Ana içeriğe geç
Sözlük

onu ile cümle

onu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biz onu büyük bir adam olarak görüyor.We regard him as a great man.
Bizim başarımız onun bize yardım edip etmemesine bağlı.Our success depends on whether he helps us or not.
Bizim evle karşılaştırıldığında, onunki bir saray.Compared to our house, his is a palace.
Onu ikna etmemiz zor.It is difficult for us to persuade him.
Okulumuz onun öğretim metotlarını benimsedi.Our school adopted his teaching methods.
Bir yılanı sadece görmek onu hasta ediyor.The mere sight of a snake makes her sick.
Bir sivrisinek sürüsü onu takip etti.A swarm of mosquitoes followed him.
Onun çalışmaktan nefret ettiğini söylüyorlar.They say that he hates to study.
Onun sağlığı fazla çalışmadan dolayı bozuldu.His health has broken down because of overwork.
Hanako onun blöfünü gördü.Hanako called his bluff.
Yangının nedeni onun sigara izmaritiydi.The cause of the fire was his cigarette butt.
Şarkı söyleme onun güçlü noktasıdır.Singing is her strong point.
Onun şikâyetlerini dinlemekten usandım.I'm sick of listening to her complaints.
Onun bütün ailesi öyledir.His whole family is like that.
Mobilyayı taşırken onu bana yardım ettirdim.I got him to help me when I moved the furniture.
Ev fiyatlarındaki artış onun evini büyük bir kârla satmasına olanak sağladı.The rise in house prices enabled him to sell his house at a big profit.
Onu evime teslim edebilir misin?Can you deliver it to my house?
Biz bir fiyattan bahsettiğimizde onun yüz tepkimesini gözlemle.Observe his facial reaction when we mention a price.
Onu tekrar tekrar oku.Read it again and again.
Birisi onun kolundan tuttuğunda o korkudan çığlık attı.She screamed with horror as someone took hold of her arm.
Biri onu küvette boğmuştu.Somebody had drowned her in the bathtub.
Saatlerce dehşete düşürüldükten sonra,sonunda annesi onu kurtardı.After being frightened for many hours, her mother finally saved her.
Onu ne zaman yapalım?What time shall we make it?
Onun onunla evlenmesini hiçbir şey engelleyemez.Nothing can prevent her from marrying him.
Onun işini kaybetmesine neyin sebep olduğunu düşünüyorsun?What do you think caused him to lose his job?
Niçin Mary onunla pikniğe gidiyor?How come Mary is going on a picnic with him?
Ne yapılması konusunda benim görüşüm onunkinden farklıydı.My view was different from his as to what should be done.
Hiçbir şey onun güzelliği ile karşılaştırılamaz.Nothing is to be compared to its beauty.
Onu ne kadar o kadar üzdü?What made her so sad?
Onu niçin satın aldın?What did you buy it for?
Ne pahasına olursa olsun onu kurtarmalıyım.I must save her at all costs.
Ben onun ofisini bulabildim.I managed to find his office.
Onun hayatta kalması için her şeyi denedim.I tried everything to keep him alive.
Onunla başa çıkabileceğimi düşünüyorum.I think I can handle it.
Ben onu sıkı çalışma programıma katacağım.I'll work that into my tight schedule.
Biz onu oranın dışında yaptık.We made it out of there.
Lütfen onunla ilgili bir şey yap.Please do something about it.
Aylardır onunla çıkıyorum.I've been going out with her for months.
Bazı sıkıntılarınız varsa onunla görüşmenizi öneririm.If you have some troubles, I recommend you confer with him.
Biz bir şey bulur bulmaz onunla irtibat kuracağız.As soon as we find out anything, we will contact him.
Doktorlar bir destek olmadan onun tekrar yürüyemeyeceğini söylediler.The doctors said he would never again be able to walk without some support.
İlginç bir kitap görürsen lütfen onu bana al.If you find an interesting book, please buy it for me.
Müzik onun sinirlerini sakinleştirdi.Music has settled her nerves.
Müzikten anlayan kim onun çalmasının iyi olduğunu söyleyebilirdi?Who that understands music could say his playing is good?
Onu masamın üzerine koymayın.Don't put it on my desk.
Onu masama koymayın.Don't put it on my desk.
Onu yapamam.I can't do it.
Onun ekmeğinin iki tarafı da tereyağı ile yağlanmıştı.His bread is buttered on both sides.
Onun adını adayların listesinden sil.Delete his name from the list of the applicants.
Onun karısı onu parmağında oynatır.His wife leads him by the nose.
Karısı onu terkettikten sonra, Harold üşüttü.After his wife left him, Harold went nuts.
Onun görüşleri hakkında onun ağzını aradım.I sounded him out about his views.
Onu söylemek uğursuzluk getirir.It's bad luck to say that.
Konuşma yapan biri herkesin onu görebileceği yerde durmalı.A person giving a speech should stand where everyone can see him.
Konuşmacı herkesin onu görebileceği bir yerde durmalı.The speaker should stand where everyone can see him.
Onunla birlikte istasyona kadar gittim.I rode with her as far as the station.
Ben onu bir saat istasyonda bekledim, ama o görünmedi.I waited for him at the station for an hour, but he didn't show up.
Onu istasyonda bir saat bekledim fakat o görünmedi.I waited for him at the station for an hour, but he didn't show up.
İngilizce öğretmek onun mesleğidir.Teaching English is his profession.
Lütfen onu İngilizce olarak söyle.Say it in English.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod