Ana içeriğe geç
Sözlük

organ ile cümle

organ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
TED'i organize etmenin zor olduğunu düşünüyorsunuz.You think TED is hard to organize.
Ve organizmaların, sizi temin ederim, tüm öncelikleri düzen içindedir.And the organisms, I promise you, have all of their priorities in order.
Organizmalar CO2'yi bir zehir olarak görmüyorlar.Organisms don't think of CO2 as a poison.
Kabuk ve mercan yapan organizmalar CO2'yi bir yapı bloğu olarak görüyorlar.Plants and organisms that make shells, coral, think of it as a building block.
Bunların hiçbiri organizmaları kullanmıyor.None of these are using the organisms.
Sadece organizmaların tariflerinin kopyalarını kullanıyorlar.They're really only using the blueprints or the recipes from the organisms.
Bu organizmalar; kendilerini, kendi elektrik yüklerine karşı nasıl yalıtıyorlar?These organisms, how are they insulating against their own electric charge?
"Bu organizmadan ne öğrenebiliriz?""What can we learn from this organism?"
The only thing left is to organize Kerim's and this girl's wedding.The only thing left is to organize Kerim's and this girl's wedding.
Bence herhangi bir organizasyon ya da insanın yer alabileceği bir fenomen.It's a phenomenon that I think any organization or individual can tap into.
Bu organizatörler, birbirlerini görüyor ve birbirlerinden öğreniyorlar.And these organizers, they're seeing each other, they're learning from each other.
Yani bu, hareket halindeki insan süper organizmasının bağlayıcı dokusudur.I mean, this is the connective tissue of the human superorganism in action.
TEDxKibera organizatörlerinden birisiyim.I'm one of the organizers of TEDxKibera.
Elbette, yaşayan organizmalardan bahsediyorum.I'm talking, of course, about living organisms.
Yaşayan organizmalar kimyasal şekilde ortaya çıkarlar.Living organisms are created by chemistry.
Yani DNA yaşayan organizmaları nasıl yapma konusunda bilgi taşıyor.So, DNA contains information about how to make living organisms.
Yaşayan organizmalar yapacak yeni yollr biriktirir, çünkü bu hataların bir kısmı işe yarar.It's accumulating new ways of making living organisms because some of those errors work.
Üreme organlarının uyarılması -- bu kadarı bariz.Genital stimulation.
Kenya gibi düşük gelir düzeyine sahip ülkelerde halen bu denli yerleşmiş bir organizasyon yok.No -- low-income countries like Kenya still don't have that level of organization.
Ve ilk defa bir organın transplante (nakil) edilişini gösteriyor.And it shows the first time an organ was ever transplanted.
Böbrek gerçekten de insana nakli yapılan ilk organdır.The kidney was indeed the first organ ever to be transplanted to the human.
Ama büyük bir organ eksikliğimiz var.But we have a major shortage of organs.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.In the last decade the number of patients waiting for a transplant has doubled.
Aynı zaman diliminde yapılan organ nakillerinin gerçek sayısı ise aynı kaldı.While, at the same time, the actual number of transplants has remained almost entirely flat.
Ama biz yaşlandıkça, organlarımız yetmezliğe giriyor.But as we age, our organs tend to fail more.
Ve bu bir sorun, sadece organlarımız da değil, dokularımız da öyle.So, that's a challenge, not just for organs but also for tissues.
Şimdi ne yapacağız, ya daha büyük organlarınızda yaralanmalar varsa?What do we do now, if you have injury for larger organs?
İçi boş organlar kadar kompleks değillerdir.They are not nearly as complex as hollow organs.
Yani, mesane işte böyle bir organ.So, the bladder is one such organ.
Organdan alınıp çoğaltılmaları yaklaşık dört hafta sürüyor.It takes about four weeks to grow these cells from the organ.
Yani, mesaneler diğer organlara göre kesinlikle biraz daha kompleks yapıda.So, bladders are definitely a little bit more complex than the other structures.
Ama bu kompleks yapının daha ötesine geçmiş başka içi boş organlar da var.But there are other hollow organs that have added complexity to it.
Ve en kompleks yapıda olanlarda sıra, içi dolu (solid) organlar.And then the most complex are the solid organs.
Bu aslında basit bir içi dolu organ, kulak yani.This is actually a simple solid organ like the ear.
Ve bu içi dolu organları katmanlamaya başlıyorsunuz.And you start layering these solid structures.
Bu aslında bir örnek-- içi dolu organların inşaası için pek çok strateji var.This is actually an example -- several strategies to engineer solid organs.
İzlediğimiz başka bir strateji de hücrelerinden arındırılmış organları kullanmak.Another strategy that we have followed is actually to use decellularized organs.
Bu damarsal yapıdaki organı tekrar alırız ve kan damarı yapısının kaybolmadığını ispat edebiliriz.We then take this vascular structure and we can prove that we retain the blood vessel supply.
Organa rontgende ışık verecek (kontrast madde) madde enjekte ediyoruz.We're actually injecting contrast into the organ.
Kontrast maddeyi bu organa, hücreleri alınmış karaciğere veriyoruz.We're injecting the contrast into the organ into this decellularized liver.
Ve eğer mümkünse, sizin söz konusu organınıza ait spresifik hücreleri kullanmayı tercih ederiz.And if possible, we'd rather use the cells from your very specific organ.
Yani, organ-spesifik hücreleri tercih ediyoruz.So, we prefer organ-specific cells.
Sizin sindirim organlarınız her türlü aşırılıklardan tamamen tahrip olmuştu.Your gastrointestinal apparatus was completely destroyed from all types of excesses.
Organizatörler burada kitabımı okumamı istediler.So I've been asked by the organizers to read from my book.
Birincisi genetiği değiştirilen tohumlar ve organizmalar var.First, there's genetically engineered seeds and organisms.
Bunun yerine organik çiftçi olmaya karar verdim.I decided that I'd rather be an organic farmer instead.
Bazıları organik ya da yerel gıdaların daha pahalı olduğunu söylüyor, peki gerçekten öyle mi?Some people say organic or local food is more expensive, but is it really?
Prenses tarafından organize edilen bu etkinlik... ...herhangi bir politik nitelik taşımamaktadır.This function organized by the Princess, has no special political implications.
Bunların hepsi sesi iletir. Kulaklarınız elbette ki özel organlardır ve onlar inanılmazdır.Your ears of course are the specialist organs, and they're incredible organs.
Size kulaklarınızı sevdirecek üç şey var. Bu muhteşem organlarınızı...And here are three ways you can love your ears, those wonderful organs that I'm talking about.
Hücreler dokuları, dokular organları, organlar bizi oluşturur.Cells form tissues, tissues form organs, organs form us.
"Organize suç örgütleri tarafından dolandırılmadan bunu nasıl yaparım"dı.It was, "How do I do that without being defrauded by organized crime?"
Organizasyona katıldıklarında bizzat mücahitler tarafından doldurulmuşlardı.The foreign fighters filled them out as they joined the organization.
Genetigi degistirilmis organizmalar!Genetically modified organisms!
Diyelim yakında bir Organik tarlanız var, Harika!Got an organic farm nearby? Great!
Yüzlerce binlerce çiftçi, bize olan borçlarını odeyebilmek için "organik" geri dönüsüme girdiler.Hundreds of thousands of farmers have been "organically recycled" to dodge debts they owe us.
Kronik kuru dudaklar gibi ağiz problemlerine birçok doğal ve organik tedaviler vardır.There are so many natural and organic remedies for lip problems like chronic dry lips.
Tamamen organik, bu yüzden yiyebilirsin.This is organic, so it's alright to eat it like this.
Çünkü bizim imalat sürecimiz, organizmamızdır.Because the manufacturing process is our organism.
Sonraki aşama, tekrar birleşme, çünkü organizmalar bu işlemdeki en çok işi yapıyorlar.The next is self-assembly, because the organism is actually doing most of the work in this process.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod