Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.Den kurve der er en forudsigelse fra den samme teori, baseret på samme principper, som beskriver skoven.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.És ez a vonal ott, egy becslés ugyanebből az elméletből, azonos elvek alapján, amely leírja azt az erdőt.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.그리고 저기 있는 선은 같은 원리에 근거한 같은 이론에서 나온 숲에 대해 기술한
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.Вот эта линия предсказана той же теорией, основана на тех же принципах, которые описывают лес.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.И тази линия там е предсказание от същата теория, базирана на същите принципи, които описват гората.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.Ось ця лінія передбачена тією ж теорією, базована на тих же принципах, які описують ліс.
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.הקו הזה שם הוא חיזוי לפי אותה תאוריה, המתבססת על אותם העקרונות,
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.وهذا الخط هناك هو عبارة عن تنبؤ من النظرية ذاتها ويعتمد على نفس المبادئ
Oradaki çizgi aynı prensiplere bağlı, ormanı tanımlayan, aynı teoriden çıkarım yapılmış bir tahmin.さきほどの森林の成長と 同じ原理であり 同じ理論から予測できます
- Oradaki çocuk... ...Hae Young mu?Az a kölyök ott
- Oradaki çocuk... ...Hae Young mu?Τι συμβαίνει με αυτό το παιδί;
- Oradaki çocuk... ...Hae Young mu?ما خطب هذا الولد؟
"Oradaki dağı gördün mü?"Cô có thấy ngọn núi đằng kia không?"
"Oradaki dağı gördün mü?"Estás a ver aquela montanha ali?"
"Oradaki dağı gördün mü?"Kan du se det bjerg derovre?"
"Oradaki dağı gördün mü?"Kau lihat gunung di sana?"
"Oradaki dağı gördün mü?"저기 저 산이 보이죠?"
"Oradaki dağı gördün mü?"Látod ott azt a hegyet?"
"Oradaki dağı gördün mü?"Sehen Sie die Berge da drüben?"
"Oradaki dağı gördün mü?" Tu vois ces montagnes là-haut ? "
"Oradaki dağı gördün mü?"Vedi quella montagna laggiù?"
"Oradaki dağı gördün mü?"¿Ves esa montaña allí?"
"Oradaki dağı gördün mü?"Vezi acel munte?"
"Oradaki dağı gördün mü?"Vidíš tu horu támhle?"
"Oradaki dağı gördün mü?"Vidíte tamto tie hory?"
"Oradaki dağı gördün mü?"Widzisz tamtą górę?"
"Oradaki dağı gördün mü?"Zie je die berg daar?"
"Oradaki dağı gördün mü?"Βλέπεις το βουνό εκεί πέρα;"
"Oradaki dağı gördün mü?"Видишь вон ту гору?"
"Oradaki dağı gördün mü?"Виждаш ли онази планина там?"
"Oradaki dağı gördün mü?כשעברנו מעל איזור האימונים,
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.Og dykkeren der vil aktivere halstørklæde lyden for at bede om halstørklædet.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.Potápač ide práve aktivovať zvuk pre šatku, aby si ju vypýtal.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.Scufundătorul va activa sunetul pentru eșarfă pentru a o cere.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.Und der Taucher dort wird versuchen, das Geräusch fürs Tuch auszulösen, und um das Tuch zu bitten.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.Và người thợ lặn sẽ kích hoạt âm thanh vòng cổ để yêu cầu chiếc vòng cổ.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.Y el buzo va a activar el sonido de la bufanda para solicitar la bufanda.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.Дайвер готується активувати звук шарфа, щоб попросити його.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.והצוללן שם עומד להשמיע את צליל הצעיף כדי לבקש אותו.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.والغواص هناك يقوم بتشغيل صوت الوشاح على اللوحة ليطلب منها إعادته.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.音を聞かせます 私がスカーフを渡そうとしますが
Oradaki hamlığı hissederler.Chi suona prova queste cose allo stato grezzo.
Oradaki hamlığı hissederler.De upplever den där råheten.
Oradaki hamlığı hissederler.Doświadcza dźwięku surowego.
Oradaki hamlığı hissederler.Ei traiesc sunetul brut acolo.
Oradaki hamlığı hissederler.Eles, ali, sentem essas coisas naturais.
Oradaki hamlığı hissederler.Están experimentando la crudeza ahí.
Oradaki hamlığı hissederler.Ezt a nyersességet élik át idefönt.
Oradaki hamlığı hissederler.Họ trải nghiệm chính những cái này ở đó.
Oradaki hamlığı hissederler.Ils éprouvent là ce caractère primitif.
Oradaki hamlığı hissederler.연주자들은 그런 다듬어지지 않은 소리만을 느낍니다
Oradaki hamlığı hissederler.Oni tam cítia aj tú surovosť.
Oradaki hamlığı hissederler.Prožívají tu surovost.
Oradaki hamlığı hissederler.Sie erfahren die Ursprünglichkeit dort.
Oradaki hamlığı hissederler.Zij ervaren de rauwheid daar.
Oradaki hamlığı hissederler.Вони відчувають цю необробленість.
Oradaki hamlığı hissederler.Они чувствуют эту необработанность
Oradaki hamlığı hissederler.Те изпитват тази суровост.
Oradaki hamlığı hissederler.הם חווים את הגלמיות ההיא שם.
Oradaki hamlığı hissederler.إنهم يجربون تلك القساوة هناك.