Bölge tamamen engebelidir ve büyük bir bölümü ormanlarla kaplıdır.Območje je hribovito in gorato, večina območja je pokrita z gozdom.
Ormanların kesilmesi de başka bir tehdittir.Tudi krčenje gozdov je predstavljalo grožnjo za moe.
Parkın 53,653 hektarında, sulak alanlar, ormanlar, kum tepeleri bulunmaktadır.53,653 ha parka obsega mokrišča, gozdove, sipine in soline.
Ayrıca bahçe ve ormanlarda da görülür.Biva tudi v parkih in vrtovih.
Köy arazisinin yaklaşık % 35i ormanlarla kaplıdır.Z gozdom pa je poraslo okoli 50% teritorija.
Daima nemli yağmur ormanları iklimi.To so zmerni deževni gozdovi.
Ormanları ise karapelit denilen bodur ağaçlar oluşturur.Nasekanim kosom lesa, ki jih kurimo, pravimo drva.
Ancak bu tür ormanların önemli bir kısmı orman kazanmak amacıyla insanlar tarafından tahrip edilmiştir.Velik del vasi pa je poraščen tudi z gozdovi.
Tropikal ormanlar.Tropiniai miškai.
Ender görülen ormanlardan biridir ve varlığı birkaç milyon yıl öncesine dayanır.Tai vienas iš nedaugelio išlikusių, ir jo amžius yra apie kelis milijonus metų.
Zengin meşe örtüsü ülkenin meşe ormanlarının 5 %-ni teşkîl eder.Brandūs medynai sudaro tik 5 % šalies miškų.
Ayrıca dağ çayırlarında ve ormanlarda da görülür.Taip pat rengiami žygiai į kalnus, miškus.
Bavyera Ormanlarının bir kısmı, 240 km² alan kaplayan Bavyera Ormanları Ulusal Parkı içinde yer alır.Dalyje kalnų yra 240 km² plotą užimantis nacionalinis Bavarijos Miško parkas.
Ormanlarla çevrilidir.Apsuptas miškų.
Bölgenin büyük bir kısmı Amazon ormanlarıyla kaplıdır.Jų nemažai aptinkama Amazonijos miškuose.
Fiji, ormanlar, mineral ve balık kaynakları açısından zengin bir ülkedir.Fidžyje gausu miškų, mineralų ir žuvininkystės išteklių.
Bayağı çaprazgaga ladin ve göknar ormanlarını tercih eder, ama parklarda ve bahçelerde de görülür.Labiau mėgsta žolėmis ir krūmais apaugusias plokštumas, tačiau taip pat gyvena ir miškuose.
Dağlık alanlarda veya ormanlarda yaşar.Gyvena miškuose arba kalnuose.
Bu ormanlar, çoğunlukla bozuk baltalık şeklindedir.Šio tipo miškai dažnai būna mišrūs.
Köyün üç tarafı ormanlarla çevrilidir.Kaimas iš trijų pusių apsuptas miškų.
Daha çok çayır ve ormanlarda bulunur.Nevalgomas, ieškomas ir kituose miškuose.
Küçük ormanları tercih ederler.Labiau mėgsta mišrius miškus.
Andlar'ın doğusunda Yağmur Ormanları bölgesi „Selva“ başlar.Už Andų prasideda tropinių miškų regionas Selva.
Turbalık alanlar ve yağmur ormanları ilk tercih ettikleri yerleşim alanlarıdır.Viena iš pirmųjų ūmėdžių mūsų miškuose, grybautojų mėgstama.
Yoğun ormanlardan çalılıklara, yeterli miktarda ağaç bulunan her yerde yaşarlar.Gyvena spygliuočių miškuose, kur daug drevėtų medžių.
Ülkenin %80'ini ormanlar oluşturur.Valstybinės reikšmės miškų 80 %.
Sık ormanlarda yaşar.Ta tõuseb sageli metsapiirini.
El Oriente, ülkenin doğusundaki Amazon yağmur ormanlarını kapsar.Idaosas asub Amazonase vihmamets.
Misk sıçankangurusu Avustralya'nın kuzeydoğusunda bulunan tropik ormanlarda yaşar.Macropus antilopinus elab Põhja-Austraalia troopilistes metsades.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.Minevikus oli kampo kaetud tiheda taimkattega.
Arazinin %55’i ormanlarla kaplıdır ki bunun yarıdan fazlası iyi vasıflı ormandır.Ligikaudu viiendikku Ungarist katab mets, kuid vaid poole sellest moodustab looduslik mets.
Çam ormanları aralığın güney yamacında oldukça yaygındır.Kivijugapuulised on levinud lõunapoolkera niisketes metsades.
İlin güney kesiminde ormanlar daha az yer tutmaktadır.Lõunaosas on metsa vähem.
Ormanlar, dağların yüksek kesimlerine kadar çıkar.Mägedes levivad metsad kuni puupiiri kõrguseni.
Köyün güneyi, ormanlarla kaplıdır.Küla lääneosa katab mets.
Bu dağın batı yakasındaki Eyüp, Kartal ve Sümbüllü tepeleri ormanlarla kaplıdır.Toljase mägede kirde- ja kaguosa on kaetud metsaga.
Batı Afrika'nın tropikal doğal ormanlarında yetişir.Asustab Lääne-Aafrika troopilisi vihmametsi.
Christmas Adası'nın büyük bölümü tropik ormanlarla kaplıdır.Suurem osa saarest on kaetud troopilise vihmametsaga.
Koruma alanı, bölgedeki tropik yağmur ormanlarını içermektedir.Riik kuulub troopiliste vihmametsade kaitsmise regiooni.
Çiftliklerinden kaçmış köle çeteleri ormanlarda kaçak bir şekilde yaşarlardı.Paljud mullatöödelt põgenenud varjasid ennast Vasula metsades.
İlçe topraklarının %32,5'i ormanlarla kaplıdır.33,1% pindalast on kaetud metsaga.
Jungle ve Yağmur Ormanları Arasındaki Fark Nedir?Kuidas hoiab Keskkonnaministeerium tasakaalu metsamajanduse ja looduskaitse vahel?
Şehrin güneyinde şehir ormanları vardır.Linnas asub metsamuuseum.
Onların doğal habitatları, astropikal veya tropikal nemli aşağıda kalan ormanlardır.Tema looduslikud elupaigad on lähistroopilised või troopilised niisked madalmaa metsad.
Buradaki ormanlar önemli miktarda sarıçam (Pinus sylvestris) popülasyonunu barındırır.Metsadest on ülekaalus männikud, sest harilik mänd (Pinus sylvestris) kasvab hästi põuakartlikel muldadel.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.2005-ben egy új denevér fajtát fedeztek fel Ecuador ködös erdőiben.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.2005년에 박쥐의 새로운 종이 에콰도르의 클라우드숲에서 발견되었습니다.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.2005 wurde eine neue Fledermausart entdeckt, in den Nebelwäldern von Ecuador.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.Di tahun 2005, ditemukan spesies kelelawar baru di hutan Ekuador.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.Em 2005, uma nova espécie de morcego foi descoberta nas florestas nubladas do Equador.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.En 2005 se descubrió una especie de murciélago en los bosques nubosos de Ecuador.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.En 2005, une nouvelle espèce de chauve-souris a été découverte dans les forêts de nuages de l'Équateur.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.În 2005 o nouă specie de lilieci a fost descoperită în pădurile din nori din Ecuador.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.In 2005 werd een nieuw soort vleermuis ontdekt in de nevelwouden van Ecuador.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.Năm 2005, một loài dơi mới được phát hiện trong các khu rừng mây của Ecuador.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.Nel 2005, è stata scoperta una nuova specie di pipistrello, nelle foreste nebulari dell'Ecuador.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.V roce 2005 byl objeven nový druh netopýra v mlžných pralesích Ekvádoru.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.W 2005 roku odkryto nowy gatunek nietoperza w lasach mglistych Ekwadoru.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.Το 2005, ένα νέο είδος νυχτερίδας ανακαλύφθηκε στα βροχοδάση του Εκουαδόρ.
2005 senesinde, Ekvator'da, bulut ormanlarında yeni bir yarasa türü keşfedilmişti.В 2005 году в туманных лесах Эквадора был обнаружен новый вид летучей мыши.