organizasyonu ile cümle
organizasyonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece 2 numaralı hata SEO'yu bir organizasyonun parçası şeklinde ele alıyorSå fejl nummer to handler om at arbejde på SEO i en silo.
Böylece 2 numaralı hata SEO'yu bir organizasyonun parçası şeklinde ele alıyorSå misstag nummer två handlar om att arbeta på SEO i en silo.
Böylece 2 numaralı hata SEO'yu bir organizasyonun parçası şeklinde ele alıyorTen błąd polega na wydzielaniu SEO od reszty działań firmy.
Böylece 2 numaralı hata SEO'yu bir organizasyonun parçası şeklinde ele alıyorПоэтому вторая ошибка заключается в изолированном подходе.
Böylece 2 numaralı hata SEO'yu bir organizasyonun parçası şeklinde ele alıyorТому друга помилка полягає в ізольованому підході.
Böylece 2 numaralı hata SEO'yu bir organizasyonun parçası şeklinde ele alıyorولذلك فإن الخطأ الثاني يتعلق بالعمل على تحسين محركات البحث بشكل منفصل.
Bunlar merhumun taşınması gibi cenaze organizasyonunu düzenlerler.De sköter begravningsarrangemangen, som till exempel transporten av den avlidne.
Bunlar merhumun taşınması gibi cenaze organizasyonunu düzenlerler.Elles se chargent de l'organisation des funérailles et du transport du défunt.
Bunlar merhumun taşınması gibi cenaze organizasyonunu düzenlerler.Estas empresas se ocupan de la organización del entierro y del transporte del fallecido.
Bunlar merhumun taşınması gibi cenaze organizasyonunu düzenlerler.Ne huolehtivat hautajaisjärjestelyistä, kuten vainajan kuljetuksesta.
Bunlar merhumun taşınması gibi cenaze organizasyonunu düzenlerler.Данные службы обеспечивают организацию похорон, например, перевозку покойника.
Bunlar merhumun taşınması gibi cenaze organizasyonunu düzenlerler.فهي تقوم بالاعتناء بأمور الدفن مثل نقل جثة المتوفى.
Bu organizasyonumuz tarafından yürütülen bir başkaldırıdır. Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu.- Toto je vzpoura vedená naší organizací, Národní Zapatistickou osvobozenecké armády.
Bu organizasyonu Yahudi toplumunda başlattıktan birkaç yıl sonra,제가 이 단체를 시작한지 몇년 후, 한 유대인 동네에서,
Bu organizasyonu Yahudi toplumunda başlattıktan birkaç yıl sonra,מספר שנים לאחר שהתחלתי את הארגון הזה, בקהילה יהודית,
Bu organizasyonu Yahudi toplumunda başlattıktan birkaç yıl sonra,قبل بضع سنوات بعد أن بدأت هذه المنظمة في مجتمع يهودي
Bu organizasyonu Yahudi toplumunda başlattıktan birkaç yıl sonra,数年後 2人のエルサレムのイスラム教徒から電話があり
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Ami átalakíthatja az ön egyesületét.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek." Ça va transformer votre organisation.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Det kommer til at transformere jeres organisation.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Es wird Ihre Stiftung völlig umkrempeln.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Het gaat je organisatie transformeren.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."정말 이 재단에 딱 맞는 겁니다. 전화로는 안되고,
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek.Który zmieni pańską organizację".
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Naprosto to přetransformuje vaši organizaci.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Nó sẽ làm thay đổi tổ chức của anh.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."...que vai transformar a sua organização.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Trasformerà la vostra organizzazione.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Va a transformar su organización.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Zmení vašu organizáciu.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Θα μεταμορφώσει την οργάνωσή σας.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Она преобразит Вашу организацию.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Тя ще преобразува организацията Ви.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek."Це докорінно змінить вашу організацію.
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek.قد تكون بمثاية نقلة لجمعيتك ، لا أرغب
"Bu organizasyonuzu tamamen değiştirecek.電話ではお話ししたくないのですが トロントまで行けば
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.Aceasta abordează o altă ipoteză, aceea că donatorul și organizația sunt în centru, și nu problema.
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.Ini mematahkan asumsi lainnya, bahwa penyumbang dan organisasi ditempatkan di tengah, bukannya masalahnya.
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.이것은 또한 문제를 중심에 놓는 것과는 반대로 기부자와 조직이 중심이 된다라고 하는 또 다른 가정을 다루고 있습니다.
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.זה קורא תיגר על הנחה נוספת, לפיה התורם והארגון הם המרכז, ולא הבעיה.
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.وهذا يرمز لإفتراض أخر أن المتبرع والجمعيه هم في المنتصف بدلاً من وضع المشكلة في المنتصف
Bu problemi merkeze koymak yerine verici ve organizasyonu merkeze koyma varsayımının üstesinden geliyor.解決への支援者や団体が中心にあるのではなく 解決すべき問題が中心にあるのです 解決のためにテクノロジーや
Buraya seni resmi olarak organizasyonumuza davet etmek için geldim.He venido aquí en persona para invitarte a unirte a nuestra Organización
Buraya seni resmi olarak organizasyonumuza davet etmek için geldim.Je suis venue personnellement t'inviter à faire partie de notre organisation.
Buraya seni resmi olarak organizasyonumuza davet etmek için geldim.Tôi đích thân đến đây mời ông vào tổ chức của chúng tôi.
Buraya seni resmi olarak organizasyonumuza davet etmek için geldim.Дойдох лично да те поканя в моята организация.
Buraya seni resmi olarak organizasyonumuza davet etmek için geldim.Я пришла сюда лично, чтобы пригласить вас в мою организацию.
Carl Lundström ilginç bir adam. Pek çok sağ-kanat organizasyonun arkasında kendisi.Carl Lundström står bakom flera organisationer på högerkanten.
Carl Lundström ilginç bir adam. Pek çok sağ-kanat organizasyonun arkasında kendisi.Carl Lundström står bakom flera organisationer på högerkanten.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Cela fait bizarre d'être accusé d'avoir fondé cette organisation néo-nazie.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Det føles underligt at blive anklaget for at grundlægge den nynazistiske organisation.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Det känns konstigt att anklagas för att ha startat VAM.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Det känns konstigt att anklagas för att ha startat VAM.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Dziwnie się czuję będąc oskarżany o zakładanie takich organizacji.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Es fühlt sich komisch an, beschuldigt zu werden, eine Neo-Nazi Organisation gegründet zu haben.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Es fühlt sich komisch an, beschuldigt zu werden, eine Neo-Nazi-Organisation gegründet zu haben.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.E tare ciudat să fiu acum acuzat că am fondat acea organizaţie neo-nazistă.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Furcsának tűnik, hogy megvádoltak annak a neonáci szervezetnek az alapításával.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Furcsának tûnik, hogy megvádoltak annak a neonáci szervezetnek az alapításával. Nagyon nehéz.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Het voelt raar om beschuldigd te worden van het oprichten van die neo-Nazi organisatie.