Burada olan bizleriz. Oradakiler bize yardım edemez.Никой долу не може да ни помогне.
Burada olan bizleriz. Oradakiler bize yardım edemez.,אבל אם זה יעבוד .שניכם תהיו גיבורים
Burada olan bizleriz. Oradakiler bize yardım edemez.نحن بمفردنا هنا لا يوجد أحد بالأسفل يستطيع مساعدتنا
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Aceasta arată creşterea Wikipediei -- noi suntem linia albastră de acolo -- şi apoi acolo este New York Times.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Esto nos muestra el crecimiento de Wikipedia —somos la línea azul de ahí y este de ahí es el New York Times—.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Här har vi Wikipedias tillväxt - den blå linjen - och det där är New York Times.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Het toont de groei aan van Wikipedia -- wij zijn de blauwe lijn -- en hier heb je de New York Times.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Hier sehen Sie das Wachstum von Wikipedia -- wir sind die blaue Linie -- und das dort ist die New York Times.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Isto mostra o crescimento da Wikipedia — somos aquela linha azul — e ali está o New York Times.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Itt látszik a Wikipedia növekedése -- mi vagyunk a kék vonal -- és ez itt a New York Times.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.이것은 위키백과의 성장을 나타냅니다. 파란선을 봐주세요. 이것은 뉴욕 타임즈의 성장곡선 입니다.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Tohle je růst Wikipedie - jsme tahle modrá čára - a tamhle je New York Times.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Tu widać rozwój Wikipedii - to ta niebieska linia, a tam jest New York Times.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Αυτή δείχνει την άνοδο της Βικιπαίδεια --είμαστε η μπλε γραμμή εκεί-- και εκεί πέρα είναι η Νιου Γιορκ Τάιμς.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Тук е показан растежът на Уикипедия -- ние сме синята линия там -- а това ей там е Ню Йорк Таймс.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Тут показан рост википедии, мы - это синяя линия, а вот это - Нью-Йорк Таймс.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.Це показує зріст Вікіпедії -- ми блакитна лінія он там -- а це the New York Times, ось там.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.זה מראה את הגדילה של וויקיפדיה -- אנחנו הקו הכחול כאן --- וזה הניו יורק טיימס שם.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.هذا يظهر نمو الويكيبيديا-- نحن بلون الخط الأزرق هناك-- وبعد ذلك النيويورك تايمز هناك.
Burada Vikipedi'nin büyümesi görülüyor - biz oradaki mavi çizgiyiz - ve şuradaki de New York Times.もう片方はニューヨークタイムズです 面白いことに大企業ニューヨークタイムズのサイトは
Bu sadece oradaki üçgenin alanı.Това тук е основа от 300, тази дължина тук е 300 кг.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.A felosztás lényege az volt, hogy hagyják egy kicsit csillapodni az ellentéteket.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.Então, nós não queremos que o Vietnã do Sul caia, nós finalmente começamos a apoiar esses personagens aqui.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.그래서 민주주의화 된 남베트남과 공산주의로부터 막기 위해서는 (도미노 이론) 미국은 친미이자 반공산주의 시스템을 따르는 고딘디엠 정권을 지지하기 시작하였다.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.My jsme nechtěli, aby komunismu propadl i jižní Vietnam, takže jsme začali podporovat tamní osobnosti.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.Nie chcieliśmy, by Wietnam Południowy upadł, więc zaczęliśmy wspierać tych ludzi.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.No se quería que Vietnam del sur fuese comunista, así que se apoyó a estas personas de aquí.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.Om die reden wilden we niet dat Zuid-Vietnam zou vallen, we beginnen in feite deze personen hier te steunen.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.Vì vậy Mỹ không muốn miền Nam Việt Nam thất bại. Mỹ bắt đầu hỗ trợ những điều tôi ghi ở đây.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.Оскільки американці не хотіли падіння Пд. В'єтнаму, то вони починають підтримувати ось цих людей.
Bu sebeple, Güney Vietnam'ın düşmesini istemediğimizden, mecburen oradaki karakterleri desteklemeye başladık.まず、本質的にここでこれらの文字をサポートします。 初期の 50 からもの
Bu... Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.Aceasta...Seung Jo a luat-o pentru mine, de la masina care vinde jucarii.
Bu... Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.C'est Seung Jo qui me l'a attrapée, à la machine qui est là.
Bu... Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.Das... hat Seung Jo für mich gewonnen, von dieser Maschine dort drüben.
Bu... Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.Den här...Seung Jo gav den till mig, från dockmaskinen.
Bu... Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.Ini...Seung Jo mendapatkan ini untukku, dari mesin boneka itu.
Bu... Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.이건 승조가 뽑아준거야
Bu... Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.Seung Jo heeft dit voor mij gepakt, van die machine .
Bu... Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.Αυτό... ο Σουνγκ Τζο μου το πήρε, από το μηχάνημα αυτό.
Bu... Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.Това...Бек Сънг Джо го извади за мен от автомата с играчки.
Bu... Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi..זה.. סונג ג'ו תפס לי את זה, מהמכונה להוצאת בובות
Bu... Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.هذا.....حصل عليها سيونغ جوو لي من مكائن الدمى
Bu... Seung Jo oradaki makineden benim icin kazandi.なんだって?
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için이 사진은 인근 서점과의 경쟁 때문에 공원 관리소에 의해
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Asta e chiar înainte de a fi dat afară de angajații parcului pentru că a făcut concurență librăriei de acolo.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Chwilę po tym leśnicy wyrzucili go z parku narodowego za konkurowanie z miejscową księgarnią.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Đây là ngay trước khi anh ấy bị đuổi đi bởi Parks Services, bởi cạnh tranh với nhà sách ở đó.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Esto es poco antes de que fuera expulsado por la vigilancia del parque por competir con la librería del lugar.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Isto foi imediatamente antes de ser despedido da Parks Services por competir com a livraria deles.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Εδώ είναι λίγο πριν τον διώξει η υπηρεσία του πάρκου επειδή ανταγωνιζόταν το τοπικό βιβλιοπωλείο.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Това е малко преди да бъде изхвърлен от служителите на парка, заради конкуриране с магазините за книги там.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Это было до того, как служба парка вышвырнула его за конкуренцию с книжным магазином в том районе.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için Parks Services'dan kovulmadan önceki durumu.Якраз перед тим, як паркові служби вигнали його геть, бо він перебивав торг місцевій книгарні.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak içinזה בדיוק לפני שהוא גורש החוצה על ידי רשויות הפארק.
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak içinذلك تماماً قبل أن يطرده عمال خدمات الحدائق
Bu tam da oradaki diğer kitap evleriyle yarışmak için公園の管理人に追い出される前の写真です
Bu tepkinin yan etkisi, vücudunuzun o bölümü, oradaki sıvılar ve olan çatışmadan dolayı iltihap kapabiliyor.하지만, 상처를 입게되고
Bu tepkinin yan etkisi, vücudunuzun o bölümü, oradaki sıvılar ve olan çatışmadan dolayı iltihap kapabiliyor.Voy a hacer un vídeo completo en eso.
Bu tepkinin yan etkisi, vücudunuzun o bölümü, oradaki sıvılar ve olan çatışmadan dolayı iltihap kapabiliyor.אבל תוצר הלוואי של זה הוא, שבחלק מהרקמה
Bu tepkinin yan etkisi, vücudunuzun o bölümü, oradaki sıvılar ve olan çatışmadan dolayı iltihap kapabiliyor.ولكن المنتوج الثانوي هو ، ذاك الجزء من أنسجتك أو ذاك