Ana içeriğe geç
Sözlük

organlar ile cümle

organlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mide iç organlardan birisidir.The stomach is one of the internal organs.
Bir kurbağayı, iç organlarını incelemek için kesip parçalara ayırdık.We dissected a frog to examine its internal organs.
Penis, erkek üreme organlarından biridir.The penis is one of the male reproductive organs.
Kanser farklı organlara yayıldı.The cancer had spread to several organs.
Sen hiç öldükten sonra organlarını bağışlamayı düşündün mü?Have you ever thought about donating your organs after you die?
Öldükten sonra hiç organlarınızı bağışlamayı düşündünüz mü?Have you ever thought about donating your organs after you die?
Öldükten sonra organlarını bağışlamayı hiç düşündün mü?Have you ever thought about donating your organs after you die?
Besleyici yiyecek sağlıklı organları desteklemeye yardımcı olur.Nutritious food helps support healthy organs.
Organların satışı yasal hale getirilirse potansiyel sağlık sorunları ortaya çıkabilir.If the sale of organs is legalised, potential health problems may arise.
Penis, erkek cinsel organlarından biridir.The penis is one of the masculine sexual organs.
Böceklerin organlarının çoğu karınlarındadır.Most of a insect's organs are inside its abdomen.
Cinsel organlarını bıçakla parçaladı.He mutilated his genitals with a knife.
Erkekler cinsel organlarıyla gurur duyarlar.Men are proud of their genitals.
Cinsel organlar, diğer çoğu organdan daha duyarlıdırlar.Genitals are more sensitive than most other organs.
Dil ve damak tat organlarıdır.The tongue and the palate are the taste organs.
Tekillikten sonra, hepimizin dokuz boyutlu cinsel organları olacak.After the Singularity, we will all have nine dimensional sex organs.
Leyla, Sami'nin hayati organlarını kontrol etti.Layla checked Sami's vitals.
Motor nöronlar beyinden ilgili organlara etki etmek üzere iletim yapar.Efferent neurons travel away from the brain to effect their target organs.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.The human being's organism is producing a new complex of organs in response to such a need.
Bu organlar vücudun dışında ve pelvisin içinde bulunur.These organs are located on the outside of the body and within the pelvis.
Canlı organizmaların organları ölümünden kısa bir süre sonra ayrıştırmaya başlar.Bodies of living organisms begin to decompose shortly after death.
Organlarını bağışlamıştır.He donated his organs.
Proletarya iktidarının geçici olağanüstü organları rolünü üstlendiler.They executed a role of provisional extraordinary organs of Proletariat power.
Organları kesilmiş olan Şemsun, Allah’a dua edip kendisini o halkın başına bela etmesini diledi.He begged forgiveness of anyone he may have offended and begged for God's forgiveness.
İsveç'te hukuk, devletin çeşitli organları tarafından uygulanır.The law is enforced in Sweden by several government entities.
Pratyahara ("Tecrit"): Dış nesnelerden duyu organlarını geri çekmedir.Pratyahara ("Abstraction"): Withdrawal of the sense organs from external objects.
Fox News, MSNBC ve diğer medya organları; basın açıklamasını canlı olarak yayınladı.Fox News, MSNBC, and other media outlets aired the staged press briefing live.
Işık organları karın bölümünün son kısmında bulunur.The dorsal fin is located in the second half of the body.
1872'de Karl Heinrich Ritthausen, Tahıl, baklagil ve keten tohumunda protein organlarını yayınladı.In 1872 Karl Heinrich Ritthausen publishes Protein bodies in grains, legumes, and linseed.
Bunun sonucunda birtakım hayati organlar (böbrek, kalp, beyin) kansız kalır ve ölüm meydana gelir.There, we are introduced to a world of excitement and intrigue, and more death follows.
Bakanlıklar, Amerika Birleşik Devletleri başkanı'nın idari organlarıdır.The executive departments are the administrative arms of the President of the United States.
Bu bakanlıklar diğer devlet organlarının faaliyetlerini yönlendirir ve kontrol eder.It directs and controls the activities of the ministries and other state organs.
Bazı organlar belirli elementleri ve aynı zamanda onların radyonükleid varyantlarını barındırırlar.Some organs concentrate certain elements and hence radionuclide variants of those elements.
Beyaz Rusya Cumhuriyeti Devlet Güvenlik Organları Hakkında Kanun hükümlerine tabidir.It is governed by the law About State Security Bodies of the Republic of Belarus.
Bu dönemi, organlarda ve bedende yapısal farklılaşma (organogenez) dönemi izler.The structural differentiation of body and organs (organogenesis) soon follows.
Vücut hücreleri diğer hücrelerden farklı olarak, gerçek doku ve organlar oluşturmazlar.Unlike other animals, they lack true tissues and organs.
Bu tür bağışlarda insanlar duygusal bağı olan arkadaş veya aile üyelerine organlarını bağışlarlar.Living related donors donate to family members or friends in whom they have an emotional investment.
İşitme organları ön bacaklarında bulunan bir uzantıdadır.The active partner lies on their front between their legs.
Çoğu eklem bacaklılarda gonoforlar (üreme organları) bacaklarda bulunur.In most decapods, the gonopores (sexual openings) are found on the legs.
Tempel basın yayın organları Profil, Facts ile Der Tagesspiegel, vb. için muhabirlik yapmıştır.Tempel was a reporter for the publications Profil, Facts and Der Tagesspiegel, among others.
Kızlar dişi üreme organlarıyla doğarlar.All females are born with reproductive capacities.
Kalbi ve iç organları Aziz Martin Katedrali (Utrecht)'de gömüldü.His heart and bowels are buried at the Cathedral of Saint Martin, Utrecht.
Diğer yönetim organları ise Roma'da farklı binalarde ikamet edilmişlerdir.Now both bodies had to be preserved in rum.
Bu canlıların gelişmiş organları yoktur.The lizards do not have these organs.
Çiftleşmede transfer edilen spermatofor, dişilerin üreme organları üzerinde çok az etkiye sahiptir.The spermatophore transferred at mating has little effect on female reproductive output.
Omurgalı böbrekleri bu iki önemli fonksiyonlarla ilgili organlardır.Some anatomists have debated whether these two muscles are distinct entities.
Çeşitli organlar her segmentte tekrarlanır.Different props are used in each segment.
Görevlerinin birçoğunu, aslında başka organlar da görmektedir.Many works attributed to him are also attributed to others.
Eski Mısır kanopisi kavanozları, MÖ 2686 yılında mumyalanmış organların organlarını tutmuştur.Ancient Egyptian canopic jars with lids held the organs of mummified bodies as early as 2686 BC.
Dolayısıyla devlet organları burada yerleşik idi.State government officials reside here.
Futbol federasyonları listesi, uluslararası futbol yönetim organlarının bir listesidir.This is a list of international football governing bodies.
Çiçekleri beyaz ve 5 taç yapraklı,çeşitli erkek üreme organlarını içerir.They are using product integration with 5 different brands that are very organic.
Yerel hükümetler yarı-özerktir ve kendilerine ait yasama ve yürütme organları vardır.Local governments are semi-autonomous and contain executive and legislative bodies of their own.
Ona bağlı yayın organları sürekli olarak Yahudi karşıtı yayın yaparak pogromlara çanak tutmuştur.Long ago, Jews went underground to escape the repeated pogroms against them.
Organlarını bırakıldığı konumda tutar.Their equipment is left on their corpses.
Bu nedenle, organlar normal şekilde çalışmaz.Your memory isn't even working normally.
Kürk olmayan dış organları burnu ve ayak tabanlarıdır.External structures are the skin and nipples.
ABD ve Avrupa'da yayın organları kendi ombudsmanını seçer.British and US electronic eavesdropping agencies have targeted communications by the group.
Beşinci kitap karın organlarıyla ilgiliydi.The fifth circuit is consciousness of the body.
İç organların yine çıkarılması gerekiyordu.The laboratory again had to be relocated.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod