Ana içeriğe geç
Sözlük

organize ile cümle

organize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Říkám vám to všechno kvůli důsledkům, které to podle mě má pro způsoby spolupráce komunit.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Tôi kể với bạn vì ý nghĩa của nó đối với cách cộng đồng chung tay làm việc.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Vă spun toate astea pentru că asta-i modalitatea în care comunitățile ajung să lucreze împreună.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Ve lo racconto per il significato che credo che abbia per il modo in cui si raggruppano le comunità.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Σας τα λέω όλα αυτά εξαιτίας της σημασίας που νομίζω ότι έχει για το πώς συνυπάρχουν οι κοινότητες.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.Я рассказал это из-за последствий, которые это средство оказало на взаимодействие сообществ.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.אני אומר לכם את זה בגלל שאני חושב שזה חשוב עבור הדרך שבה קהילות מתגבשות.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.اقول كل ذلك بسسب ما اعتقد انه يعني لطريقه المجتمعات في العمل مع بعضها البعض.
Bu hikayeyi, toplulukların organize olma biçimleri açısından önemli olduğuna inandığım için anlattım.これが持つ意味のためです Gitによって調整なしの 協同が可能になると
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Această bine organizată absenţă a informaţiei care ne atrage.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.A megszervezett információhiány az, ami megragad minket.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.C'est cette absence bien organisée de l'information qui nous attire.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Chính ở sự thiếu vắng của việc sắp xếp thông tin đã kéo chúng ta vào.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Det är denna välorganiserade brist på information som är tilldragande.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Det er dette velorganiserede fravær af information, der tiltrækker os.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Dobře organizovaný nedostatek informací nás vtahuje do děje.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.É esta bem organizada ausência de informação que nos atrai.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.È questa assenza di informazioni ben organizzata che ci affascina.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Es esta falta de información bien organizada lo que nos atrae.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Es ist ein wohlbedachtes Vorenthalten von Informationen, das uns teilnehmen lässt.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Het is dit goedgeorganiseerde gebrek aan informatie dat ons aantrekt.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Je to dobre organizovaný nedostatok informácii, ktorý nás ťahá dnu.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Ketidakhadiran informasi yang telah diatur dengan baik inilah yang menarik kita.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.우리를 끌어당기는 정보의 잘 짜여진 결핍 이라는 것입니다.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.To świetnie zorganizowany brak informacji przyciąga naszą uwagę.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Είναι αυτή η καλά οργανωμένη έλλειψη πληροφορίας που μας έλκει.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Нас очаровывает именно хорошо организованное отсутствие информации.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.Тази добре организирана липса на информация ни привлича.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.היעדר-המידע המאורגן הזה הוא שמושך אותנו.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.إن هذا الفقدان المنظم للغاية للمعلومة هو ما يجذبنا.
Bu iyi organize olmuş bilgi yoksunluğu bizi içine çeker.人を引き込みます 人が幼児や子犬に惹かれるのには 理由があります
Bu, karar alma sürecinin ülkenizde nasıl organize edildiğine bağlıdır.La réponse dépend de la manière dont la prise de décision est organisée dans votre pays.
Bu kök hücreler, kendileri organize oldular ve kalp atmaya başladı.Acele celule s-au auto-organizat şi inima a început să bată.
Bu kök hücreler, kendileri organize oldular ve kalp atmaya başladı.Az őssejtek összeszerveződtek, és a szív dobogni kezdett.
Bu kök hücreler, kendileri organize oldular ve kalp atmaya başladı.Ces cellules-souches se sont réorganisées, et le cœur a commencé à battre.
Bu kök hücreler, kendileri organize oldular ve kalp atmaya başladı.Die stamcellen reorganiseerden zich, en dat hart begon te kloppen.
Bu kök hücreler, kendileri organize oldular ve kalp atmaya başladı.그랬더니 줄기세포가 이리저리 조직되면서, 결국엔 심장이 뛰었다는군요.
Bu kök hücreler, kendileri organize oldular ve kalp atmaya başladı.Quelle cellule si sono auto-organizzate, e quel cuore ha iniziato a battere.
Bu kök hücreler, kendileri organize oldular ve kalp atmaya başladı.Te komórki macierzyste się zorganizowały i serce zaczęło bić.
Bu kök hücreler, kendileri organize oldular ve kalp atmaya başladı.Τα βλαστοκύτταρα αυτά αυτο-οργανώθηκαν και αυτή η καρδιά άρχισε να χτυπά.
Bu kök hücreler, kendileri organize oldular ve kalp atmaya başladı.Тези стволови клетки се самоорганизирали, и сърцето започнало да бие.
Bu kök hücreler, kendileri organize oldular ve kalp atmaya başladı.תאי-הגזע האלה התארגנו מחדש, והלב הזה התחיל לפעום.
Bu kök hücreler, kendileri organize oldular ve kalp atmaya başladı.تلك الخلابا الجذعية منظمة تنظيم ذاتى , وذلك القلب بدأ فى الدق .
Bu kök hücreler, kendileri organize oldular ve kalp atmaya başladı.生命が創り出されるのです
Bunula beraber, şehirler, yerleşim alanlarını yeniden nasıl organize edeceklerini düşünmeye başladılar.그리고 이러한 마을들에서는 도시의 풍경을 계획하는 방법을 다시 생각해보기 시작했습니다.
Bunula beraber, şehirler, yerleşim alanlarını yeniden nasıl organize edeceklerini düşünmeye başladılar.Na jeho podnet predstavitelia miest prehodnocujú organizáciu krajinného priestoru.
Bunula beraber, şehirler, yerleşim alanlarını yeniden nasıl organize edeceklerini düşünmeye başladılar.ובתנועה הזו, הערים החלו לחשוב מחדש איך לארגן את הנוף העירוני
Bunula beraber, şehirler, yerleşim alanlarını yeniden nasıl organize edeceklerini düşünmeye başladılar.وفي هذه , المدن بدأوا يعيدون التفكير في كيفيه تنظيم المناطق الطبيعيه في المناطق الحضريه,
Bunula beraber, şehirler, yerleşim alanlarını yeniden nasıl organize edeceklerini düşünmeye başladılar.住民がスローダウンをしやすくし 休息し 人とのつながりを増やそうという
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Acesta este un exemplu de acțiune al unei societăți organizate, o societate care se mobilizează.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Ceci est un exemple de ce qu'une société organisée peut faire, une société qui agit.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Das ist ein Beispiel dafür, was eine organisierte Gesellschaft tun kann, eine Gesellschaft, die sich einsetzt.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Dat kan een georganiseerde maatschappij doen... een maatschappij die handelt.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Đây là một ví dụ mà một xã hội có tổ chức có thể làm, một xã hội hành động.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Dette er et eksempel på hvad et organiseret samfund kan gøre, et samfund der handler.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Egy példája annak, hogy egy szervezett társadalom mire képes, egy olyan társadalom, amely cselekszik.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Este es un ejemplo de lo que hace una sociedad organizada, una sociedad que se moviliza.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Ini adalah contoh dari apa yang dapat dilakukan masyarakat yang terorganisir, masyarakat yang bertindak.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.Jest to przykład, co może osiągnąć zorganizowane społeczeństwo, społeczeństwo, które działa.
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.이것은 조직된 사회가, 행동하는 사회가 무엇을 이룰 수 있는지 잘 보여줍니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod