org ile cümle
org kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu organize bir topluluğun yapabileceklerine örnektir, harekete geçen bir topluluk.This is an example of what an organized society can do, a society that acts.
Organize etmeye devam ediyor.He keeps organizing.
Yongmun organizasyonunun başıdır ve şehirdeki tüm paralı askerleri kontrol eder.She controls all the mercenaries in the city, and is the head of the Yongmun organization.
Sen Yongmun Organizasyonu'nun alçak liderisin.You're the infamous head of the Yongmun Organization.
Buraya seni resmi olarak organizasyonumuza davet etmek için geldim.I have come here to personally invite you to our organization.
Hırsızların bile örgüt seviyesi var.Even thieves have organized levels.
Organizasyonunuzun gizli lideri için mi?The secret head of your organization?
Organizasyonunuzun başının... ...sen olmadığını biliyorum.I found out that the head of your organization... ...wasn't you.
Şu anda bizi, organizasyonumuzu biliyorsun, dostumuz değilsen, düşmanımızsın.Now that you know our organization, if you are not our friend, you are our foe.
Organizasyonun başı kim?Who is the head of the organization?
Ben aslında benim kadar koymak için organizatörler teşekkür etmelisin birI actually I should thank the organizers for putting me as a chair of this session because
Chicago'da "Project Exploration" diye bir organizasyon - hayır kurumu - başlattık.We've started in Chicago an organization -- a non-profit organization -- called Project Exploration.
İsmi Madhav Chavan, ve kendisi Pratham adında bir organizasyon kurdu.His name is Madhav Chavan, and he created something called Pratham.
Eğitim alanında dünyadaki en büyük sivil toplum örgütü.It's the largest NGO in education in the world.
- No, we work for the organization company.- No, we work for the organization company.
BMD, bölgede öylesine saygı duyulan bir organizasyon haline geldi kiBMA has become such a respected event in the region that government officials in the region,
Ve yüz organlarından biri 20 nanometre civarında, ve bu bir karmaşık üç boyutlu yapı.And that has feature sizes down to about 20 nanometers, and it's a complex 3D structure.
Organize edeceğim, yöneteceğim... ...ve onu dünyaya sunacağım.I'm going to organize it and direct it and get it going in the world.
Bunu zaten yapan çok harika organizasyonlar var.And there are incredible organizations that are out there doing this already.
Subtitles downloaded from www.OpenSubtitles.orgSo that's, you know, coming along.
Ayrıca ter-arılarımız var, bunlar etrafta uçuşan küçük organizmalar.We also have the sweat bees, and these are little gems flying around.
Ve bizim bu organizasyon şeklimiz, kafanızda bulunan hiçbir geleneksel organizasyonla örtüşmüyor.And the way that we're organized is not like any traditional organization you can imagine.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.But experience in creating an organization.
Kaplanmışlar.Bu çatlaklar organik materyallerle kaplanmışlar.They are coated. These fractures are coated with organic materials.
Yani sıvı suyumuz, organik materyallerimiz ve yüksek ısımız var.So we have, possibly, liquid water, organic materials and excess heat.
Bütün akli organlar uyarıldı.Every mental organ addressed.
O zaman bir org yapabilirsiniz.Well, then you could do an organ.
Burada kanserojenleri gruplandıran beş ayrı organizasyon var.These here are five different organizations that classify carcinogens.
Of course not, you're the one who organized everything after all.Of course not, you're the one who organized everything after all.
Doğa kendini organize eden sistem kullanır.Nature uses self-organizing systems.
Kendini organize eden desenlerin bu oyunda kendiliğinden ortaya çıktığını görürsünüz.Well, you see self-organizing patterns that spontaneously occur in this board game.
Gana'daki insanlar kendinden organize olan desenleri bilirler. Bunu stratejik olarak kullanırlar.And the folks in Ghana knew about these self-organizing patterns and would use them strategically.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.Self-organization is why the AlDS virus is spreading so fast.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.And there is the underlying wireframe mesh.
Bunu hücrelerle yapabildiklerine göre, organizmalar için de yapabilirler.Once they could do that with cells, they could do it with organisms.
"İlk yapay organizma ve bunun doğuracağı sonuçlar""The first artificial organism and its consequences."
Dünya tarihinde ilk defa organizmaları tasarlama yeteneğine sahip olduk.For the first time in the history of this planet, we are able to directly design organisms.
Fakat bazen, bitkiler veya hayvanlar gibi karbon temelli organizmalar toprakta sıkışır.But sometimes, carbon based organisms like plants or animals get stuck in the earth.
"Evrim Yolu ile Hastalık Hapan Organizmaları Akıllıca Tasarlamak""Using Evolution to Design Disease Organisms Intelligently."
Zararlı organizmaları nasıl daha az zararlı hale getirebiliriz?How can we make the harmful organisms more mild?
Başlangıçta da belirttiğim gibi konuşmaya ishale neden olan organizmalar ile başlayacağım.And I'm going to be talking, to begin with, as I said, about diarrheal disease organisms.
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.Sometimes, you get disease organisms that don't rely on host mobility at all for transmission.
Bir diğer deyişle, bu veriler bu organizmaları evcilleştirebileceğimizi gösteriyor.In other words, this suggests that we could domesticate these organisms.
Karıncaları inceliyorum, çünkü örgütlerin nasıl işlediğine kafa yormayı severim.I study ants, and that's because I like to think about how organizations work.
Sorum; sadece koloninin nasıl organize olduğu değil... ...faaliyetini nasıl değiştirdiğidir de.That's not just how is the colony organized, but how does it change what it's doing?
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.Instead, something about the organization must be changing as the colony gets older.
Organik yiyecekler"Well, isn't blank the answer?" -- organic food,
Okullar, sehirler, Sivil Organizasyonlar ve sizler icin hazir olacaktir.It is also available for school, cities, NGOs and you.
Bizim alışık olarak düşündüğümüz organize birşey değildi.It wasn't organized in the way we often think of it.
İşte açıkça görülüyor ki, bu, organik bir çevrimin parçası olan organik bir şehir.So this was obviously an organic city, part of an organic cycle.
Mensa, bildiğiniz gibi, yüksek IQ'lu insanlara yönelik uluslararası bir organizasyon.Mensa, as you know, is an international organization for people with very high IQ.
Pink'in bölüğü ve bir başka bölük tüm günlerini tel örgülerin dışında geçirdi.Pink's squad and another squad spent their entire day outside the wire.
Oliver's using the photocopier. He's doing 500 fliers for some party he's organised.I get travel-sick.
Ama kesinlikle... Yasadışı bir organizasyonla ilişkisi olmalıHowever... he might have connections with a secret organisation
Mesela şu dosyadaki organizasyon gibiOrganisation A as referred to in the file
Dedikodulara göre organizasyondaki her adam... küçüklüklerinden beri Patron tarafından yetiştirilmişFrom what I hear, all men in the organisation... have been trained by the boss since they were kids
Organizasyon hakkında pek bilgimiz yokWe have scanty information on the organisation
Drupal 7'yi şimdi drupal.org sitesinden indirin.Download Drupal 7 now from drupal.org.
Lütfen cinsel organı olmayan misafirimize merhaba deyin, Ted!Please welcome, a guest without genitals, Ted!
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.This is the field of biologic replacements, where we replace worn-out parts with new, natural ones.