كبير على الطبقة المتوسطة وينتقل هذا الأثر من هناك.
Onlar, hükümetin etki gücünü değil, orta sınıfı büyütmeye ilişkin bir plan istiyorlar.Ellos quieren un plan que incremente la clase media.
Onlar orta sınıf insanlar olmuşlardır; babam barmen olarak, annemse kasiyer ve hizmetçi olarak çalışmıştır.그 기회로 중산층으로 갈 수 있었죠. 아버지는 바텐더였고,
Onlar orta sınıf veya üst sınıf olma eğilimindedirler.Preferencialmente de classe média ou alta.
Onlar orta sınıf veya üst sınıf olma eğilimindedirler.Τείνουν να είναι μεσαίας τάξης ή ανώτερης τάξης.
Orta sınıfa yardım ettiğini iddia eden bir çok hükümet programı, genellikle onlara zarar vermektedir.그래서 많은 정부의 정책이 중산층을 도우려다 그 들에게 상처를 입히는 것으로 끝나는 것입니다.
Orta sınıfın gereksinimlerine daha ılımlı yaklaşması beklenen bir kral göreve geliyor.Carlos X foge de França.
Orta sınıfın gereksinimlerine daha ılımlı yaklaşması beklenen bir kral göreve geliyor.Pravdepodobne žiadali kráľa,ktorý by bol otvorenejší k potrebám strednej vrstvy.
Orta sınıfın gereksinimlerine daha ılımlı yaklaşması beklenen bir kral göreve geliyor.Przypuszczalnie króla, który byłby jeszcze lepiej nastawiony do potrzeb klasy średniej.
Orta sınıfın gereksinimlerine daha ılımlı yaklaşması beklenen bir kral göreve geliyor.Ймовірно, за короля, який був би більш чуйним до потреб середнього класу.
Orta sınıf kültürü, serbest zaman, çalıştığımız ve tatile çıktığımız zamanlar.Klasa średnia, czas wolny, trochę pracy , a potem wakacje, np. nad morzem z rodziną.
Orta sınıf kültürü, serbest zaman, çalıştığımız ve tatile çıktığımız zamanlar.Střední třída pracuje a když nepracuje, jede na dovolenou k moři se svou rodinou.
Orta sınıf kültürü, serbest zaman, çalıştığımız ve tatile çıktığımız zamanlar.ثقافة الطبقة المتوسطة،احدها من أوقات الفراغ،عندما تعمل و ثم حينما لا تعمل تأخذ اجازة
Orta sınıf, son dört yılda çok ezildi.Η μεσαία τάξη συνετρίβη την τελευταία τετραετία, με τις δουλειές πλέον να εκλείπουν.
Orta sınıf tüm vergileri veriyor ve tüm işi yapıyor.La clase media paga todos los impuestos, hace todo el trabajo.
Orta sınıf tüm vergileri veriyor ve tüm işi yapıyor.La classe media paga tutte le tasse e fa tutto il lavoro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod