Geri kalan kısım ormanlardan oluşmaktadır.Die übrigen Teile bestehen aus Waldgebieten.
Darwin tilkisi görünüşe göre, güney ılıman yağmur ormanlarında yaşayan tipik bir orman hayvanıdır..Der Darwin-Fuchs ist anscheinend ein typisches Waldtier, der die südlichen, gemäßigten Regenwälder bewohnt.
Küçük ormanları tercih ederler.Sie bevorzugen jüngere Bäume.
Ancak bölgesel olarak ormanların azalmasından etkilenebilirler.Tatsache ist, dass Wälder Hochwasser in ihren Wirkungen mildern können.
Yeni ismi ise eskiden meşe ormanlarının yer almasından dolayı verilmiştir.Sein Name weist auf die frühere Nutzung zur Waldweide hin.
Bunun nedenleri ormanların yok edilmesi ve avlanılmalarıdır.Die Hauptursachen dafür sind die Jagd und die Zerstörung der Wälder.
Bitki örtüsü ise maki, fundalık ve zeytinlik ile çam ormanlarından oluşmaktadır.Sie befand sich etwa am Zusammenfluss von Šešuvis und Jura.
Bu arazi hemen hemen baştan başa fındık, ceviz ağaçları ile zengin ormanlarla kaplıydı.Der Boden bestand aus gestampfter Erde und war mit Stroh bedeckt.
Amazon Yağmur ormanlarında bazı yerli grupları şaman eylemlerinde bulunmaktadırlar.Im Regenwald des peruanischen Amazonasgebietes leben einige isolierte Völker.
116 km² alana sahip milli park, servi ormanları ile kaplıdır.Der 116 km² große Nationalpark ist von Zypressenwäldern durchzogen.
Dağlarda egemen bitki örtüsü ormanlar ve makilerdir.Die Anhöhen und Berge um den Ort tragen Mischwälder.
321 Tanıtımcılar (1868) G'schichten aus dem Wienerwald Viyana Ormanları Masalları op.321 (1868), selbiges wie oben „Geschichten aus dem Wienerwald“ op.
Kivi Deve Kuşu, Yeni Zelanda ormanlarında yaşarlar.Lappenvögel leben in den Wäldern Neuseelands.
Jungle ve Yağmur Ormanları Arasındaki Fark Nedir?Man unterscheidet zwischen den Berg- und den Waldtrollen.
Ormanlara hakimdir.Leselöwen Dschungel Wissen.
Ormanların yok edilmesi en büyük sorundur.Als Hauptgefährdung gilt die Abholzung der Wälder.
Christmas Adası'nın büyük bölümü tropik ormanlarla kaplıdır.Die Weihnachtsinsel ist zu einem großen Teil mit tropischem Regenwald bedeckt.
Genelde açık otluk alanlarda yaşayıp sadece bazı sert kışlarda ormanlara giderler.Ihr Habitat ist offenes Grasland, nur in harten Wintern gehen sie manchmal auch in Wälder.
Köy, Valmasque ormanı gibi ormanlarla çevrelenmiştir.Die Art ähnelte den nahe verwandten Waldmäusen (Apodemus).
Kendisi tropik yağmur ormanlarında yaşar; mesela Venezuela, Kolombiya ve Guyana.Seine Heimat sind die tropischen Regenwälder in Venezuela, Kolumbien und Guayana.
Milli Park sahip olduğu Puslu ormanları (hydrophil ormanlar) ile ünlüdür.Der Nationalpark ist bekannt für seine Nebelwälder (hydrophile Wälder).
Ormanlar ve çöllerde yaşarlar.Sie leben in Wäldern und am Waldrand.
Etrafı ormanlarla çevrilidir.Es ist von dichten Wäldern umgeben.
Ormanlar İsviçre’nin kereste ihtiyacının yarısını sağlar.Die Aussichtsplattform besteht zu hundert Prozent aus Schweizer Holz aus der Region.
En fazla tür çeşitliliği Güney Amerika'nın orta ve kuzey kısmında özellikle Amazonas ormanlarındadır.Die größte Artenvielfalt erreichen sie im nördlichen und mittleren Südamerika, insbesondere im Amazonasbecken.
Özellikle Güney Hindistan’ın bataklık ormanlarında yabânî olarak yetişir.Sie wachsen in den südasiatischen Tropen vor allem in Waldgebieten.
Hagen'in 42 % si ormanlarla kaplidir.42 Prozent des Hagener Stadtgebietes bestehen aus Wald.
Ormanlık alanların %99,9' u Devlet mülkiyetindeki ormanlardır.99,9 % des Nationalparkgebiets befindet sich in öffentlichem Eigentum.
El Oriente, ülkenin doğusundaki Amazon yağmur ormanlarını kapsar.Der Goldsittich kommt in den Regenwäldern des Mündungsgebietes des Amazonas in Südamerika vor.
Bu ormanlarda yaş anlamını yitirmektedir.Im Dschungel siegt das Alter.
Çevresi ormanlarla çevrili tarım arazileri az ve kıraçtır.Im restlichen Stadtgebiet sind die Waldflächen nur klein und sehr verstreut.
Daha çok nemli dağ ormanlarında yaşarlar.Sie wächst in tieferen immergrünen Bergwäldern.
Hem çok sık ormanlarda hem yüksek dağ geçitlerinde yol bulur.Selten sind sie auch in den höheren Straten im Wald unterwegs.
İlk Çağ'ın ilk dönemlerinde adanın büyük bir kısmı ormanlarla kaplıydı.Große Teile der Insel waren ursprünglich von Regenwald bedeckt.
Hayvanların ve ormanların koruyuculğunu yapar.Er gilt als Beschützer der Wälder und der wilden Tiere.
Ülkenin aşağı yukarı %47'si ormanlarla kaplıdır.Etwa 47 % des Nationalparks sind mit Wald bedeckt.
Özellikle tropikal yağmur ormanları biyo çeşitliliğe neden olmaktadır.Besonders der tropische Regenwald Ghanas trägt stark zur Biodiversität des Landes bei.
Bunun en güzel örneği ise meşe ormanlarıdır.Das besondere an diesem ist die Obstdörre.
Buna karşın yağmur ormanları bölgesinde büyük bir bitki bolluğu bulunur.In den Regenwaldregionen findet man hingegen eine große Fülle an Pflanzen.
Bu da ormanların yayılma alanını artırmıştır.Gleichzeitig bestand die Verpflichtung, das Waldgebiet zu erweitern.
Trinidad'da nemli alçak bölge ormanlarını tercih eder.Auf Trinidad ist sein bevorzugtes Habitat eher der Regenwald.
Tropikal ormanlarda döküntülerde ve mağaralarda yaşar.Diese Arten leben im Grundwasser oder in Höhlen.
Tropik ormanlardan, karlı ve fırtınalı dağlara kadar her yerde görev alıyorsunuz.Seine Lebensräume reichen von Tropenwäldern bis zu Steppen und Gebirgen.
Ilıman bölgelerdeki ormanlarda yaşar.Das Glück wohnt in den Wäldern ...
Ormanlar kalıntılar halinde küçük parçalar halindedir.Innerhalb der Waldflächen befinden sich kleine Tümpel.
Ormanları ve diğer ağaçlı alanları tercih ederler.Er bevorzugt dort Wälder und baumreiche Landschaften.
Ülkenin yüksek sanayileşme düzeyine rağmen, topraklarının neredeyse üçte biri ormanlarla kaplıdır.Malgré sa position très urbaine, un tiers du territoire est couvert par la forêt.
Bu ormanlar il yüzölçümünün % 55’ini kaplamaktadır.Les trois lacs couvrent 55 % de ce bassin.
Eskiden ormanlarla kaplı olduğu bilinmektedir.Elle était autrefois couverte de forêts.
Jungle ve Yağmur Ormanları Arasındaki Fark Nedir?Quelle différence entre grotte et aven ?
Çevrelerindeki ormanlar onların oyun alanıdır.Leurs droites à eux sont nos cercles à nous.
Ormanlık alanların %99,9' u Devlet mülkiyetindeki ormanlardır.99,9% de son territoire est occupé par la forêt vierge amazonienne.
Kuzey ve güney kesimlerinde dağların 2000 metre yüksekliğine kadar ormanlar görülür.Au nord et au sud se trouvent des collines jusqu'à 600 m d'altitude.
Fazla ağaçlı ormanlardan ve çöllerden uzak durur.Il évite les forêts trop denses et les vrais déserts.
Dağlık olan adaların büyük bir bölümü ormanlarla kaplıdır.La plus grande partie des montagnes est couverte de forêt.
Sık ormanlarda yaşar.Il est souvent en bois.
Dağlık alanları ormanlarla kaplıdır.Ces montagnes sont couvertes de forêts.
Ormanların yanması ekolojik olarak birçok zarara sebep olur.Les feux de forêt causent des dégâts importants au niveau environnemental et social.
Yüksek kesimlerde yer yer sık ormanlara rastlanmaktadır.On y rencontre des forêts claires par endroits.
Diğer türler genellikle nehir kıyılarında ve yağmur ormanları'nda görülebilir.Ces libellules se retrouvent généralement dans les rivières et ruisseaux forestiers.