Sonunda biz Golgi organları olsun.Ի վերջո հասանք Գոլջիի ապարատին
Ve bu endoplazmik retikulum ve nerede Golgi organları devreye girer.Եվ ահա այստեղ են էնդոպլազմային ցանցն ու գոլջիի ապարատը դեր խաղում:
Düz endoplazmik retikulum yoluyla tüm yolculuk yolu kadar Golgi organları alır.Անցնում է հարթ ԷՑ-ի միջով այնպես, որ հասնի Գոլջիի ապարատ
Golgi organları bağlar.Կապում է գոլջիի ապարատին
Sonra Golgi organları, proteinler, tomurcuk ve membran ile biraz.Հետո Գոլջիի ապարատը, սպիտակուցները դուրս են գալիս և մի փոքր մեմբրանից են վերցնում.
Sadece büyük bir membrana bağlı organel için genel bir terimdir.Ուղղակի ընդհանուր տերմին է բոլոր մեծ թաղանթով շրջապտված օրգանոիդների
Ve bir kez daha, bir organel nedir?Եվ նորից, ինչ է օրգանոիդը
Yani mitokondri, bu organellerdir tek seferde atalarının bağımsız prokaryotlar olabilir.Միտոքոնդրիումները օրգաններ են, որոնց նախնինները մի ժամանակ եղել են անկախ պրոկարիոտներ
Ve ben ama, fotosentez videoları detaya bilmek güzel. Bunlar diğer organelleri.Եվ ես կմանրամասնեմ ֆոտոսինթեզի տեսանյութում, բայց լավ է իմանալ սրանք այլ օրգանոիդներ են
Umarım, size nasıl daha iyi bir büyük resim görünümü şeyler içinde organize edilir.Հուսով եմ, ունեցար ավելի մեծ պատկերացում,թե ինչպես է ամեն բան կազմակերպված իր ներսը
Hayatta kalmak için insanların organize olması gerekiyordu.In order to survive Humans have had to organise themselves.
İşte çetenin organizasyon şeması bu şekilde görünüyor.So here's what the org chart of the gang looks like.
Organik, biyolojik yaşamda dört milyar yıl geçmiş durumda.There's been four billion years of organic, biological life.
Dünyanın en büyük oyun tasarım organizasyonuna ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz.We are so proud to be hosting, this, the World's largest game creation event.
Bunlar nasıl kompleks bir organizma oluşturur? En basit cevap şudur:And the reason why they talk about amino acids is because those are the building blocks of proteins.
Taş ondan daha büyük, çünkü organik değil.The stone is bigger than her because stone is an organic.
Organizasyonun bir üst seviyesinde ise genler bulunur.Moving up a level of organization, we have genes.
Ama bakın erkeklik organı ve dişilik organı mikroskoptan nasıl görünüyorlar.There's the stamen and the pistil.
Bu erkeklik organı.But look what the stamen and the pistil look like in a microscope. That's the stamen.
Bize bol pantolonlar ve yeni kalp atışları veren kasaba organik olanlara eve dönüşüyor.The borough that gave us baggy pants and funky fresh beats is becoming home to the organic ones.
Süper organizmalar sadece bireyleri çalışarak anlaşılamayacak özelliklere sahiptirler.Superorganisms have properties that cannot be understood just by studying the individuals.
Çünkü meme son derece politik bir organ haline geldi.Because the breast has become a very political organ.
Bu yüzden, insanların organ naklini reddetmelerini önlemek için kullanılır.So people take it to prevent organ transplants from being rejected.
Nobel Barış ödülü alanlara, STKlara, çeşitli organizasyonlara-- tam anlamıyla herkese yazdık.Nobel Peace laureates, NGOs, faiths, various organizations -- literally wrote to everybody.
Sequoia sempervirens, Dünya üzerinde yaşayan en uzun canlı organizmadır.Sequoia sempervirens is the tallest living organism on Earth.
Sekoyayı, yaşayan canlı bir organizma olarak nasıl hayat ettiğinizi öğrenmek istiyorum.I'm going to ask you to imagine what a Redwood really is as a living organism.
Ama onu bir çeşit büyük organizma olarak da düşünebiliriz.But we can also think about it as kind of a large organism.
Dünyadaki her organizma... ...mirasını burada saklıyor... ...hareketli bir kütüphanede.Every organism on Earth... ...contains as its inheritance and legacy... ...a portable library.
En basit organizma, bir virüs bile... ...10,000 bit ile açıklanabiliyor.The simplest organism, a virus... ...needs only about 10,000 bits.
Uygarlık da bu organımızın eseri diyebiliriz.Civilization is a product of the cerebral cortex.
Organismanın bir parçası haline geliyorlar.They become part of the organism.
Aslında organizmayı tanımlayan başka bir yol düşünemiyorum. .I can't imagine any other way to actually define an organism.
Sarı kısım, organizmanın evrimsel DNAsı.The yellow is the organism's historic DNA.
Bazen kodladığında, diğer organizmanın DNAsının küçük bölümleriyle uğraşır. .Sometimes when it codes, it takes up little sections of the other organism's DNA.
Yani aslında olan, bir organizmanın DNAsını kesip başka bie organizmaya taşımak. .So it's actually cutting parts of DNA from one organism and bringing it to another organism.
Ve bu DNAyı başka bir organizmaya enjekte edebilir.And infect that DNA into the next organism.
Ve gerçekten bu organizmalar arası zıplayan DNAya sahipsiniz. .So you actually have this DNA, this jumping, from organism to organism.
Burada baktığınız ise okyanustan fışkıran kimyasallardan oluşan inanılmaz bir borulu org.What you're looking at is an incredible pipe organ of chemicals coming out of the ocean.
Organik yapılarının tamamı mükemmel şekilde korunmuş.All their organics are perfectly preserved.
Bu TED toplantısının sponsorlarından bazıları bu tarz organizasyonlardır.And some of the sponsors of this TED meeting are such organizations.
Orgullo como usted escribió.Orgullo como usted escribió.
30.57 Amigo, tienes o el orgullo.30.57 Amigo, tienes o el orgullo.
Organizasyonları nedir? Bu arada sadece organizasyon şemasından bahsetmiyoruz.What's their organization, and by the way not just on the org chart.
Müşterinin ve ekibinin mutlu olmasını, senin de bu şekilde organize olmanı önemsiyorum.I care that your customer and your team is happy and you're organized with that.
Atomları, vücuttaki organları, iklimi, ya da giydiğin giysileri düşün...Think about atoms, body parts, climate, or the clothes you wear.
Ben Moly Lee. tüm tahılları, karaciğeri, organik etleri, cevizi ve tohumları verebiliriz.These foods include whole grains, liver, grass fed organic meats, nuts, and seeds.
Sarıyla gösterilmiş alan, hipokampla başlıyoruz ki bu hafıza organıdır.So we'll start with the hippocampus, shown in yellow, which is the organ of memory.
Hatta ekonomik büyümesinden dolayı çok uluslu organizasyonlardan övgü alıyorlardı.In fact, it attracted accolades from multinational organizations because of its economic growth.
Onlar doktor, muhalif, sanatçı ve organizatörlerdi.They were doctors and dissidents, artists and organizers.
Haşereler - altı bacaklı organizmalar ve örümcekler ya da maytlar, sekiz bacaklı organizmalar.Let's have a look at that.
GDO'lar yok, genetiği değiştirilmiş organizmalar, her neyse.There are no GMOs -- genetically modified organisms -- whatsoever.
Ama organlar beklemez. Onlarla vedalaşamadan ameliyata girdim.But organs don't wait, and I went into surgery before I could say goodbye.
Keşke daha organize olabilseydi."I just wish it were more organized."
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.That's why casual sex isn't so casual.
Seks dürtüsünü öldürdüğünde, orgazmı da öldürüyorsun.And when you kill the sex drive, you kill orgasm.
Orgazmı öldürdüğünde, bağlılığa yol açan maddelerin salgısını öldürüyorsun.And when you kill orgasm, you kill that flood of drugs associated with attachment.
Stroma da burada bulunur. Bu da birçok organelde görebileceğimiz standart bir zar.And this is just a kind of standard membrane that we see in a lot of organelles.
Bu da birçok organelde görebileceğimiz standart bir zar.But this is actually a membrane within an organelle.
Ancak bu aslında organelin içinde bulunan bir zar.And then maybe there will be a phospho-bilipid layer.
Sonra, yaşayan organizmaları eklemeye hazırız.And then we're ready to add the living organism.