orası ile cümle

orası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Orası eski haritalarda "Burada canavarlar olur." diye işaretlenen yer.Място, отбелязано на древните карти с "Тук има чудовища."
Orası eski haritalarda "Burada canavarlar olur." diye işaretlenen yer.Это одно из тех мест, о которых на древних картах указано, что там водятся монстры.
Orası eski haritalarda그곳은 고대의 지도에 '괴물이 있는 곳'으로
Orası eski haritalardaMiejsce oznaczone na starożytnych mapach
Orası eski haritalardaSunt locuri marcate pe hărţile antice cu
Orası eski haritalardaזה מקום שמסומן במפות עתיקות
Orası eski haritalardaأنه مكان مشار عليه على الخرائط القديمة
Orası eski haritalarda「怪物の棲みか」と記される場所
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Allí oí decir que mi padre era un "muyahidín" que significa combatiente.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Daar hoorde ik zeggen dat mijn vader een "moudjahid" was, en dat betekent "krijger."
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Di sana saya mendengar orang-orang berkata ayah saya seorang "mujahidin" yang berarti "pejuang."
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Dort hörte ich, dass mein Vater ein "moudjahid" sei, das heisst, ein Kämpfer.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.그곳 사람들이 아버지가 "무자히드"라고 햇는데 그 말은 "전사" 라는 뜻입니다.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Là-bas j'entendais dire que mon père était un "moudjahid". ça veut dire un combattant.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Lì sentivo dire che mio padre era un "mujahid". cioè un combattente.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.M-am născut în Algeria. Acolo, auzeam că tatăl meu era un "moudjahid", adică, un luptător.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Ở đó tôi nghe người ta gọi bố tôi là một "moudjahid" có nghĩa là "lính".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Ott édesapámat úgy neveznék " mudzsahid" és ez "harcost" jelent.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Por lá ouvia dizer que o meu pai era um "moudjahid", que quer dizer um "combatente".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Tam sem slišala, da očetu pravijo "mudžahid", kar pomeni bojevnik.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Tam słyszałam, jak ludzie mówili, że mój ojciec jest "mudżahidem", a to oznacza "wojownika".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Tam všichni mému otci říkali "mudžáhid". Což znamená bojovník.
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Εκεί συχνά άκουγα τον κόσμο να αποκαλεί τον πατέρα μου "μουτζάχιντ¨ που σημαίνει "μαχητής".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Там хората казваха, че баща ми е "муджахид" това означава "боец".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Там я згодом почула, як люди називають мого батька "моджахедом" і це означає "борець".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.Там я слышала, как люди называли моего отца "моджахед", что значит "воин".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.שם שמעתי אנשים אומרים שאבי הוא "מוג'היד" וזה אומר "לוחם".
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.وكنت اسمع الناس هناك يطلقون لقب " مجاهد " على والدي أي " مقاتل "
Orası insanların babama "mücahit" dediğini duyacağım yerdi ve bu "savaşçı" demekti.「戦士」という意味です 後にフランスに移り 私は大人の話を盗み聴くのが大好きで
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.Acesta e statul de unde este John Kerry.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.C'était l'état de John Kerry.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.Das war der Heimatstaat von John Kerry.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.Dat was de thuisstaat van John Kerry.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.Đó là quê nhà của John Kerry
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.Era el estado donde residía John Kerry.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.Ez volt John Kerry székhelye.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.그 곳은 존 케리의 고향이죠.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.lo stato di cui è originario John Kerry.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.Rodzinny stan Johna Kerry'ego.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.Това е родният щат на Джон Кери.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.Це рідний штат Джона Керрі.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.Это родной штат Джона Керри.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.שהיתה מדינת הבית של ג'ון קרי.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.تلك ولاية جون كيري المركزية.
Orası John Kerry'nin doğduğu şehir.オバマが下でも驚くことはありません
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.Az a fajta hely, ahova mi, mint kanadaiak, bedobhatnánk Angliát, és soha nem találnák meg.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.Det är den slags ställe där vi kanadensare kunde lägga England och ingen skulle hitta det.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.Det er den slags steder vi, som canadiere, kunne placere England, og man ville aldrig finde det.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.É o tipo de lugar que nós, como canadianos, poderíamos lançar à Inglaterra, que eles nunca o encontrariam.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.Es ist die Art von Ort, den wir als Kanadier, England hinwerfen könnten und sie würden ihn niemals finden.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.È uno di quei posti in cui noi canadesi potremmo gettare l'Inghilterra, e non la troveranno mai.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.Het soort plaats waar wij, Canadezen, Engeland in kunnen doen verdwijnen.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.Inilah tempat di mana kami, sebagai orang Kanada, dapat melupakan Inggris seterusnya.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.우리 캐나다인들이 영국과 비교해도 비슷한 곳을 찾지 못할만한 곳입니다.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.Nó giống như một nơi người Canada chúng tôi có thể giấu nước Anh đi và họ sẽ không bao giờ tìm thấy
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.To miejsce gdzie my, Kanadyjczycy, moglibyśmy wrzucić Anglię i nikt by jej nie znalazł.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.Un ținut în care noi, canadienii, am putea arunca toată Anglia și niciodată n-ar mai găsi-o nimeni.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.Това е място, на което ние, като канадци можем да захвърлим Англия, и те никога няма да го намерят.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.Это одно из таких мест, которое мы, канадцы, могли бы отдать Англии, они бы всё равно его никогда не нашли.
Orası Kanadalılar olarak bizim İngiltere'yi kaçırdığımız ve orayı onların asla bulamayacağı bir çeşit yerdir.זהו מין מקום שאנו, הקנדים, היינו יכולים לשים בו את כל אנגליה והיא היתה אובדת בו.
İlgili Sayfalar