Özellikle sahil ormanlarının ve kuru sclerophyll ormanları tercih ederler.Nejraději mají suché sklerofylní lesy a pobřežní lesíky.
Geniş yapraklı ormanlarda yaşar, açık arazilerden kaçınır.Žijí v lesích a křovinách, otevřené krajině se vyhýbají.
Doğal habitatları, ılımlı ormanlardır.Jeho přirozeným sídlištěm jsou mírné lesy.
Bu tür Avustralya'nın doğusunda, yağmur ormanlarındaki akarsu ve derelerde yaşar.Žije ve východní Austrálii v tropických a mírných lesích.
Ormanların kesilmesi de başka bir tehdittir.Distrugerea directă a cuiburilor reprezintă, de asemenea, o amenințare.
Köyün üç tarafı ormanlarla çevrilidir.Din celelalte trei părți satul acoperă pădurea.
Otçuldur ve Ekvator Afrikası'nın yağmur ormanlarında yaşar.Trăiește în fluviile și lacurile din Africa ecuatorială.
Nasıl olmuş da bu kıraç tepelerde bu ormanlar oluşmuştur?Cum au ajuns pietrele grele să fie puse acolo?
Almanya'nın geneli, işlenebilir toprak (%33) ve Silvikültürler, ormanlar (%31) ile kaplanmıştır.Majoritatea Germaniei este acoperită fie din teren arabil (33%), fie silvicultură și regiune păduroasă (31%).
Nemli iğne yaprakları ormanların kerpeteni, bambu çalılıklarını içerebilir.Pădurile mai puțin înalte de conifere umede pot conține desișuri de bambus.
Bidjara dilini konuşan halklar koalanın çorak toprakları zengin ormanlara dönüştürdüğüne inanırlar.Triburile care vorbeau limba Bidjara considerau că acest animal a transformat pustiurile aride în păduri.
Topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır.O suprafață de 57% din teritoriul republicii este acoperită de păduri.
Sık ormanlarda yaşar.Deseori este întâlnit în păduri.
Risk faktörleri arasında yoksulluk, beslenme bozukluğu, ormanların tahribi ve şehirleşme sayılabilir.Factorii de risc includ sărăcia, subnutriția, despădurirea și urbanizarea.
Daima nemli yağmur ormanları iklimi.Trăiește în păduri tropicale umede veșnic verzi.
Güney ormanları bölgesindeki topraklar kireç bakımından kifayetsizdir.Reliefurile de pe peretele estic sunt nu mai puțin pitorești.
Bitki örtüsü cesitli olup ormanları Boldur.Vegetația este abundentă, cu păduri.
Yağmur ormanlarında yaşarlar ve bazen insanlarla karşılaşırlar.El habitează în păduri, uneori poate fi găsită și în locuințele umane.
Pehlivanlar, bu ormanların havası ve suyuyla yetişmektedir.Păsările sunt mai bine reprezentate prin cele de apă și de pădure.
Tropik yağmur ormanları ülke topraklarının yaklaşık yüzde 40'ını kaplar.Pădurea tropicală acoperă aproape ⅓ din suprafața țării.
Geçmişte köyün alanı geniş yapraklı ormanlarla kaplıydı.În trecut, întreaga suprafață a țării era acoperită cu păduri de curmali.
Gölün çevresinin %62'si lâdin ve çam ormanları ile çevrilidir.Aproximativ 62% din bazinul hidrografic este acoperit de molizi, pini și păduri cu frunze căzătoare.
Adalar, tropikal ormanlarla çevrilidir.Mai cresc sălbăticiți prin pădurile tropicale.
Dağlık alanlarda veya ormanlarda yaşar.Trăiesc în păduri dese de câmpie sau montane.
Buradaki ormanlar önemli miktarda sarıçam (Pinus sylvestris) popülasyonunu barındırır.Rezervația este importantă prin arboretul de pin silvestru ( Pinus sylvestris).
Ayrıca bahçe ve ormanlarda da görülür.Ele se pot găsi atât în pădure cât și în parcuri.
Özellikle sahil ormanlarının ve kuru sclerophyll ormanları tercih ederler.Preferă habitatele de coastă și pădurile umede.
Yaşam alanları ormanlardır.Păduri satul are suficiente.
Yağmur ormanları dünya'nın en büyük biyolojik hazineleri biridir.Pădurile tropicale sunt unele dintre cele mai mari comori biologice ale lumii.
Dağlar meşe ormanlarıyla kaplıdır.A hegyeket örökzöld erdő borítja.
Ormanlarda pek rastlanmaz.Erdőkben nem jellemző.
Ormanlar, ilin topraklarının % 31'ini kaplamaktadır.Ma is erdő borítja területének 31%-át.
Arçura adı verilen başka bir türü ise ormanlarda gezer.A más néven vad csapat az erdő sötétjében él.
Çiftliklerinden kaçmış köle çeteleri ormanlarda kaçak bir şekilde yaşarlardı.A félelmetes büntetések ellenére a rabszolgák az úttalan erdőkbe szöktek.
Ağaç ve ormanları korurlar.Meg akarják védeni a falut és az erdőt is.
Güney ormanları bölgesindeki topraklar kireç bakımından kifayetsizdir.Napos déli oldala jobbára erdőtlen.
Ormanlarda bulunurlar.Az erdőkben található meg.
Tropikal ormanlar.Trópusi erdők lakója.
Doğu kıyısının en kuzey noktası tropik yağmur ormanları ile kaplı Cape York Yarımadası'dır.Legészakibb pontja a trópusi esőerdőkkel borított York-félsziget.
Tropik yağmur ormanları yaşam alanıdır.Élőhelye a trópusi esőerdők.
Karadere Ormanları.Karszt-bokorerdők.
Özellikle ilçenin güneyindeki Çangal Ormanları biyolojik açıdan çok zengindir.A Bwindi Áthatolhatatlan Erdő biológiailag nagyon gazdag.
Kolorado Platosu'nun arazisini çoğu bazı ormanlar da bulunmakla beraber, yüksek rakımlı çöl arazisidir.A Colorado-fennsík nagy része sivatag, néhol erdős részek találhatók.
Köyden 200 veya 300 metre ne tarafa gidilirse gidilsin ormanlarla kaplıdır.A települést 200-300 méteres magasságú, részben erdőkkel fedett dombvonulatok határolják.
Buralarda bir zamanlar büyük ormanların bulunduğu tahmin edilmektedir.A név arra utal, hogy itt egykor nagyobb erdőség lehetett.
Rusya, Brezilya, Kanada, ABD, Çin dünya ormanlarının %50'sine sahiptir.Az Amerikai Egyesült Államok, Franciaország és Japán adja a világ nukleáris energiájának 57%-át.
Alışılmışın dışında büyük ve eski lodgepole çam ormanları ulusal park kurulması için önemli bir etken oldu.A különleges és ritka növényfajok miatt, a Várhegy a Bükki Nemzeti Park része.
Hindistan ormanlarında en yaygın olan geyik türüdür.Se on Intian metsien yleisin hirvieläimiin kuuluva laji.
Ülke toprakları tropikal yağmur ormanlarına sahip Kongo Havzası'nın neredeyse %60'ını kaplamaktadır.Noin 60 prosenttia Kongosta on trooppisen sademetsän peitossa.
El Oriente, ülkenin doğusundaki Amazon yağmur ormanlarını kapsar.Maan itäosassa on Amazonin sademetsää.
Tropikal ormanlar.Tropiikin metsät.
Birçok goril grubuyla kapsamlı incelemeler yapmış, Ruanda'nın dağ ormanlarında yıllarca onları gözlemlemiştir.Hän tarkkaili niitä vuosien ajan päivittäin Ruandan vuorimetsissä.
Eskiden ormanlarla kaplı olduğu bilinmektedir.Aiemmin se on ollut metsien peittämä.
Bazı kaynaklar ormansızlaştırmanın, Batı Afrika'daki bakir ormanların %90'ını yok ettiğini öne sürmektedir.On jopa väitetty, että 90 prosenttia Länsi-Afrikan alkuperäisistä metsistä olisi jo tuhoutunut.
Ormanların yok edilmesi en büyük sorundur.Suurin uhkä on metsien hävittäminen.
Ülke topraklarının neredeyse üçte ikisi tropikal yağmur ormanları ile dağlık orman arazilerinden oluşmaktadır.Lähes kaksi kolmasosaa Pahangin pinta-alasta on tiheää trooppista sademetsää.
Çoğunlukla saf ormanlar kurar.Se muodostaa yleensä laajoja puhtaita metsiköitä.
Adalar, tropikal ormanlarla çevrilidir.Muuten saaria peittää trooppinen metsä.
Asya altın kedisi ormanlarda yaşar.Jukataninpeurahiiri elää alankoalueiden metsissä.
İlk Çağ'ın ilk dönemlerinde adanın büyük bir kısmı ormanlarla kaplıydı.Ennen ihmisen saapumista saarelle lähes koko saari oli todennäköisesti metsän peitossa.