Organ bağışına izin vermeyen hiç din var mı?Are there any religions that don't permit organ donation?
Küçük şirket, büyük bir organizasyon tarafından devralındı.The small company was taken over by a large organization.
Penis, erkek cinsel organlarından biridir.The penis is one of the masculine sexual organs.
Geçen ay bir evlilik töreni organize ettim.I organized a marriage ceremony last month.
Amonyum karbonat, organik bir bileşiktir.Ammonium carbonate is an organic compound.
Böceklerin organlarının çoğu karınlarındadır.Most of a insect's organs are inside its abdomen.
Tom bir mahalle basketbol takımını organize etti.Tom organized a neighborhood basketball team.
Ben genetiği değiştirilmiş bir organizmayım.I'm a genetically modified organism.
Bir organın alınması gerekli.Amputation is needed.
O çok büyük bir organ.That's a huge organ.
Bir kadının en duyarlı organı klitoristir.The clitoris is the most sensitive organ of a woman.
Yumurta kabuklarını organik çöp tenekesine atın.Throw the egg shells in the organic rubbish bin.
Arkadaşım sadece organik yemek yiyor.My friend only eats organic food.
Bu tek hücreli bir organizmadır.That is a unicellular organism.
İşleri sergi organize etmektir.Their job is to organize exhibitions.
Tom sadece organik gıda yediğini söylüyor.Tom says that he only eats organic food.
Tom diyor ki sadece organik gıda yiyormuş.Tom says that he only eats organic food.
Organik tavuk gübresi, azotça zengindir.Organic chicken manure is high in nitrogen.
Cerrah yanlış organı çıkardı.The surgeon removed the wrong organ.
Geçen pazar kilisede organ çalan Tom muydu?Was that Tom who was playing the organ at church last Sunday?
Organize olalım.Let's get ourselves organized.
Onlar partiyi organize etmemi istiyorlar.They want me to organize the party.
Ben beş yıldır bu organizasyonun bir üyesiyim. Oh bekle, hayır. Altı.I've been a member of this organization for five years. Oh wait, no. Six.
Tom davulu organ kadar iyi çalar.Tom plays the drums as well as the organ.
Bu, tek hücreli bir organizma.It's a single-cell organism.
Bu organizasyon yüz on bir yıl önce kuruldu.This organization was founded one hundred and eleven years ago.
Biz organizeyiz.We're organized.
Sen organizesin.You're organized.
Tom organizedir.Tom is organized.
Ben organizeyim.I'm organized.
Organik gıdanın tadı daha iyidir.Organic food tastes better.
Organik gıda daha sağlıklıdır.Organic food is healthier.
Bu organizasyonun sözcüsüyüm.I'm the spokesperson for this organization.
Tom organ nakli oldu.Tom got a transplant.
Organik gübre kullanıyor musun?Do you compost?
Organik gübre kullanmak çevreye yardımcı olur.Composting helps the environment.
Sistemik hastalıklar tüm organizmayı etkilerler.Systemic diseases are those that affect the entire organism.
Hastalık, organizmanızı zayıf düşürdü.The sickness has weakened your organism.
Klonlama, organizmaların çoğaltılması için tartışmalı bir yöntemdir.Cloning is a controversial method of reproducing organisms.
Yerel süpermarketin organik bir bölümü var.The local supermarket has an organic section.
Bir arama ekibi organize edelim.Let's organize a search party.
Bir arama ekibi organize etmeliyiz.We should organize a search party.
Yeterince organize değildik.I wasn't organized enough.
En önemli seks organı beyindir.The most important sex organ is the brain.
Tom çok organize.Tom is very organized.
Organize miydin?Were you organized?
Tom'un doğum günü partisini organize etmemde bana yardım ettiğin için teşekkürler.Thank you for helping me organize Tom's birthday party.
İnsan vücudundaki en büyük organ nedir? Cevap sizi şaşırtabilir.What is the largest organ in the human body? The answer may surprise you.
Sadece organize edilmen gerekiyor.You just need to be organized.
Tom'a organ nakli ameliyatı yapıldı.Tom underwent an organ transplant surgery.
Sadece organik ürünler alırım.I buy only organic products.
Organ bağışları hayatlar kurtarır.Organ donations save lives.
Cinsel organlarını bıçakla parçaladı.He mutilated his genitals with a knife.
Erkekler cinsel organlarıyla gurur duyarlar.Men are proud of their genitals.
Cinsel organlar, diğer çoğu organdan daha duyarlıdırlar.Genitals are more sensitive than most other organs.
Bu bakkal sadece organik gıda satıyor.This grocery store only sells organic food.
Amip tek hücreli bir organizmadır.The amoeba is a single-celled organism.
Salisilik asit, bir organik bileşiktir.Salicylic acid is an organic compound.
İşleri daha iyi organize etmeliyiz.We need to get things better organized.
İlerleme kaydetmek için faaliyetlerini organize et, sıraya koy, düzenle.Get your act together.