or ile cümle
or kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hastanede kan örneğimi aldılar.They took a sample of my blood at the hospital.
Hastalık oraya gitmemi engelledi.Illness kept me from going there.
İşsizlik oranı durgunluktan dolayı %5'e yükseldi.The unemployment rate went up to 5% because of the recession.
Bazen Toyama Körfezi'nde bir serap ortaya çıkar.A mirage sometimes shows up in Toyama Bay.
Ortalama zekada birisi bunu anlayabilir.A person with average intelligence would understand that.
Ben öğle yemeğini genellikle orada yerim.I generally have lunch there.
Yaralı adam, polis oraya varmadan önce caddede uzandı.The injured man lay in the street before the police arrived.
Odaya bakınca, ben orada hiç kimseyi bulmadım.Looking into the room, I found nobody there.
Bir ordu midesi üzerinde yürür.An army travels on its stomach.
Ortam rahatsız ediciydi.The atmosphere was uncomfortable.
Ortalama olarak ayda iki kez sinemaya giderim.On an average, I go to the movies twice a month.
Ortalama olarak günde kaç mil yürüyorsunuz?On an average how many miles do you walk a day?
Ortalama sıcaklık yükseldi.The average temperature has gone up.
Amerika Birleşik Devletleri, demokratik ülkelerin tipik bir örneğidir.The United States is typical of the democratic countries.
FED faiz oranlarını indirdi.The Federal Reserve slashed interest rates.
Bana başka bir örnek gösterin lütfen.Please show me another example.
Bana bir örnek daha ver.Give me another example.
Bana bir örnek daha göster.Show me another example.
Avukatın bana söylediğinin yanlış olduğu sonunda ortaya çıktı.What the lawyer had told me finally turned out to be false.
Onlar yarım saat içinde oraya yürüyecek.They'll walk there in half an hour.
Orası yürümek için yeterince yakın mı?Is it close enough to walk there?
Yürüyebilirsin veya ikinci bir seçenek olarak, seni oraya arabamla götürürüm.You can walk, or alternatively, I'll drive you there in my car.
Annem benim Orta Doğuya gitmeme itiraz etti.My mother objected to my going to the Middle East.
Annesi kızına bu oyuncakları ortadan kaldırmasını söyledi.The mother told her daughter to put those toys away.
Biz şiddeti ortadan kaldırmalıyız.We must do away with violence.
Ticaret ortakları, ticaret politikasını açıklığa kavuşturmak için Japonya'ya dayanıyor.Trading partners are leaning on Japan to clarify its trade policy.
Ben oraya gitmek için niyet etmiştim.I had intended to go there.
Günde ortalama iki saat İngilizce çalışıyorum.I study English two hours a day on an average.
Bizim ortak bir şeyimiz yok.We have nothing in common.
Hava orada gerçekten çok sıcak.It's really hot there.
Gerçeği söylemek gerekirse, oraya gitmedim.To tell the truth, I didn't go there.
Lütfen bugün orayı ziyaret et.Please visit there today.
Çeviriyi orijinali ile karşılaştıralım.Let's compare the translation with the original.
Uyuşturucu trafiğini, kök ve dalları ortadan kaldırmalıyız.We must eradicate the drug traffic, root and branch.
Ben orada kız kardeşimi gördüm.I saw my sister there.
Kız kardeşim bu sabahtan beri örgü örüyor.My sister has been knitting since this morning.
Her yıl, tropikal yağmur ormanlarından 27.000.000 dönüm imha edilir.Each year, twenty-seven million acres of the tropical rainforests are destroyed.
Arabanı izin almadan oraya park etmemelisin.You must not park your car there without permission.
Yarın yağmur yağarsa, oraya gitmeyiz.If it rains tomorrow, we'll not go there.
Sıkıca-örülmüş halılar genellikle daha değerlidir.Tightly-knit carpets are generally more valuable.
O uyandığında, aile oradaydı.When she awoke, the family was there.
Geri döndüğümde, çantam bir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştu.When I got back, my bag had disappeared without a trace.
Sorun onun için oraya kimin gideceğidir.The question is who will go there for him.
Vahşi hayvanlar ormanda yaşarlar.Wild animals live in the forest.
Yabani hayvanlar ormanda yaşar.Wild animals live in the forest.
Çeviriyi orijinali ile karşılaştırın.Compare the translation with the original.
Yumi oraya kendi gitti.Yumi went there by herself.
Akşamları orta derecede egzersiz uyumaya yardım eder.Moderate exercise in the evening helps induce sleep.
Bazı beklenmedik zorluklar ortaya çıktı.Some unexpected difficulties have arisen.
Bebeğimi ocak ayının ortalarında bekliyorum.I'm expecting my baby in the middle of January.
Güneş bu kadar güçlü iken örtünmek iyi bir fikirdir.It's a good idea to cover up when the sun is this strong.
Boşanma oranının artması bekleniyor.The divorce rate is expected to rise.
Ebeveynlerim oraya gitmeme izin verdi.My parents let me go there.
Ebeveynlerim beni oraya gönderdi.My parents made me go there.
Ebeveynlerim oraya yalnız gitmeme itiraz ettiler.My parents objected to my going there alone.
Orada hava güzel ve serindi.It was nice and cool there.
Onun güzel bir gün olduğu ortaya çıktı.It turned out to be a lovely day.
Ormanda beni bir sürü böcek ısırdı.I got a lot of insect bites in the woods.
Bana bir örnek ver.Quote me an example.
Tren saat dokuzda kalkar, saat onda oraya varır.The train leaves at nine, arriving there at ten.