Ana içeriğe geç
Sözlük

onun ile cümle

onun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun yakında ortaya çıkacağından eminim.I'm sure she will turn up soon.
Onun çıldıracağına bahse girerim.I bet he will get mad.
Onun cinayetten suçlu olduğuna eminim.I'm sure he is guilty of the murder.
Onun bizim şirketimiz için çalışıyor olduğundan eminim.I'm sure of his working for our company.
Sana bir milyon yen verilecek olsa onunla ne yaparsın?If you were to be given a million yen, what would you do with it?
Onun ayakkabılarına biraz sakız yapıştı.Some gum stuck to his shoes.
Onun ne zaman geri geleceğini bilmiyorum.I do not know when she will come back.
Onun şemsiyeyi getirmesine gerek yoktu.He needn't have brought the umbrella.
Onunla bir randevun var mı?Do you have an appointment with him?
Onun gerçek olduğunu söylemeye utandım.I'm ashamed to say that it's true.
Onun için nasıl ödemek istersin?How would you like to pay for it?
Onun için bana ödeme yapılması şartıyla o işi yapacağım.I will do that work on condition that I get paid for it.
Para onun hayatını değiştirdi.Money has changed his life.
Halam arabamı onun park alanında park etmeme izin verdi.My aunt allowed me to park my car in her parking space.
Onun söylediklerini hiç önemsemeyin.Don't pay any attention to what he says.
Onun kabakulak olabileceğinden korkuyorum.I'm afraid she may have the mumps.
Onun ilk albümünün iyi satacağı olasıdır.It is probable that her first album will sell well.
Onun takımı muhtemelen kazanacak.His team is likely to win.
Ellie o şairi seviyor. O, onun şiirlerinin çoğunu ezbere biliyor.Ellie loves that poet. She knows many of his poems by heart.
Onun iş bulma şansı yoktu.He had no luck in finding work.
Evet. Onun tarafından yapılan resimlere herkes hayran.Yes. Everyone admires the pictures painted by him.
Onun başarıya ulaşacağını umuyorum.I hope it pans out.
Onun parası var.He's in the money.
Evimiz onunkine bitişik.Our house adjoins his.
O, bir blok ötede yaşıyor ve onun adı Susan.She lives a block away and her name is Susan.
Bir göz kırpma onun tek cevabıydı.A wink was his only answer.
Sonunda onun sırasıydı.It was her turn at last.
"Baban meşgul mü?" "Hayır onun meşgul olduğunu sanmıyorum.""Is your father busy?" "No, I don't think he is."
Onunla ilgili yapacak bir şey yok.There is nothing to it.
Diğer taraftan, onun başka bir görüşü vardı.On the other hand, he had a different opinion.
Her zaman onun yardımını isteyebilirsin.You can always ask for his help.
Bir defa onunla konuşma şansın olduğunda ondan hoşlanacaksın.You'll like him once you've had a chance to talk to him.
Onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I know nothing about it.
Onunla bir kez buluştum.I met him once.
O, yaramaz erkek çocuğunu kovalarken onun ayakkabılarından biri çıktı.While she was running after the naughty boy, one of her shoes came off.
Onun için bir kazak örerek bir günden fazla harcadı.Many a day did she spend knitting a sweater for him.
Hiçbir para miktarı onun fikrini değiştirmeyecek.No amount of money will change his mind.
Bazı şiirler de onun tarafından yazıldı.Some poems were also written by him.
Bir İngiliz erkeğinin evi, onun kalesidir.An Englishman's home is his castle.
Onun iyi bir kombinasyon olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that's a good combination?
Andy'yi arıyordum. Onun nerede olduğunu biliyor musunuz?I was looking for Andy. Do you know where he is?
Şu fotoğraflar onun.Those photos are hers.
Bu onun evidir.That is her house.
O, onun evidir.That is his house.
O, onun otomobili.That is his car.
Onlar onun gerçek kelimeleriydi.Those were his actual words.
O, onun yaşadığı evdir.That is the house where he lives.
Onun modası geçmiş.It is out of fashion.
Onun bizim müdür olduğundan eminim.I bet he is our principal.
Bana bunun onunla nasıl kıyaslandığını söyleyebilir misin?Can you tell me how this compares to that?
Bir ulusu bilmek istiyorsan onun tarihini öğrenmelisin.If you are to know a nation, you must learn its history.
Hayat olduğu gibi onun için çok ilginç değil.Life as it is is very uninteresting to him.
Alice, kitabı nerede bulacağını bilmediğinden, onun nerede olduğunu annesine sordu.Alice, not knowing where to find the book, asked her mother where it was.
Her şeyi göz önünde bulundurarak, onun davranışı mazur görülebilir.Taking all things into consideration, his conduct can be excused.
O zaman fena halde onun yardımına ihtiyacım vardı.I was badly in need of his help at that time.
Şu çocukla konuşan bayan onun öğretmenidir.The lady that is speaking to that boy is his teacher.
Onun dersleri korkunç sıkıcı.His lectures are terribly boring.
Onun kim olduğuna dair hiç fikrin var mı?Have you any idea who he is?
Onun kim olduğuna dair bir fikrin var mı?Have you any idea who he is?
Onunla ilgilenmesi zordur.He is hard to deal with.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
onun ile cümle - Sayfa 17 - onun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App