Bu orduyu finanse etmek için yeni bir kelle vergisi (Reichspfennig) konuyordu.Bol to začiatok pravidelného daňového systému, ktorý zabezpečoval peniaze na financovanie armády.
Sovyetler taze birliklerle 6. orduyu kuşatmaya başladılar.Sovieti zatiaľ podnikli sústredený útok na zvyšky 6. armády.
Öte taraftan Scipio ciddi şekilde yaralanmıştı ve orduyu kumanda edemiyordu.Bering je ponovno zelo zbolel in ni mogel poveljevati ladji.
Bu şartlar orduyu yeni bir lider aramaya itti.Šios aplinkybės vertė armiją ieškoti naujo vado tarp savų.
2 ve 6 lejyondan oluşan bir birlik orduyu oluştururdu.2 – 6 sujungti legionai sudarė armiją.
Orduyu yeniden düzenliyordu.Kariuomenę teko pergrupuoti.
Rıza Şah orduyu yeniden düzenledi.Reformavo TSRS reguliariąją armiją.
1 Eylül 1870'te Sedan Muharebesi'nde Fransız imparatorunu yakalayarak, bütün bir orduyu esir aldılar.Prie Sedano apsupta Prancūzijos kariuomenė 1870 m. rugsėjo 2 d. kapituliavo, imperatorius pateko į nelaisvę.
Orduyu disiplin altına aldı.Partei distsipliini õõnestati.
Orduyu yeniden düzenliyordu.Ordu taastas selle.
Bu durumda bu orduyu epey zayıflatmıştı.Samal ajal nõrgestas seda tohutu sõjaline jõupingutus.
Biz bir orduyuz.Somos Legión.
Böylece orduyu ikna eder.Das überzeugte das Militär.
Böylece orduyu ikna eder.Então, isso convence os militares.
Böylece orduyu ikna eder.I to przekonało wojskowych.
Böylece orduyu ikna eder.그래서 그 말이 군인들을 납득시켰습니다
Böylece orduyu ikna eder.Questo convince i militari.
Böylece orduyu ikna eder. Ve onlar içeri girer ve aslında 500 Meclisi'ni dağıtırlar.Eso convence a los militares, entran en la sala y disuelven el Consejo de los 500.
Böylece orduyu ikna eder. Ve onlar içeri girer ve aslında 500 Meclisi'ni dağıtırlar.Přesvědčí je, vojáci vtrhnou dovnitř a vlastně rozeženou Radu pěti set.
Böylece orduyu ikna eder. Ve onlar içeri girer ve aslında 500 Meclisi'ni dağıtırlar.Охорона вривається туди і врешті-решт розпускає Раду п'ятисот.
Böylece orduyu ikna eder. Ve onlar içeri girer ve aslında 500 Meclisi'ni dağıtırlar.Това убеждава военните и те влизат и на практика разпускат
Böylece orduyu ikna eder.Это убеждает военных.
Böylece orduyu ikna eder.فيقتنع الجيش بذلك.
Böylece orduyu ikna eder.彼らは中に入り、500人評議会を
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Maestro, ora che il Paese è circondato da minacce, c'è sempre più bisogno di rafforzare l'esercito.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Mästare, nu när vårt land hotas från alla håll- -måste vi stärka militären.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Mester, nu da vort land trues fra alle sider, - - må vi styrke militæret.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Mestre, agora que o país sofre ameaças de todos os lados, há a necessidade urgente de fortalecer os militares.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Mistrzu, teraz, kiedy kraj jest zagrożony ze wszystkich stron, wojsko trzeba wzmocnić za wszelką cenę.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Opettaja, nyt kun maata uhataan joka suunnalta- -armeijaa pitää vahvistaa.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Δάσκαλε, τώρα που η χώρα απειλείται από παντού, είναι ανάγκη να ενισχυθεί ο στρατός.
Efendim, ülke dört bir yandan tehdit altında, acilen orduyu güçlendirmek gerekiyor.Учитель, теперь, когда стране угрожают со всех сторон, необходимо срочно укрепить армию.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz. Kadın:女性:男達が兵隊を
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Không gì khiến quân đội sợ hơn là chống đối phi bạo lực.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.비폭력적인 반대세력입니다.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Nada amedronta mais o exército do que a oposição não-violenta.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Nada asusta más al ejército que la oposición no violenta.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Nichts verängstigt die Armee so, wie eine gewaltlose Opposition.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Nic nevyděsí armádu víc než nenásilná opozice.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Nic nie przeraża armii tak, jak pokojowa opozycja.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Niets schrikt het leger meer af dan geweldloze oppositie.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Nimic nu sperie armata mai tare decât opoziţia nonviolentă.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Rien ne fait plus peur à l'armée que l'opposition non violente.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Semmi sem rémiszti meg jobban a hadsereget, mint az erőszakmentes ellenállás.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Tidak ada yang lebih menakutkan bagi tentara dibandingkan lawan yang antikekerasan.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Τίποτα δεν τρομοκρατεί τον στρατό περισσότερο από την ειρηνική αντίσταση.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Ничто не пугает армию больше, чем ненасильственное сопротивление.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Нищо не плаши армията повече от ненасилствена съпротива.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Нічого так не лякає армію, як ненасильницький опір.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.יותר מאשר התנגדות אזרחית בלתי אלימה.
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.أكثر من المعارضة غير العنيفة.
İsrailli Eylemci: Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Attivista israeliano: niente spaventa di più l'esercito dell'opposizione non violenta.
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Kimbly, insieme prenderemo Bradley e annienteremo questo esercito corrotto!
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Kimbly, juntos, apanharemos o Bradley e destruiremos este maldito exército!
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Kimbly, juntos atraparemos a Bradley y acabaremos con este ejército corrupto.
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Kimbly, razem dorwiemy Bradleya i załatwimy tę wredną żandarmerię!
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Kimbly, yhdessä me voitamme Bradleyn- -ja kukistamme armeijan.
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Sammen kan vi ordne Bradley - - og gøre en ende på militæret.
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Tillsammans kan vi ta Bradley- -och göra slut på militären.
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Κίμπλι, μαζί θα πιάσουμε τον Μπράντλεϊ. Θα ρίξουμε από την εξουσία αυτόν τον σάπιο στρατό!