or ile cümle
or kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı.They knew they must fight together to defeat the common enemy.
O, ortada yakalandı.He was caught in the middle.
Neredeyse hiç örgün eğitim almadı.He had almost no formal education.
O, istifa etti ve orduya katıldı.He resigned and joined the army.
Artık orada az sayıda arkadaşı vardı.He had few friends there anymore.
O, New Orleans'a vardığında hasta bir adamdı.He was a sick man when he got to New Orleans.
Yakın koruma altında aylarca orada kaldı.He remained there for many months under close guard.
İlk defa, onun ordusu savaşa gitti.For the first time, his army went into battle.
Olaylardan biri New Orleans savaşıydı.One of the events was the Battle of New Orleans.
Bir birlik ordusu doktoru savaşı uzaktan izledi.A Union army doctor watched the battle from a distance.
General Lee ve Konfederasyon Ordusu, büyük savaşı kaybetti.General Lee and the Confederate Army lost the great battle.
Savaş hasarının çoğu oradaydı.Most of the war damage was there.
O, savaş sırasında orduya katıldı.He joined the Army during the war.
Soğuk Savaş aynı zamanda Orta Doğuyu da etkiledi.The Cold War also affected the Middle East.
Japonya ordusu 1931 yılının sonlarında Tokyo hükümetinin kontrolünü ele geçirdi.Japan's army took control of the government in Tokyo in late 1931.
Güney ordusunun adamlara ve malzemelere ihtiyacı vardı.The southern army needed men and supplies.
Birlik ordusunun ikmal hatları kuzey tarafındaydı.The Union army's supply lines were on the north side.
Malzemeler olmadan, onun ordusu çok uzun savaşamadı.Without supplies, his army could not fight very long.
Ordu, madencileri uzaklaştırmak için asker gönderdi.The army sent soldiers to remove the miners.
Ordu onu istifa etmeye zorladı.The army forced him to resign.
Santa Ana'nın ordusu yok edildi.Santa Ana's army was destroyed.
Konfederasyon ordusu geri çekildi.The Confederate army retreated.
Birlik ordusu şehri bombaladı.The Union army shelled the city.
Ordu küçük muhalefetle karşı karşıya geldi.The army faced little opposition.
Lee'nin ordusu her saldırıyı püskürttü.Lee's army fought off each attack.
Meksika ordusu eylem tehdidinde bulundu.The Mexican army threatened action.
Büyük bir ordu ve donanmaya ihtiyaç olacaktı.A large army and navy would be needed.
Kamuoyu baskısı orduyu hareket etmesi için zorladı.Public pressure forced the army to act.
Ordunun Harpers Ferry yakınında hiç adamı yoktu.The army had no men near Harpers Ferry.
Washington'un ordusu Trenton'u ele geçirdi.Washington's army has captured Trenton.
O ordu kampına döndü.He returned to the army camp.
Onun ordusu, Mississippi Nehri'nin batısındaydı.His army was west of the Mississippi River.
Teksaslılar kendi ordularını organize etmeye başladılar.The Texans began to organize their own army.
Kim bu insanlardan bir ordu organize edecekti?Who was going to organize these men into an army?
Kölelik orada yasal idi.Slavery was legal there.
Organizasyon başarısız oldu.The organization failed.
Altın orada keşfedildi.Gold was discovered there.
Daniel Webster'da oradaydı.Daniel Webster also was there.
İki adamın ortak çok şeyi vardı.The two men had much in common.
Oradaki durum kritikti.The situation there was critical.
Faiz oranları ve enflasyon yüksekti.Interest rates and inflation were high.
Oradaki mücadele birkaç gün sürdü.The fighting there lasted several days.
Oradaki binlerce insan tutuklandı.Thousands of people there were arrested.
Farragut, New Orleans'ı savaş olmadan ele geçirdi.Farragut captured New Orleans without a fight.
Benjamin Harrison'un kampanyası iyi organize edilmişti.Benjamin Harrison's campaign was well-organized.
O, iki ordunun yeniden savaşacağı yerdi.That was where the two armies would fight again.
Hava korsanları orta doğu ülkelerindendi.The hijackers were from Middle Eastern countries.
Son zamanlarda oraya gittim.I went there recently.
Örümcekkuşu artık bize zarar veremez.The shrike can't harm us anymore.
En sevdiğin örümcekkuşu hangisidir?Which is your favorite shrike?
Ben saat yedi buçukta orada olacağım.I'll be there at half seven.
Orada tam olarak ne oldu?What exactly happened there?
İngilizce birçok Asyalı için ortak bir dildir.English is a common language for many Asians.
Bir daha orada yaşamak istemiyor.She doesn't want to live there ever again.
Eğer bütün yolu koşsaydın oraya zamanında varırdın.If you'd run all the way, you'd have arrived there in time.
Eğer sen tüm yolu koşsaydın sen oraya zamanında giderdin.If you'd run all the way, you would've gotten there in time.
Kanada'da suç oranı düşüyor.The crime rate is decreasing in Canada.
Senin için oradayım.I'm there for you.
Savaş başladığında biz on yıl boyunca orada yaşadık.We lived there for ten years when the war began.
Napolyon'un ordusu Moskova'ya kadar ilerledi.Napoleon's army advanced up to Moscow.