or ile cümle

or kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Okul idaremiz o okul kuralını ortadan kaldırmaya karar verdi.Our school administration decided to do away with that school rule.
Benim okul notları ortalamaydı.My school grades were average.
Okul orkestrasına katılacağım.I'm going to join the school orchestra.
Her insanın ödemesi çalışması ile orantılı olacaktır.Each man's pay will be in proportion to his work.
Her birinin ödemesi onun eseri ile orantılıydı.Each man's pay was in proportion to his work.
Kent, büyük bir ordu tarafından savunuldu.The town was defended by a large army.
Bir kural olarak, ikizlerin ortak çok şeyi var.As a rule, twins have a lot in common.
Yabancı bir ülkeyi tanımanın en iyi yolu oraya bizzat gitmektir.The best way to know a foreign country is to go there yourself.
Yabancı bir ülkeyi tanımak için iyi yol oraya gitmektir.The good way to know a foreign country is to go there.
Cerrah beni bir organ nakli operasyonu geçirmem için ikna etti.The surgeon persuaded me to undergo an organ transplant operation.
Cerrah bir organ nakli geçirmesi için onu ikna etti.The surgeon persuaded him to undergo an organ transplant.
Bu battaniye ile yaralı adamı örtün.Cover up the injured man with this blanket.
Toplantıda kullandığımız bütün kağıtları ortadan kaldırmam istendi.I was asked to put away all the papers we used at the meeting.
Karanlığın örtüsü altında yol aldık.We advanced under cover of darkness.
Onun örneğini takip etmeliyiz.We should follow his example.
Irk ayrımını ortadan kaldırmaya yönelik çabalarımıza devam edeceğiz.We shall continue our efforts to eradicate racial discrimination.
Biz ormanda bir patika açtık.We cleared a path through the woods.
Biz ormanda yolu şaşırdık.We went astray in the woods.
Kazancımız ve giderimiz arasında orta yolu bulmalıyız.We should strike a balance between our expenditure and income.
Kayıp çocuk için ormanı aradık.We searched the woods for the missing child.
Ortak bir sürü sempatimiz var.We have a lot of sympathies in common.
Laramie'ye birlikte geldik ve orada ayrıldık.We went together to Laramie, and there we parted.
Paris'e uçtuk, orada bir hafta kaldık.We flew to Paris, where we stayed a week.
Bir yolunu bulup ormanı geçeceğiz.We will get through the jungle somehow.
Orada burada onu aradık.We looked for it here and there.
Biz onu oraya gönderdik.We made him go there.
Ormanda balta ile yolumuzu açtık.We chopped our way through the jungle.
Bizim kamu liderleri yaratıcı ve sık sık yeni fikirler ortaya atarlar.Our public leaders are imaginative and often come up with new ideas.
Ordumuz düşman savunmasını yardı geçti.Our army broke through the enemy defenses.
Ordumuz kırallığa baskın yaptı.Our army took the kingdom by surprise.
Hanako'nun şaşırtıcı şekilde hoş bir insan olduğu ortaya çıktı.Hanako turned out to be a surprisingly nice person.
Yangına dikkatsiz bir sigara içicisinin sebep olduğu ortaya çıktı.It transpired that fire was caused by a careless smoker.
Yangın başladığında annem tesadüfen oradaydı.My mother happened to be there when the fire broke out.
Aylık oran ne kadardır?How much is the monthly rate?
Binlerce insan orada toplandı.Thousands of people gathered there.
Binlerce kişi oradaydı.Thousands of people were there.
Oraya ne zaman varırım?When do I get there?
Oraya saat kaçta vardınız?What time did you arrive there?
Oraya ne zaman vardın?What time did you arrive there?
Saat kaçta orada olabilirim?What time can I be there?
Oraya niçin gittin?What did you go there for?
Ne yapacağımı bilmediğim için, orada sessizce durdum.Not knowing what to do, I stood there silently.
Biz onu oranın dışında yaptık.We made it out of there.
Oradaki nedir?What is over there?
Müzik insanlık için ortak bir dildir.Music is a common speech for humanity.
Prens ormanda kayboldu.The prince was lost in the woods.
Kirli çamaşırlarını ortaya dökme.Don't wash your dirty linen in public.
Yangın ormanı silip süpürdü.Fire devoured the forest.
Istasyon şehrin ortasında.The station is the middle of the city.
İngilizce artık dünyadaki çeşitli ulusların ortak dili haline gelmiştir.English has now become the common language of several nations in the world.
İş faaliyetlerimizi güçlendirmemiz için bunu yeniden organize etmeliyiz.We need to reorganize it in order to strengthen our business activities.
Unzen dağı öylesine güzel bir yer ki birçok insan orayı ziyaret eder.Mt. Unzen is such a nice place that many people visit there.
Ortalıkta dolaşan söylentiler var.There are rumors in the air.
Ne olursa olsun orada olacağım.I'll be there rain or shine.
Günlük oran nedir?What's the daily rate?
Yaşlı bir adam ortaya çıktı.An old man came along.
Sitede bir adam ortaya çıktı.A man appeared at the site.
Orada hıçkırarak ağlamakta olan bir kız çocuğuna rastladım.I found that there was a little girl sobbing.
Önceki gün orada bıraktılar.They left there the day before yesterday.
Onlar New York'a taşındı, ancak onlar yeni ortamlarına kolaylıkla adapte oldu.They moved to New York, but adapted easily to their new surroundings.

İlgili Sayfalar