Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.Iar înăuntru, lumina zilei -- fiecare este un dispozitiv optic și aduce lumină în centru.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.Und innen, das Tageslicht - jedes einzelne ist eine Optik und bringt Licht ins Zentrum.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.Και στο εσωτερικό, το φως της ημέρας-- κάθε μία είναι μια οπτική ίνα και φέρνει φως στο κέντρο.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.А внутри, при дневном свете — каждое оптическое волокно несет свет в центр.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.А всередині, при денному світлі - кожне оптичне волокно несе світло в центр.
Ve içeride, gün ışığı -- her birisi bir optik ve ışığı merkeze getiriyor.А вътре, дневната светлина -- всеки един елемент е оптически и фокусира светлина в центъра.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.E não posso dizer com toda a certeza que foi a fonte óptica a trazê-lo, porque há ali isco.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Ich kann nicht sicher sagen, dass das Leuchten in angelockt hat, da hier auch Beute ist.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Ik ben er niet zeker van dat het licht hem heeft aangelokt omdat er aas daar ligt.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Je ne peux pas vous dire avec certitude que la source optique l'a attiré, parce qu'il y a un appât ici.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.어떠한 시각적 근원으로 오게 된 지는 모르겠군요, 미끼도 함께 있다보니 말입니다.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Nemôžem povedať s istotou, že to sem prilákal ten optický zdroj, pretože tam je tá návnada.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Nemůžu tvrdit s jistotou, že ho sem přilákal ten optický zdroj, jelikož je tam i návnada.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Non posso dire con certezza che sia stato attratto dalla fonte ottica perché c'è l'esca proprio qui.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Nu pot spune cu siguranță că l-a atras sursa optică pentru că momeala e chiar acolo.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Og jeg kan ikke med sikkerhed sige at den optiske kilde fik den ind, fordi der er madding lige der.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Và tôi không thể nói chắc chắn rằng nguồn sáng thu hút nó , bởi vì có một cái mồi ngay đó.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Y no puedo decir con seguridad que lo atrajo la fuente óptica porque allí hay una carnada.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.И не мога да твърдя със сигурност, че оптическия източник я доведе, защото има стръв точно там.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Я не могу сказать наверняка, что её приманил источник света, потому что здесь есть еще и приманка.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.Я не можу впевнено заявити, що її привабило саме світло, тому що там ще є приманка.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.ואיני יכולה לומר בוודאות שהאיתות האופטי הביא אותו, כי נמצא שם פיתיון.
Ve kesin olarak optik kaynağın onu çağırdığını iddia edemem, çünkü tuzak tam oradaydı.エサもあったからです でも匂いに引かれてやってきたのならば
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.A pak můžete vzít kabel z optického vlákna a rozzářit některé z těch samých věcí.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.Apoi poți lua un cablu de fibră optică și poți reface circuitele.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.A potem za pomocą kabla światłowodowego można rozświetlić niektóre z nich.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.A potom môžete vziať optické vlákno a rozsvietiť niektoré z tých istých vecí.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.Dan kan je een glasvezelkabel nemen en een paar van die dingen belichten.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.Dann kann man ein Glasfaserkabel nehmen und ein paar derselben Dinge aufleuchten lassen.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.Depois podemos pegar num cabo de fibra óptica e acender algumas das mesmas coisas.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.E poi si può prendere un cavo a fibre ottiche e illuminare alcune di queste cose.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.És akkor egy száloptikán keresztül felkapcsolhatod ugyanazokat a dolgokat.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.Et puis on peut prendre un câble à fibre optique et éclairer une partie de la même chose.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.뇌속의 신경 전달선을 정확하게 반응하게 할 수 있다는 뜻입니다.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.Och sedan kan man ta en fiberoptisk kabel och belysa några liknande saker.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.Y, después, se puede tomar un cable de fibra óptica y encender algunas de las mismas cosas.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.Έπειτα μπορείτε να πάρετε μια οπτική ίνα και να φωτίσετε μερικά από τα ίδια πράγματα.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.Затем вы берете кабель из оптического волокна и освещаете похожие моменты в этой цепочке.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.След това можете да вземете фиброоптичен кабел и да осветите някои от същите неща.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.ואז ניתן ליטול כבל סיב-אופטי ולהאיר על כמה מהדברים הנ"ל.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.ومن ثم يمكنك أن تأخذ سلكا من الألياف البصرية وتضئ بعض من هذه المناطق المتشابهة.
Ve sonra bir fiber optik kablo alıp bunlardan bazılarını aydınlatabilirsiniz.同じ回路を活性化させることができます ちなみにこれを実施するにあたり
Ve tabiki amaç fiber optiklerin cismi bilgilendirmesi, ama bu fikri yaratan şey cismin görme duyarlılığı.이렇게 만든 이유는 물론 물체에게 정보를 주기 위해서이기도 하지만 눈의 감각을 물체에 준다는 아이디어로 발전되기도 합니다.
Ve tabiki amaç fiber optiklerin cismi bilgilendirmesi, ama bu fikri yaratan şey cismin görme duyarlılığı.Światłowody mają oczywiście informować przedmiot, ale też sprawiać wrażenie wrażliwości ludzkiego oka.
Ve tabiki amaç fiber optiklerin cismi bilgilendirmesi, ama bu fikri yaratan şey cismin görme duyarlılığı.Идеята на тези оптични влакна, е да информират обекта, да създадат усещане за очна чувствителност.
Ve tabiki amaç fiber optiklerin cismi bilgilendirmesi, ama bu fikri yaratan şey cismin görme duyarlılığı.והרעיון של הסיבים האופטיים האלו הוא לידע את החפץ, בודאות, אבל ליצור רושם של עיניים רגישות של החפץ
Ve tabiki amaç fiber optiklerin cismi bilgilendirmesi, ama bu fikri yaratan şey cismin görme duyarlılığı.والفكره في هذه الألياف البصريه هي أن تخبر الكائن بصوره مؤكده بل أن تمثل حساسيه العين للكائن.
Ve tabiki amaç fiber optiklerin cismi bilgilendirmesi, ama bu fikri yaratan şey cismin görme duyarlılığı.物体に目の感受性のイメージを 与える役もしています このデザインで 私は
Yossi Vardi: Geçtiğimiz senenin en popüler viral reklamlarından biri, Philips'ten optik inç olarak biliniyor.Questa è una delle pubblicità virali più famose dell'anno scorso, nota come "il pollice ottico" della Philips.