Ana içeriğe geç
Sözlük

oradaki ile cümle

oradaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Oradaki beyaz madde bir tür bakteri 180 santigrat derecede yaşamını sürdürüyor.Ta bílá hmota je druh bakterie které se daří při 180 stupních Celsia.
Oradaki beyaz madde bir tür bakteri 180 santigrat derecede yaşamını sürdürüyor.Το άσπρο υλικό είναι ένας τύπος βακτηρίων που ευδοκιμεί στους 180 βαθμούς.
Oradaki beyaz madde bir tür bakteri 180 santigrat derecede yaşamını sürdürüyor.Белият материал е един тип бактерии, които процъфтяват при 180 градуса по Целзий.
Oradaki beyaz madde bir tür bakteri 180 santigrat derecede yaşamını sürdürüyor.Белое вещество — это такой тип бактерии, которая способна выживать при температуре порядка 180°C.
Oradaki beyaz madde bir tür bakteri 180 santigrat derecede yaşamını sürdürüyor.בארי: החומר הלבן הוא סוג של בקטריה שפורחת בטמפרטורה של 180 מעלות צלסיוס
Oradaki beyaz madde bir tür bakteri 180 santigrat derecede yaşamını sürdürüyor.بيل لينج: المادة البيضاء هي نوع من البيكتريا والتي تزدهر على 180 درجة مئوية.
Oradaki beyaz madde bir tür bakteri 180 santigrat derecede yaşamını sürdürüyor.摂氏180度の所で暮らしています デイブ:これは海底に見る素晴らしい
Oradaki binalardan farklı olmalı.Deve essere diverso dagli edifici circostanti.
Oradaki binalardan farklı olmalı.Es muss sich von den anderen Gebäuden dort unterscheiden.
Oradaki binalardan farklı olmalı.Het moet anders zijn dan de gebouwen daar.
Oradaki binalardan farklı olmalı.Il doit être différent des bâtiments environnants.
Oradaki binalardan farklı olmalı.그 곳에 이미 있는 건물들과는 달라야겠죠.
Oradaki binalardan farklı olmalı.Musi się odróżniać o istniejących tam już budynków.
Oradaki binalardan farklı olmalı.Tem que ser diferente dos edifícios que lá existem.
Oradaki binalardan farklı olmalı.Tiene que ser diferente de los edificios que están allí.
Oradaki binalardan farklı olmalı.Trebuie să fie diferit de clădirile din jur.
Oradaki binalardan farklı olmalı.Проект должен отличаться от этих построек.
Oradaki binalardan farklı olmalı.Трябва да бъде различен от този на сградите там.
Oradaki binalardan farklı olmalı.הוא חייב להיות שונה מהבניינים שם.
Oradaki binalardan farklı olmalı.يتعين أن يكون مختلفاً عن المباني هناك.
Oradaki binalardan farklı olmalı.それは全く異なるものになるでしょう
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.De a legtöbb telefon egyáltalán nem használt.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.De meeste van die telefoons zijn helemaal niet tweedehands.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.Die meisten Telefone da sind gar nicht gebraucht.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.자, 그 곳에 있는 대부분의 휴대폰은 중고가 전혀 아닙니다.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.La mayoría de los teléfonos no son de segunda mano.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.La plupart des téléphones là-bas ne sont pas du tout d'occasion.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.Majoritatea telefoanelor nu sunt deloc second-hand.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.Nah, sebagian besar ponsel yang dijual disana bukan barang bekas.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.Ora, la maggior parte dei telefonini non sono affatto di seconda mano.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.Và bây giờ, hầu hết điện thoại ở đây thì không phải là hàng đã sài qua tay.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.Większość telefonów wcale nie jest z drugiej ręki.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.Τα περισσότερα τηλέφωνα δεν είναι καθόλου μεταχειρισμένα
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.Більшість телефонів зовсім не є уживаними.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.Большинство телефонов там вообще не были в употреблении.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.Повечето телефона не са втора ръка.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.עכשיו, רוב הטלפונים שם הם לא יד שניה בכלל.
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil.الآن، أغلب الهواتف ليست مستعملة إطلاقاً
Oradaki birçok telefon sadece ikinci el değil."中古"ではなく
Oradaki bir kadına şunu sorduk: Güneş enerjisinden elde edilen elektrikten nasıl faydalandınız?"¿Qué beneficio obtiene de la energía solar?"
Oradaki bir kadına şunu sorduk:그래서 우리는 이 여인에게 물었습니다,
Oradaki bir kadına şunu sorduk:Spytaliśmy, co zyskała
Oradaki bir kadına şunu sorduk:We vroegen de vrouw
Oradaki bir kadına şunu sorduk:І ми спитали цю жінку:
Oradaki bir kadına şunu sorduk:ושאלנו את האישה
Oradaki bir kadına şunu sorduk:وسألنا هذه المرأة:
Oradaki bir kadına şunu sorduk:你只能夠喺屋頂爬出嚟 我哋問佢:
Oradaki bir kadına şunu sorduk:「太陽光発電の良いところは
Oradaki bir kadın bana, annesinin ona eskidenEen vrouw zei me dat haar moeder haar vroeger zei:
Oradaki bir kadın bana, annesinin ona eskidenEine Frau dort erzählte mir, wie ihre Mutter immer zu ihr sagte,
Oradaki bir kadın bana, annesinin ona eskiden어떤 분은 어머니께서 늘 그러셨데요.
Oradaki bir kadın bana, annesinin ona eskidenLà-bas, une femme m'a raconté que sa mère lui disait,
Oradaki bir kadın bana, annesinin ona eskidenMatka mówi córce:
Oradaki bir kadın bana, annesinin ona eskidenO femeia de acolo mi-a zis că maică-sa obișnuia să-i spună
Oradaki bir kadın bana, annesinin ona eskidenUma mulher de lá disse-me que a mãe lhe dizia:
Oradaki bir kadın bana, annesinin ona eskidenUna donna mi ha raccontato che sua madre le diceva sempre,
Oradaki bir kadın bana, annesinin ona eskidenUna mujer me dijo que su mamá solía decirle:
Oradaki bir kadın bana, annesinin ona eskidenΕκεί, μια γυναίκα μου είπε πως η μητέρα της έλεγε,
Oradaki bir kadın bana, annesinin ona eskidenОдна женщина рассказала мне, как мама ей говорила,
Oradaki bir kadın bana, annesinin ona eskidenТам една жена ми каза, майка й повтаряла:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod