Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Η αμοιβη της ταπεινωσεως και του φοβου του Κυριου ειναι πλουτος και δοξα και ζωη.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.За смирением следует страх Господень, богатство и слава и жизнь.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Наградата на смирението и на страха от Господа Е богатство, слава и живот.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.עקב ענוה יראת יהוה עשר וכבוד וחיים׃
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.ثواب التواضع ومخافة الرب هو غنى وكرامة وحياة.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.敬 畏 耶 和 華 心 存 謙 卑 、 就 得 富 有 、 尊 榮 、 生 命 為 賞 賜
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.敬畏 耶和華 心存謙卑 、 就 得 富有 、 尊榮 、 生命 為賞賜
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.Aber halten wir in Ehren, was es uns gebracht hat und gehen von diesem Punkt an neue Wege.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.Dar haideți să apreciem ce ne-a adus și să mergem mai departe.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.De legyen hálásak azért, amit adott nekünk, és lépjünk tovább erről a pontról.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.하지만 우리가 가져온 것 우리가 이제부터 해야할 것들에 대해서도 자랑스러웠으면 합니다.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.Maar laat ons eren wat het ons heeft opgeleverd, en vooruit gaan van dit punt.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.Ma cerchiamo di dare valore a ciò che questo ci ha dato, e andiamo avanti da dove siamo ora.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.Mais reconnaissons ce qu'elle nous a apporté et allons de l'avant.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.Namun mari kita menghormati harganya dan bergerak maju dari titik ini.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.Oddajmy jej cześć za to co dzięki temu otrzymaliśmy i z tego miejsca ruszmy dalej
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.Pero honremos lo que nos ha traído hasta aquí y avancemos desde este punto.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.Но давайте, признавая всё, что мы получили от этого, будем смотреть дальше.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.Но нека почитаме онова, което той ни е купил, и да се движим напред от тази точка.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.אבל בואו נכבד את מה שזה הקנה לנו, וננוע קדימה מנקודה זו.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.ولكن دعونا نكرّم ما سمح لنا بهذا، والمضي قدما إنطلاقا من هذه النقطة.
Ama bize sağladıklarını onurlandırıp bu noktadan devam edelim.ここから前進しましょう なぜなら 石油にすがりつき 石油が-
Ama Führer bu onuru sana veriyor.A dowódca tobie przypisuje zasługę.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.E il Comandante Supremo vuole premiare le tue gesta.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.E o Comandante diz que o mérito foi teu.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.Hän antaa sinulle kunnian siitä.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.Men generalen ger dig äran för det.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.Men Øverstbefalende giver dig æren for det.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.Y el General dice que has sido tú.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.Ο Διοικητής αναγνωρίζει το κατόρθωμά σας.
Ama Führer bu onuru sana veriyor.И Генерал отдаёт тебе за это должное.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.(3:4) Mais toi, ô Éternel! tu es mon bouclier, Tu es ma gloire, et tu relèves ma tête.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.(3:4) Но Ты, Господи, щит предо мною, слава моя, и Ты возносишь голову мою.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Aber du, HERR, bist der Schild für mich und der mich zu Ehren setzt und mein Haupt aufrichtet.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Dar, Tu, Domane, Tu eşti scutul meu, Tu eşti slava mea, şi Tu îmi înalţi capul!
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.여호와여 주는 나의 방패시요 나의 영광이시요 나의 머리를 드시는 자니이다
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Många säga om mig: »Det finnes ingen frälsning för honom hos Gud.»
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Mange sier til min sjel: Det er ingen frelse for ham hos Gud. Sela*. / {* et musikalsk uttrykk.}
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Mas tu, Senhor, és um escudo ao redor de mim, a minha glória, e aquele que exulta a minha cabeça.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Men, HERRE, du er et Skjold for mig, min Ære og den, der løfter mit Hoved.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Menigeen zegt dat God mij toch niet zal helpen.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Mnohí hovoria o mojej duši: Nemá záchrany v Bohu. Sélah.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Mnozí mluví o duši mé: Nemáť tento žádné pomoci v Bohu.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Molti di me vanno dicendo: «Neppure Dio lo salva!»
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Monet sanovat minusta: "Ei ole hänellä pelastusta Jumalassa". Sela.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Pero tú, oh Jehovah, eres escudo alrededor de mí; eres mi gloria y el que levanta mi cabeza
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Sokan mondják az én lelkem felõl: Nincs számára segítség Istennél, Szela.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Tetapi Engkau, ya TUHAN, adalah perisai yang melindungi aku. Kauberi aku kemenangan, dan Kaubesarkan hatiku
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Ti pa, o GOSPOD, ščit si meni, slava moja, in ti povzdiguješ glavo mojo.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Wiele ich mówią o duszy mojej: Niemać ten ratunku od Boga. Sela.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Αλλα συ, Κυριε, εισαι η ασπις μου, η δοξα μου και ο υψονων την κεφαλην μου.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Но Ти, Господи, си щит около мене, Слава моя и Тоя, Който възвишава главата ми.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.ואתה יהוה מגן בעדי כבודי ומרים ראשי׃
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.اما انت يا رب فترس لي. مجدي ورافع رأسي.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.但 你 耶 和 華 是 我 四 圍 的 盾 牌 . 是 我 的 榮 耀 、 又 是 叫 我 抬 起 頭 來 的
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.但 你 耶和華 是 我 四 圍 的 盾牌 . 是 我 的 榮耀 、 又 是 叫我 抬起 頭來的
Ama uzaya gitmeyi çok isterdim. Özel görevle onurlandırılıp mekiğe binenlerden biri olmak isterdim.Aber ich hab' nur von da oben geträumt.
Ama uzaya gitmeyi çok isterdim. Özel görevle onurlandırılıp mekiğe binenlerden biri olmak isterdim.Mais je rêvais d'aller là-haut, d'être un de ces gars avec un écusson.
Ama uzaya gitmeyi çok isterdim. Özel görevle onurlandırılıp mekiğe binenlerden biri olmak isterdim.Úgy vágytam az űrhajósi rangjelzésre a ruhámon.
Ancak beşinci emirle bir şeyi idrak ettim: "Anneni ve babanı onurlandırmalısın."Mais le cinquième commandement fût une révélation : " Tu honoreras ton père et ta mère . "