Cerrah beni bir organ nakli operasyonu geçirmem için ikna etti.The surgeon persuaded me to undergo an organ transplant operation.
Cerrah bir organ nakli geçirmesi için onu ikna etti.The surgeon persuaded him to undergo an organ transplant.
İş faaliyetlerimizi güçlendirmemiz için bunu yeniden organize etmeliyiz.We need to reorganize it in order to strengthen our business activities.
Mide iç organlardan birisidir.The stomach is one of the internal organs.
Organik sebzeler güvenli ve lezzetli oldukları için popülerdir.Organic vegetables are popular because they're safe and tasty.
Patricia turnuvayı organize edecek.Patricia will organize the tournament.
Tom Skeleton'un her organı sallanıyordu ve titriyordu.Tom Skeleton was shaking and trembling in every limb.
Organizasyon yaşlıların refahı ile ilgilidir.The organization is concerned with the welfare of the aged.
Organizasyon herhangi bir siyasi partiyle bağlantılı değildir.The organization is not connected with any political parties.
Bu organizasyon gönüllü katkılara bağlıdır.That organization depends on voluntary contributions.
Organizasyon hakkında bir şey duydunuz mu?Have you heard anything about the organization?
Parti Mac tarafından organize edildi.The party was organized by Mac.
Bu artış ile birlikte, dünyanın ekonomik organizasyonda bir değişiklik oldu.Along with this increase, there has been a change in the world's economic organization.
Bu organizasyon/örgüt sensiz varolamaz.This organization cannot exist without you.
Genel olarak organizasyon başarılıydı.On the whole, the event was successful.
Karıncalar iyi organize edilmiş bir topluma sahiptir.Ants have a well-organized society.
Birleşmiş milletler uluslararası bir organizasyon.The United Nations is an international organization.
Detayları daha sonra organize edelim.Let's arrange the details later.
Bir teniz kulübü organize etmeyi düşünüyoruz.We hope to organize a tennis club.
Bir kurbağayı, iç organlarını incelemek için kesip parçalara ayırdık.We dissected a frog to examine its internal organs.
Yeni yasa birazcık organize suçu kapsamalıdır.The new law should take a bite out of organized crime.
İnsan karmaşık bir organizmadır.Man is a complex organism.
Japonlar grup ya da organizasyona bireyden daha fazla dikkat etmektedir.The Japanese pay more attention to the group or the organization than to the individual.
Otobüs servisi boykotunu organize etti.He organized a boycott of the bus service.
Gözleri onun en iyi organıdır.Her eyes are her best feature.
O asıl branş olarak organik kimya okuyor.She majors in organic chemistry.
Penis, erkek üreme organlarından biridir.The penis is one of the male reproductive organs.
Bazı dinler organ bağışına karşıdır.Certain religions are against organ donation.
Patronumuz bugünkü temizliği organize etti.Our boss organized today's clean-up.
Organik gıda genellikle daha pahalıdır.Organic food is usually more expensive.
Merkezî sinir sistemi dört organdan oluşur.The central nervous system consists of four organs.
Dosyalarını organize etmek için hangi metodu kullanıyorsunuz?What method do you use to organize your files?
Kanser farklı organlara yayıldı.The cancer had spread to several organs.
Sen hiç öldükten sonra organlarını bağışlamayı düşündün mü?Have you ever thought about donating your organs after you die?
Öldükten sonra hiç organlarınızı bağışlamayı düşündünüz mü?Have you ever thought about donating your organs after you die?
Öldükten sonra organlarını bağışlamayı hiç düşündün mü?Have you ever thought about donating your organs after you die?
Besleyici yiyecek sağlıklı organları desteklemeye yardımcı olur.Nutritious food helps support healthy organs.
Hangi organizma sıtmaya neden olur?Which organism causes malaria?
İnsanın sindirim sisteminde milyonlarca yararlı organizma yaşamaktadır.Millions of beneficial organisms live in the human digestive tract.
Bakteriler mikroskobik organizmalardır.Bacteria are microscopic organisms.
Tom CDlerini bir sanatçıyla organize etti.Tom organized his CDs by artist.
Mary odasını organize etmeli.Mary needs to organize her room.
Organizasyon ne tür araştırma yapar?What kind of research does the organization do?
Deri, vücudun en büyük organıdır.The skin is the largest organ of the body.
Teksaslılar kendi ordularını organize etmeye başladılar.The Texans began to organize their own army.
Kim bu insanlardan bir ordu organize edecekti?Who was going to organize these men into an army?
Organizasyon başarısız oldu.The organization failed.
Benjamin Harrison'un kampanyası iyi organize edilmişti.Benjamin Harrison's campaign was well-organized.
Yaşam maddenin kapsamlı organizasyonundan başka bir şey değil.Life is but a sophisticated way of organising matter.
Organik gıda yemek paraya değer mi?Is eating organic food worth the money?
Organik gıda yemek maliyetine değer mi?Is eating organic food worth what it costs?
Organların satışı yasal hale getirilirse potansiyel sağlık sorunları ortaya çıkabilir.If the sale of organs is legalised, potential health problems may arise.
Tom sadece organik gıda yer.Tom only eats organic food.
Tom Mary'nin partiyi organize etmesi için kredi almasına izin verdi.Tom let Mary take the credit for organizing the party.
Tom işçileri organize ederek iyi bir iş yaptı.Tom did a good job organizing the workers.
Hayır organizasyonunda klarnet çalmam istendi.I've been asked to play my clarinet at a charity event.
Biz daha organize olmalıyız.We should get more organized.
Tom'un cüzdanında bir organ bağış kartı var.Tom has an organ donor card in his wallet.
Tom bir organ bağışçısı olmak için kayıt yaptırdı.Tom registered to become an organ donor.
Organ bağışçısı olmayı kabul edersen, birinin yaşamını kurtarmasına yardım edebilirsin.If you agree to become an organ donor, you may help save someone's life.