Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.Signorina, ha ricevuto soldi per fornire la casa da gioco d'azzardo.
Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.Δεσποινίς, κοιτάξτε. Λάβατε μέχρι και χρήματα για την παροχή της σχολής για τζόγο.
Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.Мисс, смотрите.Вы даже получили деньги, за предоставление студии
Bakın siz orayı kumar oynanması için verdiniz ve para kazandınız.آنـسة، لنرى.. حتى أنكِ قد استلمت المال مقابل توفير منزل القمار
Bakın, yüksek oranda enfekte olanlar tüm nüfusun %4'ü ve HIV-enfekte olanların %50'sini oluşturuyor높은 감염율을 지닌 국가는 전체 인구의 4%가 감염자이고 전세계 HIV감염자의 50%가 이들 국가에 있습니다.
Bakın, yüksek oranda enfekte olanlar tüm nüfusun %4'ü ve HIV-enfekte olanların %50'sini oluşturuyorHIV感染者の実に50パーセントを占めます HIVは世界中に存在します
Bakın, yüksek oranda enfekte olanlar tüm nüfusun %4'ü ve HIV-enfekte olanların %50'sini oluşturuyorNézzék, a súlyosan érintettek 4%-a a teljes népességnek és ott él a HIV fertőzöttek 50%-a.
Bakın, yüksek oranda enfekte olanlar tüm nüfusun %4'ü ve HIV-enfekte olanların %50'sini oluşturuyorNhìn xem, khu vực nhiễm nặng chỉ chiếm có 4% dân số nhưng chiếm tới 50% tổng số ca nhiếm HIV.
Bakın, yüksek oranda enfekte olanlar tüm nüfusun %4'ü ve HIV-enfekte olanların %50'sini oluşturuyorReparem, os altamente afetados são 4% de toda a população e representam 50% dos infetados com VIH.
Bakın, yüksek oranda enfekte olanlar tüm nüfusun %4'ü ve HIV-enfekte olanların %50'sini oluşturuyorZ 4% światowej populacji nosicieli HIV połowa znajduje się w tym rejonie.
Bakın, yüksek oranda enfekte olanlar tüm nüfusun %4'ü ve HIV-enfekte olanların %50'sini oluşturuyorראו, המדינות הנגועות ביותר מהוות 4 אחוזים מכלל האוכלוסיה ויש בהן 50 אחוז מנשאי ה-HIV.
Bakın, yüksek oranda enfekte olanlar tüm nüfusun %4'ü ve HIV-enfekte olanların %50'sini oluşturuyorالدول الأكثر إصابة تمثل أربعة بالمائة من كل سكان العالم ويحتوون على 50 بالمائة من المصابين بفيروس نقص المناعة
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.Hänellä ei ollut sotilaan katsetta- -eikä alkemistin eli armeijan koiran.
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.Hans blick var inte en soldats- -eller en alkemists, som kallas militärens hund.
- Bana bak. Bedava gidilmiyor oralara.Не можеш да отидеш там без пари.
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Bila je skoraj histerična, ko me je pogledala in rekla:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Bola skoro hysterická, keď sa na mňa pozrela a povedala:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Była bliska histerii.
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Cô ấy gần như hoảng loạn khi nhìn tôi và nói,
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Elle était presque hystérique quand elle m'a regardé et a dit,
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Era quasi isterica quando mi guardò e mi disse,
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Estaba a punto de la histeria cuando me vio y dijo,
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Hon var nästan hysterisk när hon såg på mig och sa,
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Hun var næsten hysterisk da hun kiggede på mig og sagde,
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?절 바라보며 이렇게 말할 때, 엠마는 거의 발작 상태 같았어요.
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Neměla daleko k hysterii, když se na mě podívala a řekla: "Kdo za mnou přijde, když budu mít autonehodu?
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Privea cu disperare când s-a uitat la mine și a spus:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Sie war fast hysterisch, als sie mich ansah und sagte:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Szinte hisztérikus volt, ahogy rám nézett, és azt mondta:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Ze was bijna hysterisch toen ze me aankeek en zei:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Έκανε σχεδόν σαν υστερική όταν με κοίταξε και μου είπε,
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Её всю трясло, когда она взглянула на меня и спросила:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?Тя беше почти пред истерия, когато ме погледна и каза:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?У неї була майже істерика, коли вона поглянула на мене і сказала:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?היא היתה כמעט היסטרית כשהיא הביטה בי ואמרה,
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?لقد كانت في حالة هستيرية تقريباً عندما تظرت إلي و قالت:
Bana bakıp, "Bir araba enkazında kalsam benim için kim orada olacak?「ひどい自動車事故に遭ったら 誰が来てくれるの?
Bana bu kelimeyi yazmak. Organel.So proteinerna kommer hamna här.
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.Hans blik var ikke som en soldats - - eller en alkymists, der kaldes militærets hund.
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.Jego spojrzenie nie było ani spojrzeniem żołnierza, ani alchemika, zwanego psem żandarmerii.
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.No tenía la mirada de un soldado, ni la de un alquimista o perro del ejército, como los llaman.
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.O olhar dele não era o de um soldado, nem era o de um alquimista, o tão chamado Cão dos Militares.
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.Το βλέμμα στα μάτια του δεν ήταν ενός στρατιώτη. Ούτε αλχημιστή, των λεγόμενων "Σκυλιών του Στρατού".
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.И его взгляд не был ни взглядом солдата, ни алхимика, так называемого Цепного пса армии.
Bak orada. Ali'nin yanýnda. Kýzlarla konuţuyorlar.Απαλή η δυνατή;
Bak, su yoldan gidersen bir køy var Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinAle půl míle od sud je vesnice možná tam někdo mluví anglicky.
Bakterilere harika bir yaşam ortamısınız ancak diğer bir taraftan bu bakteriler yaşamınız için çok önemliler.Aber sonst, sind Sie eine wunderbare Umgebung für diese Bakterien, genauso wie sie für Ihr Leben wichtig sind.
Bakterilere harika bir yaşam ortamısınız ancak diğer bir taraftan bu bakteriler yaşamınız için çok önemliler.Ale inak ste pre tie baktérie skvelým prostredím, práve ako ony sú pre váš život nevyhnutné.
Bakterilere harika bir yaşam ortamısınız ancak diğer bir taraftan bu bakteriler yaşamınız için çok önemliler.Altrimenti, siete un ambiente meraviglioso per quei batteri, e loro sono essenziali per la vostra vita.
Bakterilere harika bir yaşam ortamısınız ancak diğer bir taraftan bu bakteriler yaşamınız için çok önemliler.그점만 뺀다면, 여러분은 그 박테리아를 위한 최고의 환경입니다, 그것들이 여러분의 생명을 위해서 필수적인것과 마찬가지로요.
Bakterilere harika bir yaşam ortamısınız ancak diğer bir taraftan bu bakteriler yaşamınız için çok önemliler.Lecz poza tym wy zapewniacie bakteriom doskonałe środowisko, a one są istotne w waszym życiu.
Bakterilere harika bir yaşam ortamısınız ancak diğer bir taraftan bu bakteriler yaşamınız için çok önemliler.Но в общем, вы - прекрасная среда для тех бактерий, так же как и они необходимы вам для жизни.
Bakterilere harika bir yaşam ortamısınız ancak diğer bir taraftan bu bakteriler yaşamınız için çok önemliler.Но иначе, вие сте прекрасна среда за тези бактерии, също както те са жизнено важни за вас.
Bakterilere harika bir yaşam ortamısınız ancak diğer bir taraftan bu bakteriler yaşamınız için çok önemliler.אבל מלבד זאת, אתם מהוים סביבה נפלאה עבור חיידקים אלו, בדיוק כפי שהם חיוניים לחייכם.
Bakterilere harika bir yaşam ortamısınız ancak diğer bir taraftan bu bakteriler yaşamınız için çok önemliler.لكن فيما عدا ذلك, أنت بيئة رائعة لهذه البكتيريا, تماما كما هي أساسية لحياتك.
Bakterilere harika bir yaşam ortamısınız ancak diğer bir taraftan bu bakteriler yaşamınız için çok önemliler.あなたはバクテリアにとって素晴らしい環境なのです ちょうど我々の生活にそれらが必要なように バクテリアは必須栄養素の消化を手助け
Bakteriler hep ordalar.Ale bakterie jsou trochu svézt.
Bakteriler hep ordalar.Ale te bakterie to tylko nasi pasażerowie.
Bakteriler hep ordalar. Kim olduğumuzu değiştirmiyorlar.ولكن البكتريا ثابتة، فهي لا تغير فيمن نحن
Bakteriler hep ordalar.Mas as bactérias são tipo juntos levadas junto.