organizasyonu ile cümle
organizasyonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Het voelt raar om beschuldigd te worden... van het oprichten van die neo-Nazi organisatie.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.그런데도 신-나치 집단의 배후라고 비난받으니 기분이 묘하네.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Me siento raro de ser acusado de fundar una organización neo-Nazi.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Rasanya aneh dituduh sebagai pendiri organisasi neo-Nazi.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Sembra strana l'accusa di fondare una organizzazione neonazista.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Thật lạ khi bị buộc tội là thành lập tổ chức phát xít mới.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Thật lạ khi buộc tội việc thành lập nó
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Tuntuu merkilliseltä tulla syytetyksi tuon uusnatsijärjestön perustamisesta.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Νιώθω περίεργα να κατηγορούμαι... ότι ίδρυσα αυτή τη νεο-ναζιστική οργάνωση.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Он чувствует себя странным быть обвиненным в основания, что неонацистские организации.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Шантаво е да ни обвиняват, че сме основателите на тази организация.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.מרגיש לי מוזר להיות מואשם .בייסוד ארגון נאו-נאצי
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.إنه شعور غريب أن يتم إتهامك بتأسيس منظمة نازية الجديدة
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.意味ない
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.Așa că am impresia că unele părți ale comunității științifice se transformă într-un fel de preoțime.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.Ho l'impressione che alcune parti dell'establishment scientifico stiano mutando in una sorta di clero.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.Így az a benyomásom, hogy a tudományos testület egy része valamiféle papsággá alakul.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.그래서 전 과학 조직의 일부가 일종의 사제단처럼 변해간다는 인상을 받습니다.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.Så jag får intrycket att en del av det vetenskapliga etablissemanget förvandlas till en sorts prästerskap.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.Tengo la impresión que algunos sectores del poder científico están convirtiéndose en especies de sectas.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.Získala jsem dojem, že některé části vědecké společnosti se mění v církev.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.И така имам чуството, че някои части от научното учреждение се превръщат във вид духовенство.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.У меня складывается впечатление, что некоторая часть ученого сообщества превращается в духовенство.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.אז אני מקבלת את הרושם שחלקים מסויימים של הממסד המדעי משנים את צורתם לסוג של כמורה.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.لذا حصلت على انطباع ان بعض اجزاء المؤسسة العلمية تتحول الى نوع من الكهنوت.
Dolayısıyla bilim adamlarının bir bölümünün giderek bir ruhban organizasyonuna dönüştüğünü düşünüyorum.一種の聖職に変身させているような 印象を受けますが それは気分を良くしてくれるんです
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeAbus de position dominante dans l’organisationde la Coupe du monde de football
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeAbuso de posição dominante na organização do Campeonato Mundial de Futebol
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeAbuso de posición dominante en la organizacióndel Campeonato Mundial de Fútbol
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeAbuso di posizione dominante nell’organizzazione della Coppa del mondo di calcio
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeAbuzul de poziţie dominantă în organizarea Campionatului Mondial de Fotbal
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeGazdasági erőfölénnyel való visszaélés a Labdarúgó Világbajnokságszervezése során
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeMääräävän markkinaaseman väärinkäyttöjalkapallon maailmanmestaruuskilpailujen järjestämisessä
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeMisbrug af en dominerende stilling ved organiseringen af verdensmesterskaberne i fodbold
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeMisbruik van een machtspositie bij de organisatievan het WK voetbal
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeMißbrauch einer beherrschenden Stellung bei der Organisation der Fußballweltmeisterschaft
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeMissbruk av dominerande ställning inom organisationen för fotbolls-VM
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeNadużywanie pozycji dominującej przyorganizowaniu Pucharu Świata w piłce nożnej
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeZloraba prevladujočega položaja pri organizaciji svetovnega prvenstva v nogometu
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeZneužití dominantního postavení při organizaci mistrovství světa ve fotbale
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeZneužitie dominantného postavenia pri organizácii majstrovstiev sveta vo futbale
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeΚατάρηση δεσpi(υσας θέσης στην ργάνωσητυ Παγκσµιυ Κυpiέλλυ Πδσ$αίρυ
Dünya Futbol organizasyonunda hakim durumun kötüyeЗлоупотреба с господстващо положение приорганизирането на Световното първенство пофутбол
Dünyanın en büyük oyun tasarım organizasyonuna ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz.Jesteśmy dumni, że możemy organizować ten największy jam na świecie.
Dünyanın en büyük oyun tasarım organizasyonuna ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz.이 세계 최대의 게임 제작 이벤트를 주최하게 되어 정말 자랑스럽네요
Dünyanın en büyük oyun tasarım organizasyonuna ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz.Nous sommes très fiers d'accueillir le plus grand événement de création de jeux au monde.
Dünyanın en büyük oyun tasarım organizasyonuna ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz.Siamo molto orgogliosi di presentare, il più grande evento di Game Development al mondo.
Dünyanın en büyük oyun tasarım organizasyonuna ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz.Wir sind immens stolz darauf, Gastgeber des weltgrößten Events für Spieleentwicklung zu sein.
Dünyanın en büyük oyun tasarım organizasyonuna ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz.Мы гордимся тем, что нам выпал шанс провести самое большое мероприятие по созданию игр в мире.
Dünyanın en büyük oyun tasarım organizasyonuna ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz.今日、私は、世界規模で展開している大手ゲーム会社の ひとつであるロンドンのSI Games社に立ち寄ったところです。
Dünya Sağlık Organizasyonu bu yıl yayınladıkları bir araştırma yaptılar.A Organização Mundial de Saúde acabou de fazer um grande estudo que publicou este ano.
Dünya Sağlık Organizasyonu bu yıl yayınladıkları bir araştırma yaptılar.Az Egészségügyi Világszervezet éppen befejezett egy nagy tanulmányt, amit idén jelentettek meg.
Dünya Sağlık Organizasyonu bu yıl yayınladıkları bir araştırma yaptılar.Badan Kesehatan Dunia baru saja melakukan kajian yang mereka terbitkan tahun lalu.
Dünya Sağlık Organizasyonu bu yıl yayınladıkları bir araştırma yaptılar.De Wereldgezondheidsorganisatie heeft pas een grote studie gedaan die dit jaar is gepubliceerd.
Dünya Sağlık Organizasyonu bu yıl yayınladıkları bir araştırma yaptılar.Erst dieses Jahr veröffentlichte die Weltgesundheitsorganisation eine Studie darüber.
Dünya Sağlık Organizasyonu bu yıl yayınladıkları bir araştırma yaptılar.세계보건기구는 대규모 연구를 실시했고 올해 보고서가 나왔습니다.
Dünya Sağlık Organizasyonu bu yıl yayınladıkları bir araştırma yaptılar.L'Organisation Mondiale de la Santé vient juste cette année de publier une grande étude.
Dünya Sağlık Organizasyonu bu yıl yayınladıkları bir araştırma yaptılar.Organizația Sănătății Mondiale tocmai a făcut un studiu mare pe care l-au publicat anul acesta.
Dünya Sağlık Organizasyonu bu yıl yayınladıkları bir araştırma yaptılar.Světová zdravotnická organizace dokončila velkou studii, která bude letos publikována.
Dünya Sağlık Organizasyonu bu yıl yayınladıkları bir araştırma yaptılar.Svetová zdravotnícka organizácia práve vykonala veľkú štúdiu, ktorú vydala minulý rok.