ormanlık ile cümle

ormanlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Etrafı dağlık ve ormanlıktır.Xung quanh chỉ là rừng núi và đá.
Şehrin %61'i ormanlık alandan oluşmuştur.61% diện tích thành phố là rừng.
Bu sebeple ağaç evler, ormanlık alanlarda kullanım için idealdir.Bởi vậy các loài cây này rất thích hợp khi được dùng làm cây trang trí trong nhà.
Arazinin %20 si ormanlıktır.20% diện tích đất phủ rừng.
Çünkü burası ormanlıkmış.Đây là một khu vực rừng rậm.
Özellikle Cascade Sıradağları'nın batısında ormanlar yoğunlaşır; bu bölgenin yaklaşık %80'i ormanlıktır.Rừng Tongass quan trọng trong việc bảo tồn sói vì bao gồm khoảng 80% diện tích đất của khu vực.
Ormanlık alanları ilçemizin toplam alanında %45 gibi önemli bir yer tutmaktadır.Diện tích đất có rừng của một quốc gia tối ưu phải đạt 45% tổng diện tích.
Chŏngju'nun yaklaşık olarak %40'ı ormanlık alanlarla kaplıdır.Khoảng 40 phần trăm diện tích của of Chongju là rừng tùng bách.
Gerisi ormanlıktır.その他は森林である。
Ormanlık bir alana kurulmuştur.^ 正確には森をデビューさせるために創設された。
Ormanlık arazisi geniştir.営林地は広大である。
Kışın göç sırasında öbür bölgelerin ormanlık kesimlerinde de görülür.冬季には市街地の街路樹でも見られる。
Ayrıca, Çoğran dağı da ormanlıktan ibarettir.廃れたアルプハーラ山地出身者が多かった。
Çünkü burası ormanlıkmış.これがジャングルである。
Çöl, step ve ormanlık alanlarda bulunur.砂漠、ステップ、低木林などに生息する。
Bölgenin dağları at nalı şeklinde, yamaçlar çoğunlukla ormanlık veya Alp çayırlarıyla kaplıdır.地域の山は馬蹄形をしており、斜面は主に森林やアルプスの牧草地で覆われている。
Ormanlık alan neredeyse yok denilecek kadar azdır.林業はほとんど見られない。
Özellikle bu yeşillik yerleri sever, ancak çok yoğun ormanlık alanlarda yaşamayı da sevmez.特にきれい好きで、汚い場所には住みたがらない。
Bunun nedeni büyük bir ihtimalle ormanlık alanlarda büyük otçul avların daha az olmasıdır.这可能是因为森林里沦为猎物的大型食草动物更少的缘故。
Ülkenin %46'sı ormanlıktır.66%的土地是森林。
Sağ kanatta, Yartzevo yakınlarındaki ormanlık bölgede şiddetli çatışmalar patlak verdi.在右翼,激烈的戰鬥發生在亞爾采沃附近的樹林中。
Güneydoğu Avustralya ve Tazmanya'nın ormanlık ve dağlık bölgelerinde yaşarlar.牠們生活於澳洲東南部及塔斯馬尼亞州的森林、山地及石楠地。
Akarsu boyu konuşması ve tayga (ormanlıktakilerin) konuşması.練綱,字從道,長洲人。
Gerisi ormanlıktır.餘下的則是林地。
Genel yapısı ormanlıktır.主要產業是林業。
Genelde ormanlık alanları tercih ederler.대개 숲을 좋아한다.
Akarsu boyu konuşması ve tayga (ormanlıktakilerin) konuşması.세계의 하는 욕계를 말하고, 유정의 하는 이생(異生)을 말한다.
Ülkenin toplam alanının yarıya yakını ormanlıktır.거의 국가 절반 이상이 숲이다.
Yakut dilinde ormanlık arazi demektir.덴마크어로 숲을 의미한다.
Bitki örtüsü ormanlıktır.이미지는 숲.
Dağ ve ormanlık bir arazi yapısına sahiptir.우리의 산과 계곡은 충직한 일꾼을 낳았다.
3000 dönüm ormanlık alana sahiptir.הם נטעו 3000 עצים ביער.
Bariz bir şekilde ormanlık arazileri tercih eder ancak açık arazilerde de bulunur.מעדיף לצוד על אדמה ישרה, אך גם באזורים הרריים.
Şehrin %61'i ormanlık alandan oluşmuştur.61% משטח העיר מיוערים.
Ormanlık arazi her ne kadar %33 görülmekteyse de muntazam ormanlık saha çok azalmıştır.61% от земята е залесена, макар износът на дървесина да е малък.
Bitki örtüsü olarak meşe ağacı ormanlıkları bulunmaktadır.Преди образуването на поселението, на негово място има гъсти гори.
İmparatorluk arazisinin büyük bir bölümünü ormanlık alanlar oluşturmaktaydı.Реституцията на част от горския фонд направи някои от жителите притежатели на гори.
Beldede ormanlık alanı vardır.Обитава откритите горски участъци.
Yakut dilinde ormanlık arazi demektir.На сръбски език шума означава гора.
Kuruluş yeri ormanlık bir alandır.Районът е подходящ за лозя.
Etrafı dağlık ve ormanlıktır.Jezero okružuju planine i šume.
Bariz bir şekilde ormanlık arazileri tercih eder ancak açık arazilerde de bulunur.Također može loviti u šumi, ali više voli otvorene prostore.
Bu alanın %31.3'ü tarımsal amaçlı kullanılırken %24.1'i ormanlık alandır.Od tog područja, 26,1% se koristi u poljoprivredne svrhe, dok 41.9% u šumarstvo.
Ağaçlıklı bataklıklarda ve diğer su yakınındaki ormanlık alanlarda yaşar.Žive kako u šumama tako i blizu vode.
Alanın 29 hektarı göl, 21 hektarı ormanlık, toplam 50 hektardır.Opevnená plocha mala 21 hektárov, mesto ako celok 57 hektárov.
Tarım arazisi az, ormanlık arazisi büyüktür.Jej pôda je úrodná, lesy veľmi pekné.
Swift videoda ormanlık bir alanda yürürken şarkıyı söyler.K piesni bol predstavený aj videoklip, v ktorom Cale chodí po lese.
Şehir, Göller Yöresi'nin güneyinde, ormanlık bir ovada kuruludur.Juhovýchodne od obce, pri vodnej nádrži, sa v zalesnenom prostredí nachádza rekreačné stredisko Cerov.
Şehrin %22'si işlenmiş, %64'ü ormanlık alandır.87% rozlohy sú lesy, 4% subhorské lúky.
Küçük bir parça ormanlıktır.Len menšia časť porastu tvorí buk lesný.
Kuraklık sonucunda toplu halde ormanlık veya kıyısal alanlara giderler.Vsi so na koncu želi priti do Zlate obale oziroma v Gano.
Günümüzde ormanlık aranlar bilinçsizlik nedeniyle çok azalmıştır.Danes je lov ostro obsojen kot neustrezen.
Ülkenin toplam alanının yarıya yakını ormanlıktır.Več kot polovica področja je gozdnata.
Batı kısmı tamamen ormanlıktır.Vakarinė dalis apaugusi mišku.
Ormanlık arazi içerisindedir.Sritis yra miškastepių zonoje.
Yıldız Dağları ormanlıktır.Mäed on metsased.
Etrafında ormanlık alan yoktur.Metsi ümbruskonnas ei ole.
Cesetler terk edilmiş bir maden ocağında yakıldıktan sonra yakınlardaki ormanlık araziye gömüldü.Teiste laibad olevat punkri juures kaevu loobitud, kust kohalikud nad hiljem metsahauda matsid.
Ormanlık alanlar görülür.Metsaühistud koonduvad.
Ülkenin %46'sı ormanlıktır.60% piirkonnast on metsamaa.
İlgili Sayfalar