(keşişin ormanda yürürken çıkardığı sesler) geçen hafta.(sonidos del bosque mientras el monje camina) La semana pasada.
(keşişin ormanda yürürken çıkardığı sesler) geçen hafta.(sons de la forêt pendant que le moine y marche) La semaine dernière
(keşişin ormanda yürürken çıkardığı sesler) geçen hafta.(suara hutan ketika rahib berjalan) Minggu yang lalu.
(keşişin ormanda yürürken çıkardığı sesler) geçen hafta.(Tiếng kêu của thú rừng) Tuần trước.
(keşişin ormanda yürürken çıkardığı sesler) geçen hafta.( zvuk lesa ktorým kráča mních ) Minulý týždeň.
(keşişin ormanda yürürken çıkardığı sesler) geçen hafta.(ακούγεται το δάσος καθώς ο μοναχός το διασχίζει) Την περασμένη εβδομάδα.
(keşişin ormanda yürürken çıkardığı sesler) geçen hafta.(звуки леса, когда монах идёт по нему ) На прошлой неделе.
(keşişin ormanda yürürken çıkardığı sesler) geçen hafta.(чути звуки лісу коли монах гуляє у ньому) Минулого тижня.
(keşişin ormanda yürürken çıkardığı sesler) geçen hafta.(קולות מן היער כשהנזיר פוסע בו) שבוע שעבר
(keşişin ormanda yürürken çıkardığı sesler) geçen hafta.(صوت الغابة و رجل الدين يمشي عليها) الاسبوع الماضي
(keşişin ormanda yürürken çıkardığı sesler) geçen hafta.先週に向き合い、 去年に向き合い、
Kötülük dikenli çalıları yiyip bitiren ateş gibidir. Ormandaki çalılığı tutuşturur, Duman sütunları yükseltir.Herran Sebaotin vihasta maa syttyy palamaan, ja kansa on kuin tulen syötävänä; toinen ei sääli toistansa.
Kötülük dikenli çalıları yiyip bitiren ateş gibidir. Ormandaki çalılığı tutuşturur, Duman sütunları yükseltir.대저 악행은 불 태우는것 같으니 곧 질려와 형극을 삼키며 빽빽한 수풀을 살라서 연기로 위로 올라가게 함과 같은 것이라
Kötülük dikenli çalıları yiyip bitiren ateş gibidir. Ormandaki çalılığı tutuşturur, Duman sütunları yükseltir.כי בערה כאש רשעה שמיר ושית תאכל ותצת בסבכי היער ויתאבכו גאות עשן׃
Kötülük dikenli çalıları yiyip bitiren ateş gibidir. Ormandaki çalılığı tutuşturur, Duman sütunları yükseltir.لان الفجور يحرق كالنار. تأكل الشوك والحسك وتشعل غاب الوعر فتلتف عمود دخان.
Kötülük dikenli çalıları yiyip bitiren ateş gibidir. Ormandaki çalılığı tutuşturur, Duman sütunları yükseltir.邪 惡 像 火 焚 燒 、 燒 滅 荊 棘 和 蒺 藜 . 在 稠 密 的 樹 林 中 覂 起 來 、 就 成 為 煙 柱 、 旋 轉 上 騰
Kötülük dikenli çalıları yiyip bitiren ateş gibidir. Ormandaki çalılığı tutuşturur, Duman sütunları yükseltir.邪惡 像 火焚燒 、 燒滅荊 棘和 蒺藜 . 在 稠密 的 樹林 中 覂起來 、 就 成 為 煙柱 、 旋轉 上騰
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Acum nu ne folosim puterea deoarece suntem cei mai laşi din junglă.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Et nous n'utilisons pas notre force parce que nous sommes les plus grandes mauviettes de la jungle.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Kita tentu tidak menggunakan kekuatan karena di hutan kitalah yang paling lemah.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.이제 우리는 강점을 이용하지 않습니다. 우리가 정글에서 가장 연약한 존재들이기 때문입니다.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Não estamos a usar a nossa força porque somos os maiores maricas da selva.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Nem használhatjuk az erőnket mert mi vagyunk a legnagyobb puhányok a dzsungelben.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Nepoužívali jsme sílu, protože jsme největší padavky v džungli.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Nepoužívali sme silu, pretože sme najväčšie padavky v džungli.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Nie używamy siły bo jesteśmy mamisynkami w dżungli.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Non usiamo la forza perché siamo i più grandi pappemolli della giungla.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Pero no usábamos la fuerza porque éramos las mariquitas de la jungla.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Vi använder inte vår styrka eftersom vi är dom värsta veklingarna i djungeln.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.We gebruiken niet onze kracht, want we zijn de grootste slapjanussen van de jungle.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Wir haben nicht unsere körperliche Stärke eingesetzt, weil wir die größten Memmen im Dschungel sind.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Τώρα δεν χρησιμοποιούμε την δύναμή μας επειδή είμαστε οι μεγαλύτερες αδερφές στην ζούγκλα.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Сега, ние не използваме нашата сила, защото сме най-големите женчовци в джунглата.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.Сейчас мы не используем свои силы потому что мы самые большие трусы в джунглях.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.עכשיו, לא השתמשנו בכוח שלנו, כי אנחנו היינו הכי פחדנים בג'ונגל.
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.حتماً لم نكن نستخدم قوتنا البدنية لاننا اصغر الحيوانات في الغابة
Kullandığımız şey kuvvetimiz de değildi çünkü biz ormandaki en büyük süt çocuklarıydık.人類は自力で何かを殺したりはしません 他の動物の方がよほど強いですよね
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.그녀는 그들과 함께 포리 스트에있는 것처럼 마리아 느꼈습니다.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Maria kände sig som om hon var i skogen med dem.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Maria merasa seolah-olah dia berada di hutan dengan mereka.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Maria sentiva come se fosse nella foresta con loro.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.María se sintió como si estuviera en el bosque con ellos.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Maria simţit ca şi în cazul în care ea a fost în pădure cu ei.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Mary cảm thấy như thể cô trong rừng với họ.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Mary følte det, som om hun var i skoven med dem.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Mary fühlte sich, als ob sie im Wald waren mit ihnen.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Mary počutil kot bi bila v gozdu z njimi.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Mary sa cítila, akoby sa v lese s nimi.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Mary se cítila, jako by se v lese s nimi.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Mary senti comme si elle était dans la forêt avec eux.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Mary sentiu como se estivesse na floresta com eles.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Mary tuntui kuin hän olisi metsässä heidän kanssaan.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Mary úgy érezte, mintha az erdőben velük.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Mary voelde alsof ze in het bos met hen.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Mary wrażenie, jakby była w lesie z nimi.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Μαρία αισθάνθηκε σαν να ήταν στο δάσος μαζί τους.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Мери чувствах, като че ли са в гората с тях.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Мері відчувала, як ніби вона була в лісі разом з ними.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.Мэри чувствовала, как будто бы она была в лесу вместе с ними.
Mary onlarla ormanda sanki hissettim.מרי הרגישה כאילו היא ביער איתם.