Çünkü Internete gidiyorum, ki herkesin gittiği yer orası.Защото отивам към Интернет, накъдето отиват всички.
Çünkü Internete gidiyorum, ki herkesin gittiği yer orası.Потому, что я выхожу в интернет, куда все выходят.
Çünkü Internete gidiyorum, ki herkesin gittiği yer orası.כי אני הולכת לאינטרנט, לאן שכולם הולכים
Çünkü Internete gidiyorum, ki herkesin gittiği yer orası.لأنني أنا ذاهبة للإنترنت , حيث كل الناس يذهبون .
Çünkü Internete gidiyorum, ki herkesin gittiği yer orası.インターネットは単語を集めるのにはすごく良い場です
Çünkü orası benim evim. <i>İnanamıyorum! Baek Seung Jo ile kahvaltı yapıyorum.De ce ai iesit de acolo? <i> Pentru ca e casa mea. <i>Nu pot sa cred!
Çünkü orası benim evim. <i>İnanamıyorum!För att det är mitt hus. Jag kan inte tro det! Att kunna äta frukost med Baek Seung Jo.
Çünkü orası benim evim. <i>İnanamıyorum!<i> لأنه منزلي <i> لا أصدق ذلك! أتناول الفطور مع بيك سيونغ جوو
Çünkü orası benim evim. <i>İnanamıyorum!<i>信じられない!<br >ペク・スンジョと一緒に朝食 食べてる <i>どうしよう
Çünkü orası benim evim. <i>İnanamıyorum!Weil es mein Haus ist. Ich kann es nicht fassen! Ich frühstücke mit Baek Seung Jo.
Çünkü orası benim evim. <i>İnanamıyorum!Επειδη είναι το σπίτι μου. Δεν το πιστεύω! Παίρνω το πρωινό μου με τον Μπεκ Σουνγκ Τζο.
Çünkü orası benim evim. <i>İnanamıyorum!.בגלל שזה בית שלי .אני לא יכולה להאמין. אני אוכלת ארוחת בוקר עם באק סונג גו
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Aici este punctul în care începe adevărata muncă pentru administrație.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Bởi đó là nơi những công việc thực sự của chính phủ diễn ra.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Bo to ona jest najistotniejsza w pracy rządu.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.그것이 바로 정부의 진정한 역할이 발현되는 시점이기 때문입니다.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Mert itt történik az állam igazi munkája.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Parce que c'est là que se passe le vrai travail de gouvernance.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Perché è lì che si svolge il vero lavoro delle amministrazioni.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Porque é aí que é feito o verdadeiro trabalho do governo.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Porque es allí donde ocurre el verdadero trabajo de gobierno.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Pretože to je miesto, kde prebieha skutočná práca štátu.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Protože to je místo, kde se odehrává reálná práce vlády a státní správy.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Weil das ist, wo die eigentliche Regierungsarbeit stattfindet.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Γιατί εκεί είναι που πραγματοποιείται το αληθινό έργο της κυβέρνησης.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Бо саме в ній відбувається реальна робота уряду.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Защото там се върши истинската работа на правителството.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Потому что именно там и работает правительство.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.מפני ששם העבודה האמיתית של הממשל מתרחשת.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.لأن ذلك حيث يحدث العمل الحكومي الحقيقي.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.官僚機構で動く政府の仕組に取り組む必要があります
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Bởi vì đại dương nằm đó."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Bo tam jest cały ocean".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Karena di sana ada banyak lautan."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."거긴 전부 바다이기 때문이죠."라고 합니다.
Çünkü orası okyanusun olduğu yer.""Mert ott a nagy óceán."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Omdat daar de echte oceaan is."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Parce que c'est là où tout l'océan se trouve".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Pentru că acolo este oceanul întreg".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Perché è lì che c' è tutto l'oceano".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Porque allí está todo el océano".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer.""Porque é lá que está todo o oceano."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Pretože je to miesto, kde je všetok oceán."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Protože tam je oceán."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer.""Warum fahre ich nach Kiribati? Weil dort der ganze Ozean ist."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Επειδή εκεί είναι ο ωκεανός".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Защото там е целият океан."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Потому что там находится весь океан".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."כי שם נמצא כל האוקינוס."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."لأن حياة المحيط كلها هناك."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."それは基本的に一つの国で
Çünkü orası tarlaların bereket döngülerini sağlamak için her yıl kurbanlar verdiğimiz kutsal sunak."- for at holde gang i markernes frugtbarhedscyklus."
Çünkü orası tarlaların bereket döngülerini sağlamak için her yıl kurbanlar verdiğimiz kutsal sunak."안으로 들여보낼 수는 없습니다." 라고 했습니다.
Çünkü orası tarlaların bereket döngülerini sağlamak için her yıl kurbanlar verdiğimiz kutsal sunak.""para manter os ciclos anuais de fertilidade para os campos."
Çünkü orası tarlaların bereket döngülerini sağlamak için her yıl kurbanlar verdiğimiz kutsal sunak."כדי לשמור על מחזורי השנה של הפוריות עבור השדות."
Çünkü orası tarlaların bereket döngülerini sağlamak için her yıl kurbanlar verdiğimiz kutsal sunak."للحفاظ على تلك الدورات السنوية للخصوبة في الحقول ".
Çünkü orası tarlaların bereket döngülerini sağlamak için her yıl kurbanlar verdiğimiz kutsal sunak."考えてみると 肥沃のサイクルというのは
Doğru pozisyonda olmalısınız ve doğru ışığı bulmalısınız, açıdan dolayı orası gölgede kalmamalı.전신 거울이라면 더 좋고요. 완벽한 조명 아래 완벽한 자세를 취해야 하잖아요.
Doğru pozisyonda olmalısınız ve doğru ışığı bulmalısınız, açıdan dolayı orası gölgede kalmamalı.Temos de encontrar a posição e a luz perfeitas e depois fica na sombra dado o ângulo em que estamos.
Doğru pozisyonda olmalısınız ve doğru ışığı bulmalısınız, açıdan dolayı orası gölgede kalmamalı.Trebuie să ai poziția perfectă, cu lumina perfectă care apoi e umbrită de unghiul în care ești.