Üreme organlarının uyarılması -- bu kadarı bariz.Stymulacja genitaliów - to oczywiste.
Üreme organlarının uyarılması -- bu kadarı bariz.Sự kích thích tình dục. Chứ còn gì nữa.
Üreme organlarının uyarılması -- bu kadarı bariz.Zoals genitale stimulatie. Duh.
Üreme organlarının uyarılması -- bu kadarı bariz.Διέγερση των γεννητικών οργάνων. Ντα .
Üreme organlarının uyarılması -- bu kadarı bariz.Генитална стимулация. Да.
Üreme organlarının uyarılması -- bu kadarı bariz.Стимуляция гениталий. Не без этого!
Üreme organlarının uyarılması -- bu kadarı bariz.ברור שגירוי פיזי ישיר.
Üreme organlarının uyarılması -- bu kadarı bariz.تحفيز الأعضاء الجنسية، بالطبع
Üreme organlarının uyarılması -- bu kadarı bariz.キンゼイも実際
Üreme organlarınız yırtılırdı.Anda akan merusak organ reproduksi Anda.
Üreme organlarınız yırtılırdı.Avreste gli organi riproduttivi lacerati.
Üreme organlarınız yırtılırdı.Bạn sẽ bị rách các cơ quan nội tạng.
Üreme organlarınız yırtılırdı.Es würde eure Fruchtbarkeitsorgane zerreißen.
Üreme organlarınız yırtılırdı.Ficaria com os órgãos reprodutivos despedaçados.
Üreme organlarınız yırtılırdı.Jullie zouden gescheurde geslachtsorganen hebben.
Üreme organlarınız yırtılırdı.Kiszakítanál egy szaporító szervet.
Üreme organlarınız yırtılırdı.Ni skulle få förstörda fortplantningsorgan.
Üreme organlarınız yırtılırdı.S-ar rupe organele reproductive.
Üreme organlarınız yırtılırdı.Twoje organy płciowe zostałyby rozerwane.
Üreme organlarınız yırtılırdı.Utrhli by sa Vám rozmnožovacie orgány.
Üreme organlarınız yırtılırdı.Репродуктивные органы могут разорваться.
Üreme organlarınız yırtılırdı.Щели сте да си разкъсате репродуктивните органи.
Üyelerinin ikisi, yukarýda adý geçen organlar tarafýndan böyle durumlarda duyurulma haklarý bulunmaktadýr.Dos de sus miembros tienen derecho a ser escuchados en tales casos por los dos órganos mencionados.
Ve bu anne ve eş organlarını tutar인체냉동기술의 선구자인 로버트 에틴저의
Ve bu anne ve eş organlarını tutarובתוכה גופותיהן של אשתו ואמו
Ve bu anne ve eş organlarını tutarوانها تحتوي على جثتي الزوجة والأم
Ve bu anne ve eş organlarını tutar妻と母の体を保存しています
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Alors, c'est un défi, pas seulement pour les organes mais aussi pour les tissus.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Das ist eine Herausforderung, nicht nur im Hinblick auf Organe sondern auch im Hinblick auf Gewebe.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Dat is dus de uitdaging, niet alleen voor organen maar ook voor weefsel.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Det är en utmaning, inte bara för organ utan för vävnad.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Iar asta e o provocare, nu doar pentru organe ci şi pentru ţesuturi.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Jest to wyzwanie, nie tylko dla narządów, ale również dla tkanek.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.바로 이것이 우리의 과제입니다. 장기뿐만 아니라 조직세포도 마찬가지입니다.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Por eso, es un desafío no solo para los órganos, sino también para los tejidos.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Por isso, é um problema, não só em relação aos órgãos mas também aos tecidos.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Quindi, quella è una sfida non solo per gli organi ma anche per i tessuti.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Så, det er en udfordring, ikke kun for organerne men også for vævet.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Takže, to je výzva, nejen pro orgány, ale také pro tkáně.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Thử thách là ở đó không chỉ các cơ quan , mà các mô cũng vậy
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Έτσι,αυτό είναι μια πρόκληση, όχι μόνο για τα όργανα αλλά επίσης και για τους ιστούς.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.И это испытание, не только для органов, но и для тканей.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Так що це для нас виклик, не тільки щодо органів, а й щодо тканин.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.Това е предизвикателство - не само за органите, но също и за тъканите.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.לנסות להחליף עצבים שיכולים לעזור לנו עם פרקינסון.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.إذن فهذا تحدي, ليس فقط للأعضاء و لكن للأنسجة ايضاً.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.臓器だけではなく組織も衰えて行きます 膵臓の移植や
Ve bu cinsel organlarda olandır.A to je to, co se děje ve vašich pohlavních orgánech.
Ve bu cinsel organlarda olandır.Dan itu yang terjadi di organ seksual anda.
Ve bu cinsel organlarda olandır.Ei bine, asta este treaba organelor noastre sexuale.
Ve bu cinsel organlarda olandır.E isso é o que acontece no seus orgãos sexuais.
Ve bu cinsel organlarda olandır.E questo è ciò che accade nei tuoi organi sessuali.
Ve bu cinsel organlarda olandır.Powiem teraz, co się dzieje w naszych organach rozrodczych.
Ve bu cinsel organlarda olandır.Tämä tapahtuu sukupuolielimissä.
Ve bu cinsel organlarda olandır.Und das passiert in unseren Geschlechtsorganen.
Ve bu cinsel organlarda olandır.Y eso es lo que sucede en sus órganos sexuales.
Ve bu cinsel organlarda olandır.וזה מה שקורה באברי המין שלך.
Ve bu cinsel organlarda olandır.男性の場合、
Ve bu endoplazmik retikulum ve nerede Golgi organları devreye girer.Aquí es donde el retículo endoplásmico y los aparatos de Golgi entran.
Ve bu endoplazmik retikulum ve nerede Golgi organları devreye girer.Dan itulah tempat retikulum endoplasma dan badan Golgi ikut bermain.