İlk işine liseden sonra forklift operatörü olarak başladı.Încă din primul an de facultate a început să lucreze ca manechin.
Bir kepçe operatörüdür.Este un agent de circulație.
Yine birçok kadın telsiz ya da telefon operatörü olarak çalıştı.A participat la numeroase emisiuni radiofonice, ca vorbitor sau ca solist de operă.
Corrie'nin ölümünden sorumlu olan buldozer operatörü konusunda tartışmalar vardır.Circumstanțele morții lui Corrie au rămas disputate.
Tüm özellikleri bilgisayar veya operatör tarafından kontrol edilebilir.Magistrala poate fi controlată de procesor sau de controlerul DMA.
1985'te (Société Européenne des Satellites) (SES) olarak kuruldu ve Avrupa'nın ilk özel uydu operatörüydü.Az 1985-ben alapított Société Européenne des Satellites-Astra Európa első műholdüzemeltető magáncége volt.
Bazı operatörler bunu 2.5G teknolojisi olarak duyurmuşlardır.2,5G adatátvitelként is szokták emlegetni.
Dallas, Texas'tan bir Amerikan gece kulübü operatörü olan Jack Ruby olarak Brian Doyle-Murray.Brian Doyle-Murray - Jack Ruby, egy éjszakai klub üzemeltetője Dallasban.
Değişkenler, = atama operatörü kullanılarak tanımlanır.Változókat az értékadó operátorral lehet deklarálni, ami az =.
Bu kişi radyo operatörlüğü yapıyordu.Rendszeres szereplője volt a Rádiókabarénak.
Bu çalışma ortamı büyük ölçüde geliştirir ve sorunları operatör maruz kaynaklanan azaltır.Ezt a szervezet vészhelyzetekben használja, ekkor az illető tudatossági szintje lecsökken.
Operatörün Güney Afrika, Macaristan ve Polonya'da çıkarları var.Az üzemeltetőnek Dél-Afrikában, Magyarországon és Lengyelországban vannak érdekeltségei.
Joseph Taylor, aynı zamanda K1JT çağrı işareti ile amatör radyo operatörüdür.Joe Taylor harrastaa radioamatööritoimintaa kutsumerkillä K1JT.
Daha önce forklift operatörlüğü yapmaktaydı.He ovat aiemmin vaikuttaneet Stockers!-yhtyeessä.
2012 yılından itibaren Dünya Göz Hastanesi’nde operatör doktor olarak çalışmaya başladı.Vuodesta 2012 lähtien Puolamäki on toiminut Työterveyslaitoksen tutkijana.
Bu, Laplasyen'in de büyük bir örneği olduğu eliptik operatörlerin genel bir gerçeğidir.Tämä pätee yleensäkin kaikille elliptisille operaattoreille, joista Laplacen operaattori on tärkeä esimerkki.
Bu cihazlar 30 ülke ve 60 operatör ile ulaşılabilir durumdaydı.Osanottajia oli 30 maasta ja 600 yrityksestä.
Ülkenin posta ve Telekom operatörlerinin henüz daha özelleştirilme sürecinde bulunması.Maan radio- ja televisioyhtiöiden yhdistämistä on odotettu jo jonkin aikaa.
Grafiğin her bir satırı tek bir makine veya operatöre karşılık gelir.Κάθε γραμμή του διαγράμματος αντιστοιχεί σε μία ιδιαίτερη μηχανή ή τον χειριστή.
Tek fark "p" artık bir sayı değil bir operatördür.Ο όρος G είναι ένας αξιολογικός παράγοντας και τίποτα περισσότερο.
Tecrübeli telgraf operatörleri, bu tıkırtıları dinleyerek mesajı çözerler.Οι εργαζόμενοι αντέδρασαν εκπέμποντας δελτίο ειδήσεων, ώστε να ενημερώσουν τους τηλεθεατές.
(Kare kutu, bir yazım hatası değildir, bu operatörün sembolüdür.)(Nej, dette er en dativ, ikke en skrivefejl.)
Bu kişi radyo operatörlüğü yapıyordu.Desuden optrådte hun i Radioteatret.
Azerbaycan'ın en büyük telekomünikasyon operatörü Azercell, yarışmanın ana sponsoru seçildi.Aserbajdsjans største teleoperatør, Azercell, ble også valgt som konkurransens hovedsponsor og partner.
1978'de ilk film olan Norma Rae'de kamera operatörü olarak yer aldı.I 1978 medvirket han på sitt første filmprosjekt, Norma Rae, som kameraoperatør.
Kısa bir süre sonra 27 Eylül gece yarısında, operatörler kontrol çubuklarını harekete geçirdiler.Kort tid etter midnatt 27. september begynte operatørene å fjerne kontrollstavene for å innlede produksjonen.
Babası kamera operatörü, annesi eski bir aktristir.Hans far var kameramann og hans mor en tidligere skuespiller.
Daha sonra tur operatörlüğü ile birlikte havacılığa da başladı.Senere begynte han flymagasin sammen med sin bror.
Telgraf operatörü esir alındı ve posta treni durduruldu.Medlemmene i radioligaen ble bøtlagt og senderen ble beslaglagt.
Azerbaycan'ın en büyük telekomünikasyon operatörü Azercell, yarışmanın ana sponsoru seçildi.Operator telekomunikasi terbesar Azerbaijan, Azercell, dipilih sebagai mitra penyiaran kontes ini.
Dallas, Texas'tan bir Amerikan gece kulübü operatörü olan Jack Ruby olarak Brian Doyle-Murray.Brian Doyle-Murray sebagai Jack Ruby, seorang operator klub malam Amerika dari Dallas, Texas.
Yeni yapılan çalışmalar sonucu gsm operatörleri de hizmet vermektedir.Sementara kecamatan-kecamatan lainnya baru dijangkau operator GSM.
Windows Phone Mağazasında kredi kartı alışveriş, operatör faturalama ve reklam destekli içerik desteği vardır.Windows Phone Store mendukung pembayaran melalui kartu kredit, tagihan operator, dan ad-supported content.
C'den farklı olarak, C++'ta operatörlerin çoğunu aşırı yükleme yoluyla özelleştirebilirsiniz.Karena C++ berdasarkan dari C, maka kebanyakan kode C bisa dirakit di kompilator C++ dengan mudah.
Abone arama; Operatör hizmetleri.Yaitu: Bearer Service.
Anahtar: Lojik operatörler Venn şeması kullanılarak da gösterilebilir.Kunci: Operator logikal juga bisa divisualisasikan menggunakan diagram Venn.
Tecrübeli bir Mors operatörü, dakikada 40'ın üzerinde kelimeyi okuyabilir.Di sisi lain, pembaca cepat dapat membaca lebih dari 1000 kata per menit.
HTC Corporation her bir operatör için farklı modeller üretti.Tập đoàn HTC đã thực hiện các mô hình khác nhau cho mỗi nhà khai thác.
Kısa bir süre sonra 27 Eylül gece yarısında, operatörler kontrol çubuklarını harekete geçirdiler.Ngay sau nửa đêm ngày 27 tháng 9, các điều hành viên bắt đầu rút các thanh điều khiển để bắt đầu sản xuất.
Craig Kelly, Harold Bride rolünde: Gemideki kıdemsiz telsiz operatörü.Craig Kelly trong vai Harold Bride: Người trực điện tín phụ trên tàu Titanic.
Operatörün mevcuden dört farklı tarifesi bulunmaktadır.Trong Tiền đạo có 4 vị trí khác nhau.
GSM, 2G , 3G , 4G ve 4.5G operatörüdür.Phần mềm hỗ trợ sóng 2G, 2.5G, 3G, 4G và wifi.
Operatör Doktortur.Các bác sỹ phẫu thuật'.
3 mobil telefon operatörü bulunmaktadır.Các dịch vụ điện thoại di động được cung cấp bởi ba nhà cung cấp.
Bu durumda F ve G ikisi de doğrusal operatördür.Si và Ge là 2 chất bán dẫn quan trọng.
Dallas, Texas'tan bir Amerikan gece kulübü operatörü olan Jack Ruby olarak Brian Doyle-Murray.Brian Doyle-Murray vai Jack Ruby, một người điều hành hộp đêm tại Dallas, Texas.
Burada Δ {\displaystyle \Delta } , 1. fark operatörünü temsil eder.ここで Δ {\displaystyle \Delta } は1階差分オペレーターである。
Operatör Doktortur.担当はオペレーター。
Yine birçok kadın telsiz ya da telefon operatörü olarak çalıştı.彼らの多くはすでにラジオやテレビでプロとして出演していた。
MTN Syria (Arapça: شركة MTN السورية ) Suriye'deki iki mobil operatörlerden biridir.MNTシリア(アラビア語: شركة MTN السورية 英: MTN Syria)とは、シリアの携帯電話事業者。
Tek fark "p" artık bir sayı değil bir operatördür.「B」は符号で何かの略ではない。
Bunun yanında yeni operatörler eklendi.あわせてその他のスタッフも更新された。
(Sözgelimi: "/stats o" komutu sunucu konfigürasyonundan operatörleri listeleyecektir.))(委託放送事業者は株式会社シーエス・ナウ)で放送開始。
İngilterede çekilen ilk Technicolor film olan Wings of the Morning'in (1937) kamera operatörlüğünü yaptı.『暁の翼』(1937年)ではイギリスで初めてテクニカラーで撮影した。
E-Plus, 2002'den bu yana Hollanda telekomünikasyon operatörü KPN'ye aitti.自从2002年,E-Plus归荷兰电信运营商KPN所有。
2 Mayıs 2012'de Google, müzik, film ve kitaplar için doğrudan operatör faturalandırmasını yayınladı.2012年5月2日,Google推出了針對音樂,電影和書籍的直接運營商代扣。
Tek fark "p" artık bir sayı değil bir operatördür.这个“可能性”是 B 的一个元素,不是实数。
Bazı operatörler bunu 2.5G teknolojisi olarak duyurmuşlardır.WiDEN被认为是2.5G技术中的一种协议。
Mesaiden sonraki periyotlarda ve hafta sonlarında, operatörler olmadığından makine diğer işlemlere geçerdi.在週末和下班期間,沒有操作者的情況下,機器只會簡單地轉移到下一個工作。
Kısa bir süre sonra 27 Eylül gece yarısında, operatörler kontrol çubuklarını harekete geçirdiler.9月27日凌晨,操作者对控制棒进行调整启动反应堆。