Ana içeriğe geç
Sözlük

oranla ile cümle

oranla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çizgilik ve pergel kullanılarak sadece bazı cebirsel oranlar üretilebilir.Neki svjetlosni i perspektivni efekti su se mogli dobiti samo uporabom određenih leća.
Vücut büyüklüğüne oranla bütün kediler içinde en büyük köpek dişlerine sahip olanıdır.Očnjaci su im, u odnosu prema veličini tijela, najduži među svim mačkama.
Artan faiz oranları yatırımın maliyetini artırır.Prigušnica povećava početne troškove ulaganja.
Bu yaklaşık %40 gibi bir oranla hastane enfeksiyonlarının en yaygın sebebidir.Ove su infekcije najčešći uzrok bolničkih infekcija, u kojima sudjeluju s otprilike 40%.
(Buradaki oranlar sayı oranlarıdır.)(Brojevi se odnose na plan gore).
T72 modeline oranla daha kötüdür,Polonya ve Eski Çekoslovakya tarafından üretilmiştir.Za arapske kupce napravljena je posebna licenca koja je još lošija od one za Poljsku i Čehoslovačku.
İşsizlik ve intihar oranları da düşüktür.Znížila sa tiež nezamestnanosť a kriminalita.
(C2S) ve(C4AF) oranları yüksek and (C3S) ve (C3A) oranları oldukça düşüktür.Množstvo (Ca2Si) a (Ca4AlF) je relatívne vysoké a (Ca3Si) a (Ca3Al) je relatívne nízke.
Antik çağda, Aristoteles, farklı kitlelerin nesneler farklı oranlarda düşmesi varsaydık.V staroveku Aristoteles predpokladal,že objekty s rozdielnymi hmotnosťami padajú rozdielnou rýchlosťou.
Gut oranları 1990-2010 yılları arasında neredeyse iki katına çıkmıştır.Ich populácia vzrástla takmer štvornásobne v rokoch 1990 – 2002.
Floroantimonik asit (HSbF6) hidrojen florür ve antimon pentaflorürün farklı oranlardaki karışımıdır.Kyselina fluóroantimoničná (HSbF6) je zmes fluorovodíka a fluoridu antimoničného v rôznych pomeroch.
Diğer yandan enerjisinin değeri, geceleri gündüze, pazar günleri iş gününe oranla daha düşüktür.Spotreba energie počas dňa kolíše, v noci je nižšia ako cez deň.
Bölgenin ekonomisi diğer Slovak bölgelere oranla daha fazla tarıma dayalıdır.Takéto osídlenie je už typické pre mnohé ďalšie regióny Slovenska.
Bu oranlar anne yaşı ile direkt olarak ilgilidir.Vo všeobecnosti sú tieto produkty spojené s dožitím určitého veku.
Piramidin kendisi de aynı oranlara göre inşa edilmiştir.Na tom istom mieste potom dal vybudovať aj pyramídu pre seba.
Dil %80 oranla Fransa'da konuşulan Bretonca ile ortak kelime hazinesine sahiptir.Jazyk má zhruba 80 % slovnej zásoby spoločných s bretónčinou a 75 % s waleštinou.
Bu oranlara rağmen hâlâ daha nüfusun dörtte biri tarım sektöründe çalışmaktadır.Asi tri štvrtiny práceschopného obyvateľstva pracuje v poľnohospodárstve.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.Súčasne sa znova zvýšila nezamestnanosť.
Mahkumlar ölümüne dövüşürken hapishane işletmenleri izlenme oranlarından ciddi miktarda kâr elde etmektedir.Záujem väzňov o prácu je vysoký, keďže pracujúci väzni majú viacero výhod.
Dış hatlarda en fazla yolcu %43 oranla Almanya'dan gelmektedir.Druhú najčastejšou cieľovú destináciu predstavovalo Nemecka s 3 % vysťahovalcov.)
Bu test sistemlerinin hata oranları, her halükarda, daha yüksektir.Pri polymorfných vírusoch je tento typ detekcie úplne zbytočný, sú zložitejšie.
Ortalama faiz oranları güvenilir kişiler için yüksek; güvenilir olmayan kişiler için düşük kalacaktır.Ľudia s priemernou inteligenciou môžu byť vysoko tvoriví, priemerne tvoriví i nízko tvoriví.
2004'te %97 oranla hemen hemen nüfusun tamamı kentlerde yaşamaktaydı.V obci v roku 2004 žilo 97 obyvateľov prevažne maďarskej národnosti.
On iki ülke, %80’den daha yüksek oranlara sahiptir.Dvanajst držav je pri tem imelo deleže nad 80 %.
Gut oranları 1990-2010 yılları arasında neredeyse iki katına çıkmıştır.Pogostnost protina se je med 1990 in 2010 skoraj podvojila.
İtme gücü oranları 74,000 ila 115,000 lbf (330 to 510 kN)'dur.Potisk motorjev je od 74.000 do 115.000 (330 do 510 kN).
Fakat bu oranlar ucuz kitap kolaylığının doğmasına denk gelen zamanda artmaya başladı.Na ta način se nekoliko omejijo sile, ki nastopijo med odpiranjem knjižnega bloka.
2004'te %97 oranla hemen hemen nüfusun tamamı kentlerde yaşamaktaydı.Večina živi v mestih, v letu 2004 97 %.
Bu oranlar beş yaş altı çocuklarda ve 75 yaş üstü erişkinlerde daha yüksektir.Pogostnost je največja pri otrocih pod pet let in pri odraslih nad 75 let.
Çekirdeğin manyetik momenti elektronunkine oranla önemsizdir.Magnetni momenti iz jedra so v primerjavi z magnetnimi momenti elektronov zanemarljivi.
Asya ve Afrika’daki bazı ülkelerde enfeksiyon oranları daha yüksektir.Pogostnost je v nekaterih državah Afrike in Azije višja.
Bu seçime katılım %85.66 oranlarında gerçekleşmişti.Volilna udeležba je bila 85,6%.
Oranlar yaşla beraber artış gösterir ve Birleşik Devletler'in güneydoğusunda daha yüksektir.Te plasti so tem mlajše, čim bolj gremo proti jugo-vzhodu.
Bozunum biçimleri evrenseldir; yani tüm dillerde benzer biçimlerde ve oranlarda ortaya çıkar.Odplavljanje se v takšnih ali drugačnih oblikah pojavlja v vseh jezikih.
Sık alevlenme yaşayanlarda akciğer işlevi daha hızlı oranlarda kayba uğrar.Osebe s s številnimi poslabšanji se delovanje pljuč hitreje slabša.
Bağışıklık sisteminde zayıflamaya bağlı olarak semptomatik enfeksiyon oranları, yaşlılarda artış gösterir.Pogostnost simptomatskih okužb zaradi slabljenja imunskega sistema s starostjo narašča.
Dünya genelinde doğum oranlarında genel bir düşüş görülmektedir.Pogosto se tudi pozabi, da je rodnost v državah v razvoju padla.
Zengin sınıfların kabileleri yoksul sınıflara oranla daha az üyeye sahipti.Kazen je bila milejša za tiste, ki so dolgovali članu nižjega razreda.
Ek olarak, kadınlar erkeklere oranla tütünün zararlarına karşı daha büyük hassasiyet gösterirler.Poleg tega so ženske dovzetnejše za škodljive učinke dima kot pa moški.
Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla iki katıdır.Pri ženskah je dvakrat pogostejša kot pri moških.
ROHF’nin uygulanabilirliği UHF’ye oranla daha zordur ve biraz daha fazla zaman gerektirir.Podreditev Islandije zahteva nekaj več časa in spletk.
Vücut büyüklüğüne oranla bütün kediler içinde en büyük köpek dişlerine sahip olanıdır.Lyginant su kūno dydžiu turi didžiausius iš visų katinių dantis.
Lockheed Martin, savunma sanayisinin dünya çapında (gelire oranla) en büyük yüklenicisidir .Pagal įplaukas „Lockheed Martin“ yra didžiausias pasaulyje karinės srities rangovas.
Migren oranları, Asya ve Afrika’da, batı ülkelerine nazaran biraz daha düşüktür.Migrenos dažnis žemesnis Azijoje ir Afrikoje negu Vakarų šalyse.
OST-Arbeiterler arasında kadınların oranı erkeklere oranla daha çoktu.Moterų „darbininkių iš Rytų“ likimas buvo šiek tiek geresnis nei vyrų.
Gobert, dünya üzerindeki birçok Avrupalı basketbolcuya oranla oldukça atlet bir oyuncudur.Solaris – naujas žaidėjas Europos autobusų rinkoje, ir jam sekasi gana sėkmingai.
İnce uzun oranları ve anatomik gerçekçilikten uzaklığı ile dikkatleri topladı.Ji kritikuota dėl ilgų kūno proporcijų ir anatominio realizmo nesilaikymo.
Gut oranları 1990-2010 yılları arasında neredeyse iki katına çıkmıştır.1990–2010 m. laikotarpiu jų sumažėjo beveik trečdaliu.
Bu oranlar anne yaşı ile direkt olarak ilgilidir.Šie poreikiai labai priklauso nuo amžiaus.
Ancak Orta Doğu'daki mensupları dünyanın geri kalanına oranla daha az sayıdadır.Rytų aukštumose klimatas yra švelnesnis nei likusioje šalies dalyje.
Yükselen karbondioksit oranları da okyanusların asitlenmesine neden olmaktadır.Didėjant atmosferinio CO2 kiekiui, didėja ir jo tirpimas vandenynuose.
Eşcinsel erkeklerse hem maskülenleşmiş hem de feminenleşmiş oranlar göstermektedir.Jų lytinę sistemą sudaro tiek vyriškos, tiek moteriškos lytinės liaukos.
Merkez bankası faiz oranlarını gittikçe artan yüksek fiyatlara göre belirler.Cayman serija pasižymi šiek tiek aukštesnėmis kainomis.
Media Player'a oranla daha hızlı ve eğlencelidir.Žaidimas tapo greitesnis, atletiškesnis ir pa­trauklesnis žiūrovams.
Av hayvanlarına ait kemik buluntuları, evcilleştirilmiş türlere oranla daha azdır.Palyginti su giminingais lamantinais, šių gyvūnų snukis dar labiau palenktas žemyn.
Bunlar arasında sigara içme oranlarını azaltmak ve iç/dış hava kalitesini yükseltmek gösterilebilir.See eeldab suitsetamise määrade vähendamist ning sise- ja välisõhu kvaliteedi parandamist.
Piramidin kendisi de aynı oranlara göre inşa edilmiştir.Seejärel ehitati püramiid ise.
Ksenonun izotop oranları Güneş Sistemi'nin ilk tarihinin araştırılmasında önemli bir araçtır.Ksenooni stabiilsed isotoobid on üks olulisi abivahendeid Päikesesüsteemi varase ajaloo uurimisel.
Çünkü çipler çok yüksek saat hızlarında(oranlarında) çalışmaktadır.Puidust ootepaviljon (jaamahoone) valmis peatusega ühel ajal.
Hastalık genellikle bir hafta kadar sürer ancak ölüm oranları oldukça yüksektir.Need vaevused kestavad kuni nädala ja seejärel enamik inimesi tervistub.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod