Ana içeriğe geç
Sözlük

orası ile cümle

orası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.Aber wie gesagt, diese Gegend ist wie ein Wildpark voller ausgestorbener Arten.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.A więc był to dla mnie park rozrywki ze skamielinami.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.Bueno, una vez allí, es una reserva animal, como dije, de animales extintos.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.Comunque, una volta che ci siete, eccovi nel luna park, come vi dicevo... un luna park estinto.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.Donc, une fois que l'on est arrivé là, c'est une réserve, comme je l'ai dit -- une réserve d'animaux éteints.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.Joka tapauksessa, kun lopulta pääsimme perille, edessämme oli kuollut eläinpuisto.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.어쨋든. 우리가 그곳에 도착했을때,
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.Maar toen we er waren, was het een wildpark zoals ik zei -- een uitgestorven wildpark.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.Oricum, odată de am ajuns acolo, este un parc de animale, cum am spus - de animale dispărute.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.Uanset hvad, da vi kom der, er det en forlystelsespark, som jeg sagde, en forlystelsespark.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.Τέλος πάντων, όταν επιτέλους φτάσαμε εκεί, είναι πάρκο θηραμάτων, όπως είπα, εξαφανισμένων θηραμάτων.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.Дослідження заповідника показало, що він сповнений вимираючими видами.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.И нашите предци са живели в този резерват, но са били малцинство.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.Что ж, исследование территории заповедника, показало, что он полон вымирающих видов.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.בכל אופן, כשהגענו מצאנו שטח ציד, כפי שאמרתי. שטח-ציד לשעבר.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.ومنتشرين كما هو حال الهومو سبينس(الإنسان العاقل) التي عليها نحن الآن.
Herneyse, bir kez oraya vardığımızda, orası bir oyun parkıydı, dediğim gibi, soyu tükenmiş bir oyun parkı.我々の祖先もそこに暮らしていたのですが
Heykelin bulunduğu yer de o yuvarlak alan, dolayısı ile orası için yapılmış olduğu düşünülüyor.Gdzie odnaleziono rzeźbę, więc uważamy, że została ona zaprojektowana tak, aby wypełnić tę przestrzeń.
Heykelin bulunduğu yer de o yuvarlak alan, dolayısı ile orası için yapılmış olduğu düşünülüyor.Kde byl nalezen výklenek a socha, takže soudíme, že byly myšleny právě pro ten otevřený prostor.
Heykelin bulunduğu yer de o yuvarlak alan, dolayısı ile orası için yapılmış olduğu düşünülüyor.Una nicchia e la scultura è stata trovata lì, così pensiamo, era destinata per quello spazio.
Heykelin bulunduğu yer de o yuvarlak alan, dolayısı ile orası için yapılmış olduğu düşünülüyor.Ж: Скульптуру нашли там, поэтому считается, что она предназначалась для этого места.
Heykelin bulunduğu yer de o yuvarlak alan, dolayısı ile orası için yapılmış olduğu düşünülüyor.І там була знайдена скульптура. І ми вважаємо, вона була призначена для ніші.
- Hiçbir şey. Orası biraz dar, şişko.Det är lite tight där nere, korpulent.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Ati crede ca vin din India. Este cel mai apropiat loc.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Je zou denken dat ze uit India komen. Dat is de dichtstbijzijnde plek.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.잠자리가 제일 가까운 인도에서 왔다고 생각하겠죠.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Man denkt, sie kommen von Indien herüber. Das ist der nächstgelegene Ort.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Man skulle tro at de kommer fra Indien. Det er det tætteste på.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Mọi người sẽ cho rằng chúng đến từ Ấn Độ. Đó là nơi gần nhất.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Mysleli by ste si, že prichádzajú z Indie. To je najbližšie miesto.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Nie przylatują z Indii.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.On pourrait penser qu'elles viennent d'Inde. C'est l'endroit le plus proche.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Sitä luulisi niiden tulevan Intiasta. Se on lähin paikka.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Uno pensaría que vienen de India. Es el lugar más cercano.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Valószínűleg azt gondolják, hogy a szitakötők Indiából jönnek. Ez a legközelebbi hely.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Vien da pensare che arrivano dall'India: è il posto più vicino.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Θα νόμιζε κανείς πως έρχονται από την Ινδία. Είναι το κοντινότερο μέρος.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Думаете, что они прилетают из Индии? Индия ближе всего.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.Човек би си помислил, че идват от Индия. Това е най-близкото място.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.הייתם חושבים שהם באים מהודו. זה המקום הכי קרוב.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.قد تعتقد أنها تأتي من الهند. أقرب الأماكن.
Hindistan'dan geldiklerini düşünüyor olabilirsiniz çünkü en yakın orası.思い出してください10月はインドもモルジブも
İçinde Arkansaslı beyaz çocukların fikirlerinin bolca bulunmadığı bir yarını. Ben orasını bilmem.Kami tak akan tinggalkan Somalia sebelum kami menemukannya.
İçinde Arkansaslı beyaz çocukların fikirlerinin bolca bulunmadığı bir yarını. Ben orasını bilmem.Um futuro com poucas ideias de "branquinhos" do Arkansas.
İçinde Arkansaslı beyaz çocukların fikirlerinin bolca bulunmadığı bir yarını. Ben orasını bilmem.Vi lämnar inte Somalia förrän vi hittat honom.
İsa, ‹‹Halkı yere oturtun›› dedi. Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.예수께서 가라사대 이 사람들로 앉게 하라 하신대 그 곳에 잔디가 많은지라 사람들이 앉으니 수효가 오천쯤 되더라
İsa, ‹‹Halkı yere oturtun›› dedi. Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.Аз съм истинската лоза, и Отец ми е земеделецът.
İsa, ‹‹Halkı yere oturtun›› dedi. Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.ויאמר ישוע צוו את העם לשבת ארצה וירק דשא לרב היה במקום ההוא וישבו לארץ כחמשת אלפי איש במספר׃
İsa, ‹‹Halkı yere oturtun›› dedi. Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.فقال يسوع اجعلوا الناس يتكئون. وكان في المكان عشب كثير. فاتكأ الرجال وعددهم نحو خمسة آلاف.
İsa, ‹‹Halkı yere oturtun›› dedi. Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.耶 穌 說 、 你 們 叫 眾 人 坐 下 。 原 來 那 地 方 的 草 多 、 眾 人 就 坐 下 、 數 目 約 有 五 千
İsa, ‹‹Halkı yere oturtun›› dedi. Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.耶穌說 、 你 們叫眾 人 坐下 。 原來 那 地方 的 草 多 、 眾人 就 坐下 、 數目約 有 五千
İşte orası tunanın gitmek istediği yer.Ahí es donde el atún quiere ir.
İşte orası tunanın gitmek istediği yer.C'est là que le thon veut aller.
İşte orası tunanın gitmek istediği yer.Dat is waar de tonijn naartoe wil.
İşte orası tunanın gitmek istediği yer.E' lì che è diretto il tonno.
İşte orası tunanın gitmek istediği yer. Ringa balık sürüsünde yem aramak istiyor.이곳이 참치가 가고자 하는 곳입니다 먹잇감을 원하기 때문입니다
İşte orası tunanın gitmek istediği yer. Ringa balık sürüsünde yem aramak istiyor.Oda igyekezne a tonhal is, hogy heringrajokból lakmározzon.
İşte orası tunanın gitmek istediği yer. Ringa balık sürüsünde yem aramak istiyor.Именно туда плывёт тунец, чтобы поохотиться на сельдь.
İşte orası tunanın gitmek istediği yer. Ringa balık sürüsünde yem aramak istiyor.לשם הדג רוצה להגיע, הוא ניזון מלהקות מליח.
İşte orası tunanın gitmek istediği yer. Ringa balık sürüsünde yem aramak istiyor.هناك حيث تريد التونة الذهاب ، أنها تريد أن تقتات في مدارس الرنجة
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod