Ana içeriğe geç
Sözlük

oradan ile cümle

oradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.Ma siccome tra i benefici della colonizzazione, non hanno previsto gli oftalmologi, ho dovuto andare via.
Ama sömürgeleştirmenin güzel yanlarından biri, orada göz doktoru yoktu, o yüzden oradan ayrılmam gerekti.Pero como los beneficios de la colonización no incluían a los oftalmólogos, debí irme. (Risas)
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.Aber ich will richten das Volk, dem sie dienen müssen. Darnach sollen sie ausziehen mit großem Gut.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.Ale aj národ, ktorému budú slúžiť, ja budem súdiť, a potom vyjdú s veľkým majetkom.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.A tudi narod, ki mu bodo sužnjevali, bom jaz sodil, in potem izidejo z blagom obilnim.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.A wszakże naród on, któremu służyć będą, ja sądzić będę; a potem wynijdą stamtąd z majętnością wielką.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.Dar pe neamul căruia îi va fi roabă, îl voi judeca Eu: şi pe urmă va ieşi deacolo cu mari bogăţii.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.De azt a népet, melyet szolgálnak, szintén megítélem én, és annakutánna kijõnek nagy gazdagsággal.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.Dog vil jeg også dømme det Folk, de kommer til at trælle for, og siden skal de vandre ud med meget Gods.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.그 섬기는 나라를 내가 징치할지며 그 후에 네 자손이 큰 재물을 이끌고 나오리라
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.Maar Ik zal dat land straffen en tenslotte zullen uw nakomelingen het verlaten, rijk en met veel goederen.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.Mais je jugerai la nation à laquelle ils seront asservis, et ils sortiront ensuite avec de grandes richesses.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.Ma la nazione che essi avranno servito, la giudicherò io: dopo, essi usciranno con grandi ricchezze
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.Men det folk som de skal træle for, vil jeg også dømme; og derefter skal de dra ut med meget gods.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.Men det folk vars trälar de bliva skall jag ock döma. Sedan skola de draga ut med stora ägodelar.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.Pero yo también juzgaré a la nación a la cual servirán, y después de esto saldrán con grandes riquezas
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.sabe também que eu julgarei a nação a qual ela tem de servir; e depois sairá com muitos bens.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.Však národ, jemuž sloužiti budou, já souditi budu; a potom vyjdou s velikým zbožím.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.Но Аз ще съдя народа, комуто ще робуват; и подир това ще излязат с голям имот
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.וגם את הגוי אשר יעבדו דן אנכי ואחרי כן יצאו ברכש גדול׃
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.ثم الامة التي يستعبدون لها انا ادينها. وبعد ذلك يخرجون باملاك جزيلة.
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.並 且 他 們 所 要 服 事 的 那 國 、 我 要 懲 罰 後 來 他 們 必 帶 著 許 多 財 物 、 從 那 裡 出 來
Ama soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak.並且 他 們所 要 服事 的 那 國 、 我 要 懲罰 後來 他 們必帶 著許 多 財物 、 從那裡 出來
Anlaşıldı. Durum tehlikeli bir hal alırsa çıkın oradan.Lähtekää, jos tilanne muuttuu liian vaaralliseksi.
Ardından İsrailliler de oradan ayrılıp kendi topraklarına, oymaklarına, ailelerine döndüler."그 때에 이스라엘 자손이 그곳을 떠나 각각 그 지파, 그 가족에게로 돌아가되 곧 각각 그곳에서 나와서 자기 기업으로 돌아갔더라"
Ardından İsrailliler de oradan ayrılıp kendi topraklarına, oymaklarına, ailelerine döndüler.Og samtidig drog Israelitterne derfra, hver til sin Stamme og Slægt, og de gik derfra hver til sin Arvelod,
Ardından İsrailliler de oradan ayrılıp kendi topraklarına, oymaklarına, ailelerine döndüler.Ook het volk Israël keerde naar huis terug; iedereen ging naar de stam en familie waartoe hij behoorde.
Ardından İsrailliler de oradan ayrılıp kendi topraklarına, oymaklarına, ailelerine döndüler.ויתהלכו משם בני ישראל בעת ההיא איש לשבטו ולמשפחתו ויצאו משם איש לנחלתו׃
Ardından İsrailliler de oradan ayrılıp kendi topraklarına, oymaklarına, ailelerine döndüler.فسار من هناك بنو اسرائيل في ذلك الوقت كل واحد الى سبطه وعشيرته وخرجوا من هناك كل واحد الى ملكه.
Ardından İsrailliler de oradan ayrılıp kendi topraklarına, oymaklarına, ailelerine döndüler.當 時 以 色 列 人 離 開 那 裡 、 各 歸 本 支 派 、 本 宗 族 、 本 地 業 去 了
Ardından İsrailliler de oradan ayrılıp kendi topraklarına, oymaklarına, ailelerine döndüler.當時 以色列人 離開 那 裡 、 各歸本 支派 、 本 宗族 、 本地業 去了
Askerlerini derhal oradan çek!Απομάκρυνε αμέσως τους στρατιώτες σου!
Askerlerini derhal oradan çek!Немедленно выведите оттуда своих солдат!
Askerlerini derhal oradan çek!Dra tillbaka dina soldater omedelbart.
Askerlerini derhal oradan çek!Fa' immediatamente ritirare i tuoi soldati!
Askerlerini derhal oradan çek!Kutsu sotilaasi heti pois sieltä!
Askerlerini derhal oradan çek!Mande os seus soldados retirar imediatamente!
Askerlerini derhal oradan çek!¡Ordena a tus soldados que se vayan!
Askerlerini derhal oradan çek!Træk dine soldater tilbage øjeblikkeligt.
Askerlerini derhal oradan çek!Wykonać natychmiast.
Aslında, yüz milyar nöronla dolu oradan oraya geziyor, bilgi transfer ediyor, vızır vızır.De fapt, e căptușit cu 100 de miliarde de neuroni care bâzâie transmițând electric informații,
Aslında, yüz milyar nöronla dolu oradan oraya geziyor, bilgi transfer ediyor, vızır vızır.Het is gevuld met 100 miljard neuronen die over-en-weer-zoeven en informatie elektrisch doorsturen.
Aslında, yüz milyar nöronla dolu oradan oraya geziyor, bilgi transfer ediyor, vızır vızır.사실상 뇌는 천 억개의 뉴런으로 가득차 있습니다. 지직거리며 전기적으로 정보를 전송합니다.
Aslında, yüz milyar nöronla dolu oradan oraya geziyor, bilgi transfer ediyor, vızır vızır.Sebenarnya, otak berisi 100 miliar sel syaraf yang saling berhubungan dan memancarkan informasi.
Aslında, yüz milyar nöronla dolu oradan oraya geziyor, bilgi transfer ediyor, vızır vızır.Składa się ze 100 miliardów zasuwających neuronów, elektrycznie przekazujących informacje w wiecznym ruchu.
Aslında, yüz milyar nöronla dolu oradan oraya geziyor, bilgi transfer ediyor, vızır vızır.Вот здесь находится 100 млрд нейронов, которые жужжат, передавая информацию электрическими импульсами.
Aslında, yüz milyar nöronla dolu oradan oraya geziyor, bilgi transfer ediyor, vızır vızır.Ось тут знаходиться 100 млрд. нейронів, які дзижчать, передаючи інформацію електричними імпульсамі.
Aslında, yüz milyar nöronla dolu oradan oraya geziyor, bilgi transfer ediyor, vızır vızır.למעשה, המוח מלא ב 100 מליארד נוירונים שמעבירים מסרים ומידע בצורה חשמלית,
Aslında, yüz milyar nöronla dolu oradan oraya geziyor, bilgi transfer ediyor, vızır vızır.في الواقع هي ممتلئة بمئة مليار خلية عصبية فقط تزعج، تبتعد المعلومات المحولة كهربائياً
Aslında, yüz milyar nöronla dolu oradan oraya geziyor, bilgi transfer ediyor, vızır vızır.びりびりと 電気で情報を送り びりびり びりびり 横からの図をお見せします
AS: Oradan çıktığımda gözlerim faltaşı gibi açılmıştı.Khi tôi bước ra khỏi đó mắt xoe tròn thích thú.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.박쥐처럼 초음파로 찍찍거리는 소리도 내지 않구요.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nem járjuk körbe, ultrahangot kibocsájtva, mint a denevérek.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nepobehujeme s ultrazvukovým kvičaním ako netopiere.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nie zaznaczamy terytorium zapachem, jak psy, ani nie używamy echolokacji, jak nietoperze.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.No corremos por allí emitiendo chillidos ultrasónicos, como los murciélagos.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Non andiamo in giro emettendo uno stridio ultrasonico, come i pipistrelli.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nous n'allons pas partout en émettant des ultrasons, comme les chauves-souris.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nu alergăm prin oraș emițând chițcăieli ultrasonice ca liliecii.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.We stoten ook geen ultrasone pieptonen uit, zoals vleermuizen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod