Ana içeriğe geç
Sözlük

or ile cümle

or kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
1940 yılında Benny Goodman'ın orkestarına katılmıştır.1941 wurde er in die Band von Benny Goodman aufgenommen.
Tıp eğitiminden sonra 1843'ten başlayarak orduda doktor olarak çalıştı.Ab 1843 praktizierte er als Arzt.
Böylece gelen 14 melek çocukları ormanın kötülüklerinden korumaya başlarlar.Vierzehn Engel steigen herab, den Schlaf der Kinder zu bewachen.
Bölümün orijinal konsepti, George Meyer tarafından yazılan dizi fikirlerindeki birkaç replikten ortaya çıktı.Das ursprüngliche Konzept der Episode entstand durch eine Notiz George Meyers.
Yıllık ortalama yağış miktarı, bölgeden bölgeye farklılıklar gösterir.Die Jahresdurchschnittstemperaturen differieren von Region zu Region stark.
Genelde ordu kökenli değildi.Das blieb der Mannschaft meist nicht verborgen.
İç savaşta Beyaz Ordu'ya karşı çarpıştı.Im Bürgerkrieg stand er auf der Seite der bürgerlichen Weißen Armee.
Anne babası ayrıldı ve oradan uzaklaştı.Die Eltern sind fortgegangen, sagten, sie kämen bald.
Avusturya Federal Ordusu'na alındı.Armee vom Österreichischen Bundesheer übernommen.
Son yıllarda orman ve tarım ön plandadır.Seit 1995 stehen der Wald und die Forstwirtschaft im Vordergrund.
Bu sefer Haçlı ordugahında bir salgın ortaya çıktı.Diesmal wurde auf der Marktiegelschanze gesprungen.
Rauf Orbay'ın anılarında da İran-Afganistan operasyonları hakkında bilgi bulunur.Die Memoiren Rauf Orbays geben einige Informationen über die Aktivitäten im Iran und Afghanistan.
Bir düşüncenin doğruluğu onu olaylara uyguladıktan sonra ortaya çıkar.Indem man die Ursache angibt, schreitet man von einem Faktum zu seinem Grund fort.
940 veya 951 senesinde doğmuş olabileceği ortaya atılmıştır.Geboren wurde sie vermutlich in den 940er- oder 950er-Jahren.
Kısa bir süre sonra Russell'ın da orada olduğunu fark eder.Nach einer Weile stellt sich heraus, dass auch Erica gekommen ist.
Kızıl Ordu'nun 1941 - 1942 kışındaki bu karşı taarruzları çok büyük kayıplara yol açmıştı.Im Winter 1941/1942 gab es aus diesen Gründen viele Todesfälle.
Böylece Yokedici Melek ortaya çıkmış oldu.Allerdings: der fliegende Engel überlebte.
Protein ve B vitamini oranı daha yüksektir.Sowohl AIDS als auch Hepatitis B nehmen zu.
Yaklaşık 4 bin çiftçi 40 bin hektarlık alanda organik tarım yapmaktadır.Ein Projekt soll 40.000 Farmer unter anderem mit Saatgut unterstützen.
Bu sayede ordu daha da güçlendi.Außerdem wurde die Armee verstärkt.
Orman içinde daha nemli olan dereyatağı yanında bulunan Lepidosperma effusum sazlıklarını tercih eder.Er scheint jedoch bevorzugt seine Nahrung auf dem Boden dichter Regenwälder zu suchen.
Alkol oranları genelde %6,0'nın altındadır.Der Mindestalkoholgehalt liegt bei 12,0 Vol.-%.
Bunun Angelica'nın kendine vefasızlığı dolayısı ortaya çıktığını anlamıştır.Dies war offenbar der Auslöser für Angéliques Wahnvorstellungen.
Böylece halkın gerçek geliri % 40 oranında daha artmış oldu.Nur die Reallöhne der einkommensstärksten 10 % sind gestiegen.
Giderek artan bir gerçekçiliğin ortaya çıktığı görülmektedir.Die Anpassung an ein realistisches Szenario wird immer mehr angestrebt.
Orada hazırlık yapın."Vor ihm bedeckt mit Schande“).
Çoğu ortasu ağlarında kanat ağı bulunmaz.Der Großteil der Bevölkerung verfügt über keinen Anschluss an ein Stromnetz.
Solférino metro durağıyla Orsay Müzesi'ne ulaşılabilir.Es ist über die Metrostation Megaro Mousikis zu erreichen.
Fakültenin sloganı Latince "Ex Oriente Lux" ("Işık Doğu'dan Gelir"; Rusça: "Свет с Востока") şeklindedir.Der lateinische Wahlspruch "Ex oriente lux" bedeutet "Aus dem Osten (kommt) das Licht".
Kitap 1986 yılında "one human minute" orijinal ismiyle basılmıştır.Sie erschienen 1986 unter dem Titel Happy Hour.
Doğal ortamda yetişen birçok bitki türü hammadde, hayvan yemi, gıda ya da tıbbi alanda kullanılmaktadır.Zahlreiche Wildpflanzen werden als Rohstoff, Viehfutter, Nahrung oder Medizin genutzt.
Ortaçağ tarihçileri Æthelberht hakkında ancak kesin olmayan bilgiler verebilmektedir.Hier widersprechen sich die mittelalterlichen Quellen und geben nur vage Auskunft.
Ordu şehrindeki Ermeni vakasına şahidim.Ich war Zeuge der Armenier-Ereignisse in Ordu.
Doktora jürisinin reisi Ord.Brief von Dr. jur.
Suratı sadece orada gözükür.Das Gesicht im Gesicht.
Bu çalışmaların sonunda Schiller’in şu ünlü tanımı ortaya çıkmışıtr: güzellik, görünüre kavuşan özgürlüktür.Schiller formulierte hier auch seine berühmt gewordene Formel, Schönheit sei „Freiheit in der Erscheinung“.
Birinci Ermeni Kongresi'nin organizasyon kurulu üyesi olmuştur.Er war Organisator des 1. Allrussischen Kongresses der Bauerndeputierten.
Tamamen kaybolmuş bir halde iken 1951'den itibaren kazılarla büyük bir kısmı ortaya çıkarılmıştır.Der größte Teil des gesamten Gebietes hatte seit 1951 nicht mehr gebrannt.
2010 Kasım ayının ortasında dizi duyurulmuştur ve çekimler 2011 başlangıcında başlamıştır.Mitte 2010 statt, und die Modelle kamen Anfang 2011 in den Handel.
Şehir 2013 yılında yaşanan şiddetli fırtınada önemli oranda zarar görmüştür.Im April 2011 wurde die Stadt durch einen Hurrikan schwer beschädigt.
Hagen'in 42 % si ormanlarla kaplidir.42 Prozent des Hagener Stadtgebietes bestehen aus Wald.
Orta Çağ Avrupası'nda astronomi de dahil çoğu bilimsel alanda gelişme olmamıştır.Während des Mittelalters war der Fortschritt wie in den meisten Wissenschaften marginal.
1.000 adetten fazla araç Lend-lease programı çerçevesinde İngiliz, Fransız ve Brezilya ordularına verildi.Über 1000 Stück wurden an Großbritannien, Frankreich und Brasilien geliefert.
İblislerin Orcları agresifleştirdiği açıktı.Die Reaktionen der islamischen Geistlichkeit waren scharf.
Kantonlar özgürce kendi temsilcilerini ve temsili organlarını seçme hakkına sahiptir.Die Schweizer Kantone sind angehalten, ihr Recht bei Ehepartnern und Partnern nach dem PartG anzugleichen.
Bir diğer yaygın GG EAT ise Ekstrem kütle oranı(EMR)dır .Eine traditionelle Gewürzmischung für Lebkuchen ist das „Neunerlei Gewürz“.
Bu varlık Tibet Budizminin devamında Budist bir figür olarak ortaya çıkmıştır.Dieses Wesen existiert weiter als buddhistische Figur im tibetischen Buddhismus.
Akkoyunlu ülkesi hükümdar ailesinin ortak mülkü sayılırdı.Die Burg gehörte zum königlichen Familienbesitz.
Binlerce mumyalanmış kedi Mısır'da yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır.Unter Katzen: Löwenmumie in Ägypten entdeckt.
Eğitimini de orada sürdürdü.Dort setzte er seine Ausbildung fort.
Eric Chahi programlamaya Loriciels firmasın da, Amstrad ve Oric Atmos bilgisayarları ile başladı.Eric Chahi begann auf Oric Atmos und Amstrad im Jahr 1983 für die Firma Loriciels zu programmieren.
Saçın, büyüme hızı ortalama günde 0,3 mm ile 0,4 mm'dir.Das menschliche Kopfhaar hat eine Wachstumsgeschwindigkeit von etwa 0,3 mm pro Tag.
Ortam aydınlatmasına özel önem verilmiştir.Besonderes Augenmerk sollte aber auf die Beleuchtung des Terrariums gelegt werden.
Ordu henüz yeterince iyi örgütlenemişti.Die Reorganisation der Armee war noch nicht abgeschlossen.
Şehir, Otuz Yıl Savaşı sırasında, 1632 yılında İsveç ordusu tarafından alındı.1632 wurde die Burg im Zuge des Dreißigjährigen Krieges durch schwedische Truppen zerstört.
Soruların amacı soruları ortadan kaldıracak cevaplara varmaktır.Seine Hauptaufgabe ist die Beantwortung von Anfragen zur Namensauflösung.
"Fikret Orman, "Ailemize hoş geldin"".Der Heimat Born : Ein Gruß an unsere kämpfenden Familienväter.
Q-Tip, 2011'de Kanye West ve Jay-Z ortak albümü Watch the Throne'da yer aldı.Im August 2011 veröffentlichte Kanye West gemeinsam mit Jay Z das Album Watch the Throne.
Hücre içindeki en küçük organeldir.Es ist das kleinste Genom, das je in einer Zelle gefunden wurde.
Izumo Antik Japonya'nın en büyük siyasi güçlerin ortaya çıktığı bölgelerinden biri idi.Izumo war eine der politisch einflussreichen Regionen des historischen Japan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
or ile cümle - Sayfa 8 - or kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App