Ana içeriğe geç
Sözlük

organ ile cümle

organ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Pratikte ise tüm organlardaki yetkililer merkezi olarak belirlenir.В последнем случае все внутренние органы остаются на месте.
Ses çıkarma ve ses alma organları (timpanal organ) da iyi gelişmiştir.Органы обоняния и слуха (хордотональные органы) развиты слабо.
Cumhuriyetçi Devlet yönetiminin restorasyonu konusunu organize etmiştir.Встал вопрос о реконструкции Республиканского стадиона.
İnorganik, organik olmayan anlamına gelir.В глаголице отсутствует, числового значения не имеет.
Zarlı organelleri bulunur.Поиск живых организмов.
Yüzme dünya rekorları, yüzmenin uluslararası yönetim organı olan FINA tarafından onaylanmıştır.Рекорды ратифицируются Европейской лигой плавания.
9 Nisan - CHP'nin yayın organı Ulus gazetesi üçüncü kez kapatıldı.Ab7...................Db Там слушал звон в последний раз!
Partinin en yüksek organı her beş yılda bir toplanan parti kongresi olarak tanımlanmıştır.Высшим органом СРСП считался съезд партии, который собирался один раз в пять лет.
Görevleri, Arjantin'deki futbol liglerini ve Arjantin millî futbol takımını organize etmektir.Организовывает и отвечает за чемпионат Аргентины по футболу и сборную Аргентины по футболу.
Medya organizasyonları saldırıya karşı olan protestolara yer verdi.Сотрудники СМИ провели акцию протеста против манифестаций.
Mutasyonlar, her zaman organizma üzerinde negatif veya pozitif etkilere sahip olmayabilirler.Мутации могут оказывать влияние на успех организма как непосредственно, так и косвенно.
Batı Avustralya'nın Perth şehrinde organize edilmektedir.Съёмки проходили в городе Перт в западной Австралии.
Uluslararası Hidrografi Organizasyonu, Mozambik Kanalı'nın aşağıdaki sınırlar çerçevesinde tanımlar: Kuzeyde.Международной гидрографической организацией утверждено следующее описание границ Арафурского моря: На севере.
"Cassador" ve "Organ Gun" (top) adlı, kendine özgü birimleri vardır.«Тико» (мужской род) и «тика» (женский род) — самоназвание костариканцев.
Her türlü insan ve hayvan organının satışı yasaktır.Мясо и другие части тела жертвенного животного продавать нельзя.
Merkez komitesi, sol siyasal örgütlerin yönetim organıdır.Военный комиссариат — орган местного военного управления.
Jaina, Han Solo ve Leia Organa'nın tek kız çocuklarıydı.Кайло — сын Хана Соло и Леи Органы.
İkili arama ağacı, verileri organize etmek için kullanılan bir çeşit ikili ağaçtır.Двоичное дерево поиска — одно из разновидностей упорядоченного дерева.
Aruba millî futbol takımı, Aruba'yı uluslararası organizasyonlarda temsil eden futbol takımıdır.Сборная Арубы по футболу — представляет Арубу на международных состязаниях по футболу.
Pasedena’ya taşındıktan sonra Gilman sosyal reform hareketlerini organize etmede aktif oldu.После переезда в Пасадену Шарлотта стала активно участвовать в обществ по продвижению социальных реформ.
Riley ise Buffy'i Organizasyona sokmuştur.Дядечка предлагает Бигби поговорить.
9 ülke organizasyona katıldı.Приняли участие девять команд из трёх стран.
Altı torbanın her büründe dört takım olacak şekilde organize edildi.В каждом шкафу хранилось четыре банка памяти.
Buffy ve dostları, Adam ile Organizasyon'u yok etmek için bir araya gelir.Айболит и его друзья решают помочь мальчику.
2009 Şampiyonası İsviçre'de organize edilmiştir.В 2009 году серебро чемпионата мира в Швейцарии.
Birlikte Organizasyon'a girerler.Все вместе они заходят в дом.
Rol dağılımında takım kendi kendini organize eder.Решив бороться самостоятельно, он собирает команду.
2004 yılında Zürih'teki stadyum, organizatörler için sorun yarattı.В 2004 году у организаторов возникли проблемы с проведением будущих соревнований в Цюрихе.
Çoğu organizmanın DNA'sı süpersarımlıdır.ДНК большинства мезофильных организмов отрицательно сверхспирализована.
Organizasyonlar, kararlar yoluyla kendilerini üreten sistemlerdir.Она желает устанавливать правила сама.
Her iki eşeyde de dış eşey organları iyi gelişmiştir.Оба материала придают организмам прочность.
Aynı zamanda organizasyonlarda polisler ve güvenlik görevlileri devriye gezer.Также в лагеря были отправлены офицеры, полицейские и служащие силовых органов.
Başkanlığın karar organı olan Yönetim Kurulu, Başkan ve Başkan yardımcıları dahil yedi üyeden oluşur.Конституционный суд Республики Узбекистан состоит из семи судей, включая председателя и его заместителя.
Organlar ve dokular patlar.По пересадке органов и тканей.
Chennai'den Pune'a taşındıktan sonra düzenlenen turnuvanın ilk organizasyonudur.Это был первый розыгрыш турнира в Пуне после переноса его из Ченнаи.
Örgütün daimi görevli organı ise Örgüt Sekreterliğidir.Постоянно действующим органом управления является генеральный секретарь.
Organik sentez ve bileşikler alanında 150'den fazla makale yayımlamıştır.Обладает более 150 патентами на электроакустические преобразователи и систем.
Dolayısıyla devlet organları burada yerleşik idi.При нём же развивали государственные учреждения.
Dişi cinsel organları, kısır.Отёки половых органов, параличи.
Thomas bunu belirterek "Her şey organik oldu," dedi.По его мнению, «выглядит это довольно органично».
Organ - Erganun olarak da bilinen bir müzik aleti.Известен преимущественно благодаря органной музыке.
Organizasyonda sadece bir yarış yapıldı.В ходе этапа проводилась одна гонка.
Ben Organize Suçlar Şubesi’ndeydim.Участвовал в Духовщинской наступательной операции.
Organik (askeriye)Статья: Кюрикяны (арм.)
Organik çikolata, bazı tüketiciler için sosyal olarak arzu edilen bir üründür.تعتبر الشوكولاته العضوية منتج مرغوب اجتماعيا لبعض المستهلكين.
Enstitü, belirli bir amaç için oluşturulmuş organize bir kuruluşdur.المعهد هو منظمة دائمة التي أنشئت لغرض معين.
The Hershey Company gibi büyük markalar, organik çikolata üretmeye başladı.بدأت الشركات التجارية الكبرى، مثل شركة هيرشي، بإنتاج الشوكولاته العضوية.
Ağustos 2009'da, Kore Turizm Organizasyonu tarafından elçi olarak atanmıştır.في أغسطس 2009 عين إي سفيراً لمنظمة السياحة الكورية.
1877 yılında Łukasiewicz ilk Petrol Endüstri Kongresi'ni organize etti ve Ulusal Petrol Derneği'ni kurdu.وفي عام 1877، أسهم لوكاسيفيتش في عقد المؤتمر الأول لصناعة النفط وأسس الجمعية الوطنية للنفط.
Katliamı organize eden Yunan komutan Papa Grigoriou.قائد اليونانية غريغوري البابا الذي نظم المجزرة. .
1985 yılında kurulan Kadın ve Aile Haklarının Koruma Komitesi kurulan bir diğer organizasyondur.وتشكلت منظمة أخرى وهي لجنة الدفاع عن النساء وحقوق الأسرة عام 1985.
Bir başka araştırmacı olan Arnold D. E. ise 1983 yılında organik asit kullanımını ortaya atmıştır.أما عن (د.إ.أرنولد Arnold D. E) و هو باحث أخر فقد اقترح استخدام الأحماض العضوية عام 1983.
Birçok spor karşılaşması bu gazeteler tarafından organize edilmekteydi.وكان تنظيم العديد من الأحداث والمسابقات الرياضية تجرى من خلال هذه الصحف.
İsveç'te hukuk, devletin çeşitli organları tarafından uygulanır.إنفاذ القانون في السويد تضطلع به هيئات حكومية عدة.
Dünya Motor Sporları Konseyi, Uluslararası Otomobil Federasyonunun (FIA) en güçlü organlarından biri.المجلس العالمي لرياضة المحركات هو أعلى هيئة ضمن الاتحاد الدولي للسيارات (فيا).
International Organization for Migration (İngilizce).International Organization for Migration (باللغة الإنجليزية).
Bugüne kadar Antalya'da ulusal ve uluslararası pek çok spor organizasyonunun karşılaşmaları düzenlenmiştir.تم تنظيم العديد من المحافل الرياضية القومية والدولية حتى اليوم في أنطاليا.
Bu bakanlıklar diğer devlet organlarının faaliyetlerini yönlendirir ve kontrol eder.فإنه يوجه ويسيطر على أنشطة الوزارات وأجهزة الدولة الأخرى.
Güney Amerika'nın ilk kulüp futbol turnuvası olan organizasyona toplam on takım katıldı.وشارك بالبطولة جميع أعضاء اتحاد أمريكا الجنوبية لكرة القدم المكون من عشر دول.
Etkinlik, Islamic Federation of Women's Sport (IFWS) tarafından organize edilmiştir.وقد تم تنظيم هذا الحدث من قبل الاتحاد الإسلامي للرياضة نسائية (IFWS).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod