Ana içeriğe geç
Sözlük

oranla ile cümle

oranla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Amerikanlar üniversiteye gittiğinde ve birbiriyle evlendiğinde boşanma oranları çok düşer.Quando gli americani vanno all'università e si sposano tra di loro, il tasso di divorzio è molto basso.
Amerikanlar üniversiteye gittiğinde ve birbiriyle evlendiğinde boşanma oranları çok düşer.Wenn Amerikaner aufs College gehen und untereinander heiraten, sind die Scheidungsraten sehr niedrig.
Amerikanlar üniversiteye gittiğinde ve birbiriyle evlendiğinde boşanma oranları çok düşer.Όταν οι Αμερικανοί σπουδάζουν και παντρεύονται, έχουν πολύ χαμηλά ποσοστά διαζυγίων.
Amerikanlar üniversiteye gittiğinde ve birbiriyle evlendiğinde boşanma oranları çok düşer.Когда американцы идут в колледж, а после женятся, показатели разводов очень низкие.
Amerikanlar üniversiteye gittiğinde ve birbiriyle evlendiğinde boşanma oranları çok düşer.ה"ניו יורק טיימס" סוף סוף שם לב לאסטרואיד הזה עם כתבת-שער ביולי שעבר
Amerikanlar üniversiteye gittiğinde ve birbiriyle evlendiğinde boşanma oranları çok düşer.عندما يذهب الاميركيين الى الجامعة و يتزوجون من بعضهم البعض لديهم معدل منخفض في نسبة الطلاق
Amerikanlar üniversiteye gittiğinde ve birbiriyle evlendiğinde boşanma oranları çok düşer.アメリカはとても低い離婚率を誇っていました 収入は多く 子供の将来に投資をし
Ana sonuç değişkenleri, eroin kullanıcıları arasındaki tedavide kalma ve ölüm oranlarıydı.Hoidossa pysyminen ja heroiininkäyttäjien kuolleisuus olivat tärkeimmät tulosmuuttujat.
Ana sonuç değişkenleri, eroin kullanıcıları arasındaki tedavide kalma ve ölüm oranlarıydı.Per esempio, Bulgaria
Ana sonuç değişkenleri, eroin kullanıcıları arasındaki tedavide kalma ve ölüm oranlarıydı.Wichtigste Ergebnisvariablen waren der Verbleib in der Behandlung und die Mortalität unter Heroinkonsumenten.
Ancak bunların eş olduklarını söylemiyoruz, sadece oranlarına bakıyoruz.두 개의 '길이'가 아니라 '길이의 비율'을 말하는 것입니다
Ancak bunların eş olduklarını söylemiyoruz, sadece oranlarına bakıyoruz.Neříkáme, že jsou shodné, pouze říkáme, že jejich poměr...
Ancak bunların eş olduklarını söylemiyoruz, sadece oranlarına bakıyoruz.Завважте, ми не кажемо, що вони рівні, ми просто розглядаємо відношення.
Ancak bu oranlardan başka oranlar da var trigonometride.다른 삼각비 또한 존재하나
Ancak bu oranlardan başka oranlar da var trigonometride.ואנחנו נראה שיש עוד יחסים טריגונומטרים,
Ancak, yeni Üye Devletler’in pek çoğunda enjeksiyon oranları yüksektir.Ciò nonostante, in molti dei nuovi Stati membri il tasso di consumo per via parenterale rimane alto.
Ancak, yeni Üye Devletler’in pek çoğunda enjeksiyon oranları yüksektir.Éves jelentés, 2006: A kábítószer-probléma Európában figyelhető meg.
Ancak, yeni Üye Devletler’in pek çoğunda enjeksiyon oranları yüksektir.I många av de nya medlemsstaterna ligger dock injektionsmissbruket kvar på en hög nivå.
Ancak, yeni Üye Devletler’in pek çoğunda enjeksiyon oranları yüksektir.I mange af de nye medlemsstater er tallene for intravenøs brug imidlertid fortsat høje.
Ancak, yeni Üye Devletler’in pek çoğunda enjeksiyon oranları yüksektir.In veel van de nieuwe lidstaten liggen de cijfers van injecterend gebruik nog steeds hoog.
Ancak, yeni Üye Devletler’in pek çoğunda enjeksiyon oranları yüksektir.Sin embargo, las tasas de consumo por esta vía siguen siendo altas en muchos de los nuevos Estados miembros.
Ancak, yeni Üye Devletler’in pek çoğunda enjeksiyon oranları yüksektir.Toutefois, dans beaucoup de nouveaux États membres, les niveaux de drogues injectables restent élevés.
Ancak, yeni Üye Devletler’in pek çoğunda enjeksiyon oranları yüksektir.Ωστόσο, σε piολλά νέα κράτη µέλη τα piοσοστά ενέσιµης χρήσης ναρκωτικών piαραµένουν υψηλά.
Ancak, yeni Üye Devletler’in pek çoğunda enjeksiyon oranları yüksektir.Въпреки това в много от новите държави-членки стойностите за инжекционната употреба остават високи.
Ardışık sayıların oranları giderek fi sayısına yaklaşıyor.Las razones de los números consecutivos también se aproximan a phi
Ardışık sayıların oranları giderek fi sayısına yaklaşıyor.Poměr po sobě následujících čísel se také blíží Fí.
Ardışık sayıların oranları giderek fi sayısına yaklaşıyor.多数の植物でラセンの数がフィボナッチ数になります。
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.Dan pertumbuhan yang meningkat akan mendorong permintaan untuk hal itu.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.En toegenomen groei zal de vraag daarnaar doen toenemen.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.E o crescimento económico vai pressionar a sua procura.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.És a megnövekedett fejlődés felhajtja majd a keresletet iránta.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.Et l'augmentation de croissance va pousser la demande.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.E una crescita spinta aumenta la domanda.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.Iar creşterea mărită va împinge în sus cererea pentru ea.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.I rosnący wzrost napędzi potrzebę na to.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.또 성장이 커지면서 그 수요를 증가시킬 것입니다.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.S ekonomickým růstem poroste i poptávka po nich.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.Tillväxten driver upp efterfrågan på olja.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.Und erhöhte Wachstumsraten werden die Nachfrage danach antreiben.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.Y un crecimiento acelerado aumenta la demanda del mismo.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.Και η αύξηση της ανάπτυξης πρόκειται να αυξήσει τη ζήτηση για αυτό.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.А увеличеният растеж ще повиши търсенето.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.Та зростання, що збільшилося, підвищить попит на нього.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.Экономический рост будет стимулировать спрос на этот ресурс.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.צמיחה מוגברת מגדילה את הדרישה לו.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.وزيادة النمو سوف يدفع إلى زيادة الطلب عليها.
Artan büyüme oranları da buna olan talebi tetikleyecektir.しかしここにいる皆さんには言うまでもないと思いますが、
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.Col reddito qua sotto e la mortalità infantile.
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.Con ingresos aquí abajo, y mortandad infantil.
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.Cu venitul aici jos și cu mortalitatea infantilă.
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.Dengan pendapatan di sana, dan tingkat kematian anak.
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.Dole jsou příjmy, tady dětská úmrtnost.
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.Einkommen hier unten und Kindersterblichkeit.
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.Ez a világ. Jövedelem alul, és gyermekhalandóság.
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.수평축은 소득, 그리고 수직축은 아동사망률입니다.
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.Met inkomen daar beneden, en kindersterfte.
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları. Peki dünyada ne oldu?Com o rendimento aqui em baixo, e a mortalidade infantil.
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.Tu dole je príjem, a tu detská úmrtnosť.
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.Z dochodem tu, i umieralnością dzieci tu.
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.Εδώ κάτω είναι το εισόδημα, και η παιδική θνησιμότητα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod