Ana içeriğe geç
Sözlük

orası ile cümle

orası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
O kadar sıcaklaşan tek yer orası.Это единственное достаточно горячее место.
Okun tabanını ele alırsak -ki en kolay nokta orası aslında-.Du kan ta längst ned i pilen; Det är kanske det enklaste
Okun tabanını ele alırsak -ki en kolay nokta orası aslında-.Ihr könnt die Unterseite des Pfeils nehmen, das ist vielleicht das einfachste
Okun tabanını ele alırsak -ki en kolay nokta orası aslında-.Můžete vzít spodek šipky, to bude možná lehčí.
Okun tabanını ele alırsak -ki en kolay nokta orası aslında-.Можете да вземете най-долния край на стрелката, това ще бъде може би най-лесно.
Okun tabanını ele alırsak -ki en kolay nokta orası aslında-.אפשר להסתכל על תחתית החץ, זה הכי קל.
Olumsuz. Orası BM'nin yetkisinde 64. Müdahale edemeyiz.Komando, di sini Super 64... ...milisi menembaki warga sipil di pusat pembagian pangan.
Olumsuz. Orası BM'nin yetkisinde 64.- Negativo, Comando. - <i>E jurisdição das Nações Unidas, 64.</i>
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.Alors je lui ai dit, "Ne t'inquiètes pas pour ça. Dis-moi seulement comment aller là-bas."
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.E eu disse-lhe: "Não te preocupes com essa parte. "Diz-me só como lá chegar."
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.E gli ho detto: "Non preoccuparti di questo. Dimmi solamente come arrivarci".
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.I-am spus: "Ignoră aspectul ăsta, spune-mi cum pot să ajung acolo."
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.저는 그에게 말했어요. "그 부분은 걱정하지 마세요. 그냥 그 곳에 어떻게 들어가는지만 알려주세요."
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.Och jag sa till honom: "Oroa dig inte för det. Berätta bara hur man tar sig dit."
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.Povedala som mu, "O to sa nestaraj. Len mi povedz, ako sa tam dostať."
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.Powiedziałam, że to nie problem, niech mi tylko powie, jak to zrobić.
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.Řekla jsem mu: "O to se nestrachuj, jen mi prozraď, jak se tam dostat."
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.Saya berkata,"Jangan khawatir. Beritahu saja bagaimana caranya untuk kesana."
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim."Trek je daar maar niets van aan, vertel me gewoon hoe ik daar kom."
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.Und ich antworte: "Mache dir darüber keine Sorgen. Sage mir einfach, wie ich dahin komme."
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.Và tôi bảo anh, "Đừng lo về việc đó. Hãy chỉ tôi cách đi đến đó đi."
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.Y le dije, "No te preocupes por esa parte. Solo dime cómo llegar allí".
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.Και του είπα, "Μην ανησυχείς για αυτό. Απλά πες μου πώς να πάω εκεί."
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.А я сказала ему: "Об этом не волнуйся. Просто скажи мне, как туда добраться".
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.Отговорих му да не тревожи за това. " Само ми кажи как да отида там", казах.
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.Я сказала: "Не переживай про це. Просто скажи, як доїхати".
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.אין לך בעל שמחכה לך?" אמרתי לו, "אל תדאג בקשר לזה
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.وقلت له: "لا تقلق بشأن ذلك الجزء. قل لي فقط كيفية الوصول إلى هناك. "
Ona "Sen orasını düşünme, sadece oraya nasıl gidebilirim, bana onu anlat." dedim.行き方を教えてくれるだけでいいの」と言いました この男性が 私を助けてくれました
Ondalık noktasının bir sağ tarafına giderseniz, orası ondabirler basamağını temsil eder. .만약 오른쪽 소수점으로 갈 때 이것은 10분의 1을 뜻합니다
Ondalık noktasının bir sağ tarafına giderseniz, orası ondabirler basamağını temsil eder. .Als je vervolgens een plaats naar de rechterkant van de komma gaat, dan zie je de tienden.
Ondalık noktasının bir sağ tarafına giderseniz, orası ondabirler basamağını temsil eder. .Aztán ha 1 számjeggyel tovább megyünk a tizedesvesszőtől jobbra, a tizedek helyi értékéhez érünk.
Ondalık noktasının bir sağ tarafına giderseniz, orası ondabirler basamağını temsil eder. .Następnie jeśli idziemy do pierwszego miejsca na prawo po przecinku to przedstawia dziesiątki.
Ondalık noktasının bir sağ tarafına giderseniz, orası ondabirler basamağını temsil eder. .Om du sen går platsen till höger om decimalkommat så står tiondelarna där.
Ondalık noktasının bir sağ tarafına giderseniz, orası ondabirler basamağını temsil eder. .Poi se vai un posto a destra della virgola, questo rappresenta i decimi.
Ondalık noktasının bir sağ tarafına giderseniz, orası ondabirler basamağını temsil eder. .Pokud se posuneme o jedno místo napravo - za desetinnou čárku, tak tohle představuje desetiny.
Ondalık noktasının bir sağ tarafına giderseniz, orası ondabirler basamağını temsil eder. .Αν μετά πάτε μία θέση δεξιά από το δεκαδικό σημείο, αυτό αντιπροσωπεύει δέκατα.
Ondalık noktasının bir sağ tarafına giderseniz, orası ondabirler basamağını temsil eder. .Когато отидем по- надясно на десетичната точка, в нашия случай това е броя на десетите.
Ondalık noktasının bir sağ tarafına giderseniz, orası ondabirler basamağını temsil eder. .فاذا انتقلنا منزلة واحدة الى يمين الفاصلة العشرية فهذا يوضح منزلة العشرات
Ondalık noktasının bir sağ tarafına giderseniz, orası ondabirler basamağını temsil eder. .これは 10分の1の位を示します. これは 10分の1,または,これは 10 の -1 乗の位とも
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.A ačkoli jsem říkal jim: Což jest ta výsost, kamž vy chodíváte? ale ona slove výsostí až do tohoto dne.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.A chociażem mówił do nich: Cóż to za wyżyna, do której wy chadzacie? Przecie ją zowią wyżyną aż do dnia tego.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.A riekol som im: Čo je to jaká výšina, na ktorú to vy chodíte? A tak sa volá výšinou až do tohoto dňa.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.E eu lhes disse: Que significa o alto a que vós ides? Assim o seu nome ficou sendo Bamá, até o dia de hoje.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.És mondék nékik: Micsoda e magaslat, a hova ti gyülekeztek? És nevezik nevét magaslatnak mind e mai napig.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.Io dissi loro: Che cos'è quest'altura alla quale voi andate? Il nome altura è rimasto fino ai nostri giorni
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.이에 내가 그들에게 이르기를 너희가 다니는 산당이 무엇이냐 하였노라(그것을 오늘날까지 바마라 일컫느니라)
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.Les dije: '¿Qué es este lugar alto adonde vais?' Y fue llamado su nombre Bamah, hasta el día de hoy
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.И Я говорил им: что это за высота, куда ходите вы? поэтому именем Бама называется она и до сего дня.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.Тогава им рекох: Що е това високо място, на което отивате, та да се нарича Вама* и до днес?
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.ואמר אלהם מה הבמה אשר אתם הבאים שם ויקרא שמה במה עד היום הזה׃
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.فقلت لهم ما هذه المرتفعة التي تاتون اليها. فدعي اسمها مرتفعة الى هذا اليوم.
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.我 就 對 他 們 說 、 你 們 所 上 的 那 高 處 叫 甚 麼 呢 . 那 高 處 的 名 字 叫 巴 麻 直 到 今 日
Onlara gittikleri bu puta tapılan yerin ne olduğunu sordum.› ›› Orası bugün de Bama adıyla anılıyor.我 就對 他 們說 、 你 們所 上 的 那 高 處叫 甚麼 呢 . 那 高處 的 名字 叫 巴麻直 到 今日
Onları Pina'ya gönder. Orası sakin.Me bomo to spremenile!
Onları Pina'ya gönder. Orası sakin.Nie damy się tak wykorzystywać!
Onları Pina'ya gönder. Orası sakin.Pošlete je do Piny, tam je klid.
- Onu nasıl aldın? - Orası biraz karışık.Bagaimana dia mendapatkannya?/ Ceritanya panjang.
- Onu nasıl aldın? - Orası biraz karışık.- Es una larga historia.
- Onu nasıl aldın? - Orası biraz karışık.Как ти го взе?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod