Ana içeriğe geç
Sözlük

organ ile cümle

organ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Geçtiğimizde bu deneyi Koreli bir yayın organı için yaptım.So I ran this experiment recently for the Korean Broadcasting System.
Yani ilişkisel bir evrende bir kendi kendini organize etme sürecine ihtiyacımız var.So in a relational universe we must have processes of self-organization.
Fakat Essex'te doğmuş olmak 16 yaşımda, bir organizasyona katıldım.But having been born in Essex, at the age of 16, I joined an organization.
17 yaşımda, bu organizasyona Cambridge Üniversitesi'nden yeni üyeler topluyordum.At the age of 17, I was recruiting people from Cambridge University to this organization.
22 yaşımda, bu organizasyonun Daminarka'daki kuruculuğunu yaptım.At the age of 22, I was co-founding this organization in Denmark.
Ben email kullanmayı, kullandığım radikal organizasyondan öğrendim.I learned how to use email from the extremist organization that I used.
Neden radikal organizasyonlar, ister aşırı sağ, ister radikal İslam olsunWhy is it that extremist organizations, whether of the far-right or of the Islamist extremism --
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Without freedom of belief, you don't have the right to join organizations.
Bu organik pamuktan yapılma bir boyun yastığı.This is an organic pure cotton neck pillow.
Yüzde yüz organik saf pamuktan.100% organic pure cotton certified.
Biliyor musunuz, bütün bu organizmaları kullanılmış parşömenler gibi düşünüyorum.And you know, I think of all of these organisms as palimpsests.
Bir yapı yaratarak iki organizmanın ne kadar uzak olabileceğini görmek istedi.So one thing that he did not know about is evolution-- this idea of common ancestry.
Çalıştırması gerçekten de en pahalı olan organdır.It's a really expensive organ to run.
Bu genç adam organik sebzeler topluyor.This young man is picking organic vegetables.
Cava Adası'ndan bir adam geldi, yeni bir organik tarım çeşitiyle.A man came from Java with a new kind of organic agriculture.
Ama bu,tekrar söylüyorum,her organa uygulanabilir.But it's applicable, again, to every organ system.
Yabancı bir gökyüzünün altında, canlı organizmalar büyümektedir.Growing living structures under an alien sky ...
Elimde, doku benzeri, silikondan yapılmış bir organ modeli var.And I hold in my hand a tissue-mimicking phantom. It is made out of silicon.
Ayrıca belli yeni organizasyonel yaklaşımlar gerektirmektedir.It also requires certain new organizational approaches.
Ve özellikle, gördüğümüz şey görev organizasyonudur.And in particular, what we've seen is task organization.
Aslında bir organik tarım çiftliğiydi.It was essentially an organic farm.
Organik etler mi tüketmelisiniz yoksa tofu mu yemelisiniz?Should you eat organic meats or should you be eating tofu?
Fakat sayı olarak kalacaklar, organizmaya dönüşemeyecekler.But they're just going to stay numbers; they're not going to become organisms.
Bu organizasyonumuz tarafından yürütülen bir başkaldırıdır. Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu.This is an insurrection led by our organization, the Zapatista National Liberation Army.
Eğer hükümet dışı bir organizasyonda savaşıyorsanız, cinsiyetler arasındaki eşitliği seversiniz.If you are fighting in a non-governmental organization, you love equity between gender.
Bir aykırılık, aynı organizma içinde iki kez tekrar ediyorsa, bu tesadüf değildir.When you have two outliers in one organism, it's not a coincidence.
Üreme organlarınız yırtılırdı.Torn reproductive organs.
Züppelik küresel bir fenomendir. Küresel bir organizasyonuz. Bu küresel bir fenomen.Snobbery is a global phenomenon; we are a global organization, this is a global phenomenon.
Günümüzde, organ yokluğu nedeniyle ciddi bir sağlık hizmeti krizi yaşamaktayız.There's actually a major health crisis today in terms of the shortage of organs.
Adı "Organ Kültürleri".It's titled "The Culture of Organs."
Birkaç hafta içinde ürettiğiniz organ hastaya nakledilmeye hazı hale geliyor.A few weeks later, you have your engineered organ that we're able to implant back into the patient.
Biliyorsunuz, nakil için hazırlanan pek çok organ aslında kullanılmadan atılır.As you know, a lot of organs are actually discarded, not used.
Çünkü aslında bizim için en zor olanı katı organlar.Because in reality, our biggest challenge are the solid organs.
Bu normalde reklam ya da organ kopyalarını satmak etmektir.It's normally to sell advertising or copies of your organ.
Neticede organik yaratıklarız ve okul kültürü kesinlikle zorunlu.We are after all organic creatures, and the culture of the school is absolutely essential.
Kültür organik bir terim, değil mi?Culture is an organic term, isn't it?
Öyleyse bu, gelişen organizmaya ne kazandırır?So, what does that buy the developing organism?
Gelişen organizmaya kazandırdığı esneklik ve deneyime açıklıktır.Well, what it buys the developing organism is a plasticity and an openness to experience.
UAKV (IAPF), doğrudan eylem organizasyonudur, bir kolluk kuvvetidir.The IAPF is a direct-action, law enforcement organization.
Ve şimdi, 5 yıl sonra, müzeler için özel organizasyon görevlisi olarak çalışıyor.Now, five years later, she's a special events planner for museums.
Böylece ya hiçbir şey yapmayacak ya da gerçekten organizmaları öldürecek.So it'll either do nothing or it'll actually kill the organisms most of the time.
Çoğu zaman, organizmayı parçalayacaktır.Most of the time, it'll break the organism.
Yaşayan bir organizma gibi ama çok karmaşık teknolojiden oluşan bir yapı olacak.It will be more like a living organism than just a collection of very complex technology.
Utanç hakkında bilmeniz gereken diğer şey ise tamamen cinsiyete göre organize olduğu.The other thing you need to know about shame is it's absolutely organized by gender.
Utanç kadın ve erkekler için aynı his, ama cinsiyete göre organize oluyor.Shame feels the same for men and women, but it's organized by gender.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.And we actually looked through all their organs and tried to figure out what was going on.
Çocuğu olanlar, ya da tanıyanlar onların inanılmaz karmaşık organizmalar olduğunu bilirBut anyone who's ever had or knows small children knows, they're incredibly complex organisms.
Bu değişik tiplerde üreyen iki organizmanın çaprazlanmasında da kullanılabilir.It could be useful for a whole set of different types of crosses between two reproducing organisms.
Ve şimdi aslında için hazır Bir organizmanın dönüşür.And it's now ready to essentially turn into an organism.
Ve bu organizmanın içine açmak için neler olup bittiğini.And this is what's going to turn into the organism.
Ve siz, bu organizmanın, Tamam, Sal ki, ne buraya bu mor hücreleri tüm?And you say, OK, Sal, if that's the organism, what's all of these purple cells out here?
Yani organizmanın sporun dışında ya da büyümeye başlıyor.So the organism is beginning to spore out or grow.
Gallup organizasyonu, New York bölgesinden 82 kararsız seçmen seçti.The Gallup organization chose 82 uncommitted voters from the New York area.
Olimpiyat'ları organize ettim ve bütçeyi dengeledim.I ran the Olympics and balanced the budget. I ran the
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.This is an example of what an organized society can do, a society that acts.
Organize etmeye devam ediyor.He keeps organizing.
Yongmun organizasyonunun başıdır ve şehirdeki tüm paralı askerleri kontrol eder.She controls all the mercenaries in the city, and is the head of the Yongmun organization.
Sen Yongmun Organizasyonu'nun alçak liderisin.You're the infamous head of the Yongmun Organization.
Buraya seni resmi olarak organizasyonumuza davet etmek için geldim.I have come here to personally invite you to our organization.
Organizasyonunuzun gizli lideri için mi?The secret head of your organization?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod