Onunla ilgili ne yapmayı planlıyorsun?What do you plan to do about that?
Tom seninle ilgileniyor mu, yoksa sen mi onunla ilgileniyorsun?Does Tom take care of you or do you take care of him?
Tom ciddi olarak Mary'nin onunla çıkacağını düşünüyor mu?Does Tom seriously think Mary will go out with him?
Onunla hemen ilgilenmen gerek.You need to take care of that right away.
Onunla başa çıkabileceğini düşünmüyor musun?Don't you think you can handle that?
Onunla ilgili yardım istemiyor musun?Don't you want help with that?
Onunla baş başa konuşuyorum.Head to head I speak with him.
Leyla onunla konuşmaya başladı.Layla started to talk to him.
Tom görünüşe göre henüz onunla Boston'a gitmeyecek olan Mary'ye söylemedi.Tom apparently hasn't yet told Mary that he won't be going to Boston with her.
Tom, Mary'nin onunla dansa gitmek istemediğini biliyordu.Tom knew that Mary was unlikely to want to go to the dance with him.
Tom'a onunla oraya gitmek istemediğimi söyle.Tell Tom that I'm not interested in going there with him.
Tom'un bunu onunla yapmamı istediğini fark etmemiştim.I didn't realize that Tom wanted me to do that with him.
Tom, Mary'nin onunla birlikte görülmek istemediğini biliyordu.Tom knew that Mary didn't want to be seen with him.
Tom, Mary'nin onunla Boston'a gitmesini istemedi.Tom didn't want Mary to go to Boston with him.
Tom kimin onunla oraya gitmek isteyeceğini düşünüyordu?Who did Tom think would want to go there with him?
Tom, Mary'yi onunla evlenmeye ikna etmeye çalışacak.Tom will try to persuade Mary to marry him.
Tom onu onunla yapmamı istedi.Tom wanted me to do that with him.
Tom Mary'nin onunla Boston'a gitmek isteyebileceğini düşündü.Tom thought Mary might like to go to Boston with him.
Leyla kızının onunla birlikte kalmasını istedi.Layla wanted her daughter to stay with her.
Mary bir Amerikalıyla tanıştı ve onunla birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti.Mary met an American and went with him to the States.
Bu olayla ilgili onunla dalga geçtik.We made fun of him over this incident.
Tom en iyi davranışını yapıyordu. Mary'nin ailesi onunla birlikte götürüldü.Tom had been on his best behaviour. Mary's parents were taken with him.
Onunla tartışmayın.Do not argue with him.
Bu sadece onunla ve benim aramda özel bir şaka.It's just a private joke between him and me.
Ben onunla olmak istiyorum.I wanna be with her.
Bu yüzden onunla tanışmak istedi.That's why she wanted to meet him.
Mitzi, Bruno'nun onu sevdiğini düşündü, ama aslında sadece bunu onunla yapmak istedi.Mitzi thought Bruno loved her, but actually he just wanted to do it with her.
Mary beni görmek istemiyor, fakat onunla konuşmak için bir bahane bulmak zorundayım.Mary doesn't want to see me, but I have to find an excuse for talking to her.
Onunla romantik bir ilgim yok.I'm not interested in him romantically.
O bütün akşam onunla flört etti.He flirted with her all evening.
John onunla yapmazsa Tom, Mary'nin yapmasına izin verilmeyebiceğini bildiğini söyledi.Tom said Mary knew she might not be allowed to do that unless John does it with her.
Tom onunla ilgileneceğini söyledi.Tom said he'd take care of it.
Tom Mary'nin onunla Boston'a gittiğini söyledi.Tom said Mary went to Boston with him.
Onunla ilgili yardım ettim.I helped out with that.
Onunla bunun hakkında zaten konuştuk.We already spoke to him about it.
Onunla zaten konuştun mu?Have you already talked to him?
Onunla oturdun ve konuştun mu?Have you sat down and talked to him?
Onunla oturdun mu ve konuştun mu?Did you sit down and talk to him?
Onunla oturup konuştun mu?Did you sit down and talk to him?
Tom'a, onunla balık avlamaya gitmek istemediğimi söyledim.I told Tom that I wasn't interested in going fishing with him.
Tom üçümüzün onunla gitmesini bekliyor.Tom expects all three of us to go with him.
Tom, Mary'nin yalnızca bir kez onunla birlikte kano yapmış olduğunu söyledi.Tom said Mary has only gone canoeing with him once.
Tom onunla kalmama izin verdi.Tom let me stay with him.
Tom Mary'nin onunla çıkıp çıkmayacağını merak etti.Tom wondered if Mary would go out with him.
Tom, Mary'nin onunla öğle yemeği yemesini bekledi mi?Did Tom expect Mary to eat lunch with him?
Tom, Mary'nin onunla aynı görüşte olmasını bekledi.Tom expected Mary to agree with him.
Sami, Leyla'nın onunla evlenmesini istedi.Sami wanted Layla to marry him.
Sami onunla zaten konuştu.Sami has already talked to her.
Tom, Mary'nin Johnla oturacağını biliyordu, fakat o onun onunla oturacağını umuyordu.Tom knew Mary would sit with John, but he was hoping she'd sit with him.
Onunla konuşmak istediğimi Mary'ye söyle.Tell Mary I'd like to talk to her.
Tom, Mary'nin bunu onunla yapacağını düşündü.Tom thought Mary was going to do that with him.
Tom, Mary'nin onunla öğle yemeği yemesini istediğini söyledi.Tom said Mary wanted him to eat lunch with her.
Tom Mary'den onunla öğle yemeği yemesini isteyecek.Tom is going to ask Mary to eat lunch with him.
Mary Tom'un bunu onunla yapacağını düşündü.Mary thought Tom was going to do that with her.
Mary Tom'dan onunla öğle yemeği yemesini isteyeceğini söyledi.Mary says she'll ask Tom to eat lunch with her.
Mary, Tom'un onunla öğle yemeği yemesini istediğini söyledi.Mary said she wanted Tom to eat lunch with her.
Mary Tom'dan onunla öğle yemeği yemesini isteyecek.Mary is going to ask Tom to eat lunch with her.
Tom, Mary'nin onunla öğle yemeği yemesini isteyeceğini söyledi.Tom says he'll ask Mary to eat lunch with him.
Mary onunla çıkmadan önceTom'un erkek kardeşiyle çıktıMary dated Tom's brother before she dated him.
Tom hâlâ Mary'nin onunla öğle yemeği yemesini umuyor.Tom still hopes Mary will eat lunch with him.