Ana içeriğe geç
Sözlük

operasyon ile cümle

operasyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Cerrah beni bir organ nakli operasyonu geçirmem için ikna etti.The surgeon persuaded me to undergo an organ transplant operation.
Doktorlar ikinci operasyonu uygulamayı reddettiler.Doctors refused to perform a second operation.
Doktor zor operasyonu düşünüp taşındı.The doctor contemplated the difficult operation.
Asker, operasyon sırasında öldürüldü.The soldier was killed in action.
Kendi kendine şöyle dedi: Bu operasyon başarıyla sonuçlanacak mı?He said to himself, "Will this operation result in success?"
Sol bacağından küçük bir operasyon geçirdi.He had a little operation on his left leg.
Operasyonun başarılı olduğunu bilmek beni rahatlattı.I was relieved to know that the operation was a success.
Operasyon bekleyemez.The operation cannot wait.
Onlar onun operasyonu yapmasında yardım etti.They assisted him in performing the operation.
Babam operasyonundan beri iyi durumda.My father has been in good shape since his operation.
Babam bir operasyon geçirecek.Father is going to undergo an operation.
Doktor haftada iki gün operasyon yapar.The doctor operates two days a week.
Benim operasyon ne zaman?When is my surgery?
O bir casusluk operasyonu.It's a cloak-and-dagger operation.
Operasyonun gizli tutulmalıydı.The operation had to be kept secret.
Arama ve kurtarma operasyonları hemen başladı.Search and rescue operations began immediately.
Bir gazete operasyon hakkında bir hikaye yazdı.A newspaper printed a story about the operation.
Dr Jackson bu ay kaç operasyon yapmıştır?How many operations has Dr. Jackson performed this month?
Tom'un operasyonu küçük bir servete mal olacak.Tom's operation was going to cost a small fortune.
Polisi büyük bir uyuşturucu operasyonunu ortaya çıkardı.The police uncovered a major drug operation.
Kurtarma operasyonuna "Tomodachi Operasyonu" adı verildi.The rescue operation was called "Operation Tomodachi".
Onu operasyon odasına götür.Take her to the OR.
Sadece bir acil operasyon hastanın hayatını kurtarabilir.Only an immediate operation can save the patient's life.
Benim büyükannem Almanya'da bir operasyon geçirdi.My grandmother had an operation in Germany.
Annemin ihtiyacı olan operasyon için ödeme yapmam mümkün değil.I can't possibly afford to pay for the operation my mother needs.
Bu operasyonun sorumluluğunu almanı istiyorum.I want you to take charge of this operation.
O düşüşünden hemen sonra bir operasyon geçirmek zorunda kaldı.He had to undergo an operation immediately after his fall.
Yapacak bir operasyonum var.I have an operation to perform.
Operasyon çok ciddiydi ama Tom kendinden bekleneni yaptı.The operation was very serious, but Tom came through.
İhtiyacım olan operasyona ödemek için yeterli param yok.I don't have enough money to pay for the operation that I need.
Onlar askeri operasyonlar hakkındaki bilgiyi gizli tuttular.They kept the information about the military operations a secret.
Böyle bir operasyon ile hangi komplikasyonlar ortaya çıkabilir?What complications can occur with such an operation?
Bir kurtarma operasyonuna teşebbüs ediyoruz.We're attempting a rescue operation.
O zor bir operasyon geçirmek zorunda kaldı.She had to undergo a difficult operation.
Tom operasyondan sağ kurtulamayabilir.Tom may not survive the operation.
Tüm operasyonu riske atabilirdin.You could've jeopardized the entire operation.
Operasyon başarılıydı.The operation was successful.
Tom operasyondan sonra az çok normal bir hayat yaşayabildi.Tom was able to live a more or less normal life after the operation.
Ordu, terörle mücadele operasyonuna devam ediyor.The army is continuing its antiterrorist operation.
Polis şefi bir fuhuş operasyonunda bir otelde tutuklandı.The police chief was arrested at a motel in a prostitution sting.
Operasyon ne kadar sürecek?How long will the operation take?
Tom burnunun görüntüsünden memnun değildi, bu yüzden burnundan bir operasyon geçirdi.Tom didn't like the look of his nose, so he had a nose job.
O askeri operasyonun lojistik sorumlusudur.He is in charge of the logistics of the military operation.
Operasyon tereyağından kıl çeker gibi gitti.The operation went smoothly.
Operasyon sorunsuz gitti.The operation went smoothly.
Operasyonun ilk aşaması tamamlandı.The first stage of the operation has been accomplished.
Ben başka bir operasyonu göze alamam.I can't afford another operation.
Operasyon için onay veriyor musun?Do you give your consent to the operation?
Operasyon sırasında ciddi biçimde yaralandım.I was severely wounded during the operation.
Arama operasyonları hala devam ediyor.Search operations are still underway.
Operasyonlara pazartesi günü devam edildi.Operations were resumed on Monday.
Operasyonunuzun maliyeti ne olacak?How much is your operation going to cost?
Tom, Mary'nin annesinin operasyonu için para ödemesine yardım etmek için para gönderdi.Tom sent money to help Mary pay for her mother's operation.
Bir operasyona ihtiyacım var.I need an operation.
Plan "Çit Operasyonu" olarak adlandırıldı.The plan was dubbed "Operation Fence."
Polis ayrıntılı gizli bir operasyon hazırladı.The police prepared an elaborate sting operation.
Tom'un operasyondan sonra onu yapabileceğini düşünüyor musunuz?Do you think Tom will still be able to do that after the operation?
Tom'un sonunda bir operasyona ihtiyacı olacak.Tom is going to eventually need an operation.
Tom'un geçen hafta operasyonu vardı.Tom had an operation last week.
Sami, operasyonun beyniydi.Sami was the brains of the operation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod