Tom sadece orada oturdu ve Mary'nin resmine baktı.Tom just sat there and stared at Mary's picture.
Eğer orada değilsen resmimizi sensiz çektireceğiz.If you aren't there, we'll have our picture taken without you.
Tom'un Fransızcası önemli oranda gelişti.Tom's French has improved significantly.
Yaklaşık üç yıldır oradayız.We've been there for about three years.
Oraya hiç gitmedik.We've never been there.
Oraya girmek zorundayız.We've got to get in there.
Tom'u oradan çıkartmak zorundayız.We've got to get Tom out of there.
Oraya girmek zorunda kalacağız.We're going to have to get in there.
Sizi oradan çıkaracağız.We're going to get you out of there.
Onlardan önce oraya varacağız.We're going to get there before them.
Biz oraya geri gitmiyoruz.We're not going back there.
Biz oraya gitmiyoruz.We're not going there.
Biraz daha hızlı sürseydik, oraya zamanında varırdık.If I'd driven a little faster, we'd have gotten there on time.
Oraya zamanında varacağız.We'll get there in time.
Oraya vardığımızda öğreneceğiz.We'll find out when we get there.
Muhtemelen onları orada yeneceğiz.We'll probably beat them there.
Muhtemelen Tom'u orada yeneceğiz.We'll probably beat Tom there.
Muhtemelen seni orada yeneceğiz.We'll probably beat you there.
Biz oraya döneceğiz.We'll be back there.
Seni orada göreceğiz.We'll see you there.
Sadece orijinal olarak planladığımız şeyi yapacağız.We'll just do what we originally planned.
Oraya ilk kimin varacağını göreceğiz.We'll see who gets there first.
Tom'u oradan çıkarmak zorundayız.We have to get Tom out of there.
Orada bitirilmemiş işimiz var.We have unfinished business there.
Ortak çok arkadaşlarımız var.We have a lot of friends in common.
Çok az ortak yanımız var.We have very little in common.
Orada olduğunu biliyoruz, Tom.We know you're in there, Tom.
Birlikte oraya yürüyebiliriz.We could walk there together.
Oraya beraber yürüyebilirdik.We could walk there together.
Orada ne olduğunu ikimiz de biliyoruz.We both know what's out there.
Senin orada olduğunu bilmiyorduk.We didn't know you were there.
Daha önce orada gördük.We already looked over there.
Biz zaten oraya baktık.We already looked over there.
Sizin hâlâ orada olduğunuzu biliyoruz.We know you're still there.
Senin hâlâ orada olduğunu biliyoruz.We know you're still there.
Oraya gitmek zorundayız.We ought to get over there.
Biz Tom'un orada olduğunu biliyoruz.We know Tom is in there.
Biz oraya gidemeyiz.We can't go in there.
Orada olduğunu biliyoruz.We know you're there.
Biz orada yaşıyoruz.We live over there.
Biz sadece oradaydık.We were just there.
Dün gece oradaydıkWe were there last night.
Tom benim yerime oraya gitti.Tom went there instead of me.
Oraya zamanında varabileceğimi sanmıyorum.I don't think I can get there in time.
Zamanında orada olmak için elimden geleni yapacağım.I'll try my best to be there on time.
Tom zamanında orada olmaya çalışacak.Tom is going to try to be there on time.
Ne zaman orada olmam gerektiğinden emin değilim.I'm not sure when I should be there.
Tom'un orada olacağından emin değilim.I'm not sure Tom is going to be there.
Haydi, Tom, oradan çıkmalısın.Come on, Tom, you've got to get out of there.
Tom dün gece partiye gelmiş olabilir ama onu orada görmedim.Tom may have been at the party last night, but I didn't see him there.
Orada olmaya hakkım var.I have a right to be in there.
Ben oraya varmadan önce Tom'un ayrılmayacağından emin ol.Make sure Tom doesn't leave before I get there.
Tom oraya yalnız gitmememi söyledi.Tom told me not to go there alone.
Tom'a bizi 2.30'da orada karşılamasını söyle.Tell Tom to meet us there at 2:30.
Tom'a zamanında orada olmayı planladığımızı söyle.Tell Tom we plan to be there on time.
Tom'a 30 dakika içinde orada olacağımı söyle.Tell Tom I'll be there in 30 minutes.
Tom bana oraya yalnız gitmememi söyledi.Tom told me not to go there by myself.
Tom'a üç saat içinde orada olacağımı söyle.Tell Tom I'll be there in three hours.
Tom'a, üç dakika içinde orada olacağımı söyle.Tell Tom I'll be there in three minutes.
Üç dakika içinde orada olacağımı Tom'a söyle.Tell Tom I'll be there in three minutes.