Katyn Ormanı Katliamı olarak da bilinir.Vraždy v Katyňském lese.
Arden ormanında sürgündedir.Mraveniště mravence lesního v Ardenách.
Mahallenin kendi ormanı ve merası bulunmaktadır.Obec vlastnila svůj les i lom.
Hatta öylesine büyük ki kendine ait bir yağmur ormanı, büyük bir nehri ve küçük dağları var.Dešat má také hluboké říční soutěsky, obrovské lesy a malá ledovcová horská jezera.
Melian ve kocası Thingol, Doriath ormanında bir krallık kurdular.Thingol založil svou říši v lesích Doriathu.
Ayrıca Sanskritçe'de Gondvana Gond Ormanı anlamına gelir.Mina též znamená ryba v Sanskrtu.
Kırgızlar o dönemde Kögmen Ormanı denilen yerde yaşamaktaydılar.V tu dobu se usídlili v lese zvaném Hlubočky loupežníci.
Daha sonra Thranduil ve Celeborn, ormanın ortasında buluştular ve ormana Eryn Lasgalen dediler.Celeborn se setkal s Thranduilem a společně přejmenovali les na Eryn Lasgalen (Les zelených listů).
Her iki takımın da kendine ait ormanı vardır.Obě hřiště mají travnatý povrch.
Köyün güneyinde, Blanský Ormanı'nı Koruma Alanı yer almaktadır.În partea de sud a localității se află zona protejată Pădurea Blanský.
Tai Ormanı, Ebola virüsünün doğal bir rezervuarıdır.Pădurea Tai este un rezervor natural pentru virusul Ebola.
Yağmur ormanının bir başka kısmı av sahası olarak kullanılır.O altă parte din pădurea tropicală este folosită ca teren de vânătoare.
Ormanın koruyucu ruhudur.Protectorul pădurii.
Eleusis'e giden Kutsal Yol üzerinde aynı adı taşıyan ormanın yakınında bulunmaktadır.Este situată în apropierea pădurii cu același nume, pe Drumul Sacru spre Eleusina.
Tai Ormanı Rezervi 1926'da kuruldu ve 1972'de ulusal park statüsüne yükseldi.Rezervaṭia Forestieră Taï a fost creată în 1926 ṣi promovată la statutul de Parc Național în 1972.
Ormanı ve gözeleri meşhurdur.Pădurile și pășunile sunt suficiente.
Kayın ağaçları ormanın büyük bir bölümünü oluşturmaktadır.Pădurile de conifere au format o mare parte din păduri.
Avcıları, balıkçıları ve ormanı korur.Hr. de vânători, pescari și agricultori.
Kendisine Lórien Hanımı, Galadhrim Hanımı, Işığın Hanımı veya Ormanın Hanımı olarak hitap edilir.Mai este denumită și beladonă, doamna-codrului sau doamnă-mare, cireașa-lupului, iarba codrului sau țilidonie.
Qualinesti ormanında Elfler tarafından izin verilmiş bir zanaatkardı.A fost chiar suspectată o tentativă de cuibărit în pădurea Hagieni.
Karlı Kayın Ormanı 06.Mérsékelt övi tűlevelű erdő 06.
Köylüler bu munçağa samsoi cacoong yani "ormanın derinliklerinde yaşayan geyik" der.Vietnamiul eme muntyákszarvas neve: samsoi cacoong, amely „szarvas, mely a sűrű erdőben lakik”-ot jelent.
Okulun bahçesi ve ormanı örnek teşkil edecek düzeydedir.A projekt központjában az Erdei iskola helyszíne, környezete áll.
Ama oyunu tanımlamak gerektiğinde, Caldavar Ormanı'nı asıl harita olarak seçebiliriz.Ha mégis ki szeretnénk próbálni, legjobb, ha finom ágú fát választunk, például juhart.
Sherwood Ormanında bulunan dev meşe ağacı Edwinstowe köyü yakınındadır.A Major tölgy („Az Őrnagy”) hatalmas fa Edwinstowe falu (Anglia) közelében, a sherwoodi erdőben.
Daha çok kapalı orman olarak adlandırılan ormanın iç kısımlarında bulunurlar.Az Erdőspuszták nevű erdős sztyeppvidék legmagasabb része.
Edegör ormanından çıkarılan ağaçlar, ticaret gemisi yapımında kullanılmıştır.Az itt kitermelt fát főként hajóépítéshez használták fel.
Kral antiloplar Orta Afrika'daki sık yağmur ormanında yaşar, yaprak ve yere düşmüş meyvelerle beslenirler.A góliátbogarak Afrika trópusi erdőiben élnek, ahol fák nedveivel és gyümölccsel táplálkoznak.
11 Kasım'da Compiègne Ormanı'nda imzalanan ateşkes ile Almanya yenilgiyi kabul etti.November 11-én a franciaországi Compiegne-ban Németország fegyverszünetet kötött.
Nakarat Ormanın kalbinde okyanusun kıyıları Zayıflık ve nefret olmadan dikkatli kalın!Kuoro Valtameren rannoilta sademetsän sydämeen pysykäämme valppaina, vailla heikkoutta ja vailla vihaa!
Çam Ormanından Sabah.Aamu mäntymetsässä.
11 Kasım'da Compiègne Ormanı'nda imzalanan ateşkes ile Almanya yenilgiyi kabul etti.Saksa solmi 11. marraskuuta aselevon ympärysvaltojen kanssa Compiègnen metsässä.
Köy ormanın içindedir.Kylä sijaitsee keskellä metsää.
Sherwood Ormanı, İngiltere'nin Nottinghamshire şehrinde bulunan orman.Sherwoodin metsä on Nottinghamin kaupungista pohjoiseen sijaitseva metsä Keski-Englannissa.
Ormanın içinde koşmaya başlar.Keskellä metsää alkaa taistelu.
Adada El Yunque adı verilen bir yağmur ormanı da mevcuttur.Järvessä on Vekarussaari-niminen saari.
Arabadan kaçan Jenny ormanın içine saklanır.Wyatt lähtee häntä pakoon autolla ja jättää Eddien metsään.
Ormanın derinliklerinde yaşarlar.Ne elävät metsien pohjakerroksessa.
Ama bir anda göklerden bir ışık indi ve ormanı aydınlattı," demiştir.Αλλά για ένα δευτερόλεπτο, μια ακτίνα φωτός κατέβηκε από τους ουρανούς και φώτισε το δάσος».
Hindistan'da kendisine ait bir ormanı da vardır.Του ανήκει ένα μικρό δάσος στην Ινδία.
Ormanın Çocukları'nın Ak Gezenleri yarattığını öğrenir.Θέλω το παιδί μου να γνωρίσει τα δάση.
Katyn Ormanı Katliamı olarak da bilinir.Το πάρκο είναι επίσης γνωστό για το Μαγκρόβιο δάσος του.
Kuru zemin, ot araları, ormanın açık alanlarında koşarken görülebilir.Βαδίζεις σαν να ήσουν μέσα σε ένα δάσος.
Fransa'da Fontainebleau ormanında kış Bir prelüd ve odun kesen işçilerin ve karılarının korosu duyulur.Το δάσος του Φονταινεμπλώ τον χειμώνα Πρελούδιο και χορωδία ξυλοκόπων και των συζύγων τους ακούγεται.
Her iki takımın da kendine ait ormanı vardır.Και τα τρία σωμάτια έχουν σπιν μονάδα.
Ormanı yoktur.Skove findes ikke.
Edegör ormanından çıkarılan ağaçlar, ticaret gemisi yapımında kullanılmıştır.De stammer, man hentede ud af denne skov, skulle bruges som skibsmaster.
Filmde tatil için Tennessee ormanındaki bir kulübeye giden 5 üniversite öğrencisinin yaşadıkları anlatılıyor.Fem universitetsstuderende venner skal tilbringe en weekend i en hytte i en skov i Tennessee.
Yasak ormanın kenarındaki bahçede bulunan tahtadan bir kulübedir.Han bor i en hytte ved udkanten af Den Forbudte Skov.
Daha sonra Jim'i bir ormanın ortasında bırakıp giderler.Bagefter bærer han hende med ind til midten af Skoven.
Deprem Stel Ormanı'ndaki stellerin birçoğuna hasar vermiştir.Jordskælvet gjorde stor skade på mange af stelerne i Steleskoven.
Ormanın bu niteliği, farklı bitki türlerinin aynı alanda iç içe büyümesine olanak sağlamaktadır.Men denne nye skov giver helt andre betingelser for planterne i skoven.
İnsanlarca yapılan tehdit ise ormanın yok edilmesidir.En trussel mod arten er ødelæggelse af levesteder på grund af skovhugst.
Sayid sahil boyunca yürürken okyanustan gelen ve ormanın içine doğru giden bir kablo bulur.Sayid finder et mystisk kabel, der løber ud af havet og ind i junglen.
Ormanın ismi komşu olduğu bairrolar (mahalleler) Tijuca ve Barra da Tijuca’dan almaktadır.Skogen deler navn med bydelene Tijuca og Barra da Tijuca.
Ormanın içinde bir dere bulur, umutla dereyi takip etmeye başlar.Den trenger åpninger i skogen hvor den kan jakte.
Bunun yanı sıra, Afrika her yıl dört milyon hektar ormanını kaybetmektedir.Ifølge FAO forsvinner 16 millioner hektar skog årlig på Jorda.
Sherwood Ormanı, İngiltere'nin Nottinghamshire şehrinde bulunan orman.Sherwoodskogen er en naturpark rundt landsbyen Edwinstowe i Nottinghamshire i England.
Yağmur ormanının bir başka kısmı av sahası olarak kullanılır.Bagian hutan hujan lainnya digunakan untuk berburu.
Ama bir anda göklerden bir ışık indi ve ormanı aydınlattı," demiştir.Tapi selama sedetik, 'seberkas cahaya turun dari langit dan menerangi lokasi'".