İnsanlar onun gençken bir oyuncu olduğunu söylüyorlar.People say she was an actress when she was young.
O onun söylediğinin doğru olduğuna inanıyor gibi görünüyordu.It seems that he believes what he said is right.
Onun yaşamak için fazla zamanı yok.He doesn't have long to live.
Onun kızı yemek pişirmede kötüdür.Her daughter is bad at cooking.
Onun yüzündeki bir şey bana gerçekten eski bir erkek arkadaşımı hatırlattı.Something in his face really reminded me of an old boyfriend of mine.
Onun evi metroya yakındır.His house is near the subway.
Onun karısı İngilizcenin yanı sıra İspanyolca konuşur.His wife speaks Spanish as well as English.
İnsanlar onun yaptığı her hareketi fark ediyorlar.People notice every move he makes.
Onun bir kız arkadaşı olup olmadığını biliyor musun?Do you know if he has a girlfriend?
Onun için oldukça zor olacak.It will be rather difficult for him.
Kimse bana onun başarısızlığından bahsetmedi.No one informed me of his failure.
Onun "sadece arkadaş olalım" diyerek onu başından savdığını duydum.I heard she brushed him off, saying "Let's just be friends."
O çocuk, onun erkek kardeşi.That boy is his brother.
O oğlan onun erkek kardeşidir.That boy is his brother.
O araba onunki.That car is hers.
Keşke onun emirlerine itaat etseydim.I wish I had obeyed his directions.
Onun sağlığı kazadan beri kötüleşti.His health has declined since the accident.
O evde onun borusu öter.She wears the trousers in that house.
O evde onun sözü geçer.She wears the trousers in that house.
Bu doktor onun kanserini tedavi edebilir.That doctor may cure him of his cancer.
Onun o projeyi ciddiye almasını sağlamak için buradayız.We have got to get him to take that project seriously.
Keşke o zaman onunla olsaydım.I wish I had been with her then.
Keşke o zaman onun adını öğrenseydim.I wish I had known his name then.
Onunla bizzat konuşmalısın.You must talk to her in person.
Onun sana yardım etmesine güvenebilirsin.You may depend on him to help you.
Onun meşgul olup olmadığını sordum.I asked him if he was busy.
Onun hastalığına dikkat etmelisin.You should take her illness into consideration.
Onun ne demek istediğini biliyor olmalısın.You must have known what she meant.
Onun için ne satın almak istiyorsun?What do you want to buy for her?
Onun adını tesadüfen biliyor musun?Do you happen to know his name?
Onun kitabını ödünç aldığını hatırlıyor musun?Do you remember borrowing his book?
Onun mantıksız taleplerine boyun eğmemelisin.You must not give in to his unreasonable demands.
Onun tavsiyesini takip etmelisin.You should follow his advice.
Onun hatasına gülmemelisin.You should not laugh at his mistake.
Onun ne söylediğini anlayabiliyor musun?Can you make sense of what he says?
Onun ne söylediğini dikkate almalısın.You should take account of what he said.
Onun erkek kardeşini biliyor musunuz?Do you know his brother?
Onun duygularını hafife almamalısın.You should not trifle with his feelings.
Gerçekleri onun yüzüne ifade edebilir misin?Can you state the facts to his face?
Gerçekleri onun yüzüne açıklayabilir misin?Can you state the facts to his face?
Onunla karşılaştığına inanmıyorum.I don't believe you've met him.
Onunla akraba mısınız?Are you related to him?
Onunla beraber olduğun sürece mutlu olamazsın.As long as you are with him, you can't be happy.
Onun kim olduğunu sanıyorsun?Who do you think he is?
Onun çok genç olduğu gerçeğini göz önüne almalısın.You must take into account the fact that he is too young.
Toplantıda onun öne sürdüğü planın lehinde mi yoksa aleyhinde misin?Are you for or against the plan he put forward at the meeting?
Onun evden ayrılışını fark ettin mi?Did you notice him leave the house?
Onun evden ayrılışını fark ettiniz mi?Did you notice him leave the house?
Onun nerede yaşadığını biliyor musun?Do you know where he lives?
Onun sadece hastaymış gibi davrandığını mı düşünüyorsun?Do you think he was only making believe that he was sick?
Sen onun kim olduğunu biliyorsun.You know who he is.
Onun yaklaşık iki yıl önce vefat ettiğini bilmiyor muydun?Didn't you know that he passed away about two years ago?
Onun yaklaşık iki yıl önce vefat ettiğini bilmiyor muydunuz?Didn't you know that he passed away about two years ago?
Onun gerçeği söyleyeceğini gerçekten bekliyor muydunuz?Did you really expect him to tell you the truth?
Sanki yaşlı bir adammış gibi, niçin onun hakkında konuşuyorsun?Why do you talk about him as if he were an old man?
Onun sorumluluğunu yüklenmek zorunda kalmayacaksın?You won't have to take charge of that.
Onun hesabını nasıl verirsin?How do you account for that?
Onun ne olduğunu biliyor musunuz?Do you know what it is?
Bölümün sonunda onun anlamını tahmin etmiş olacaksınız.You will have guessed its meaning by the end of the chapter.
Konu hakkında onunla konuşmalısın.You must talk with him about the matter.